Bugün oğluma albümden junior’ın (teyzesinin eski köpeği)resmini gösteriyoruz...
Anne(ben): Bartu bak köpek, ne güzel köpek değil mi birtanem bak cici köpek.
Anneanne: Bartu gördün mü köpeciği ne kadar tatlı....
Bartu: Kööpeekhh!
Anne:!!!
Anneanne:!!!
Not: oğlum bazı kelimeleri bir kere söylüyor ve bir daha imkansız söylemiyor, söyleteiyoruz. Tek seferlik kelimeleri:
Emmdih: emzik ( birkere söyledi somra emziğe mamma, memma veya çok ender memem demeye devam etti)
Amdih: emzik
Canca: çanta
Yeğe: yere koy beni anlamında yeri işaret ederek.
Ayaba: araba
Düddü: düştü
Ve son olarak kööpeekhh
Bu kelimeleri söyleyebildiğği kelimelerden saymıyorum. Çünkü sadece bir kere söylüyor bir daha söylemiyor nedense.
19 Aralık 2009 Cumartesi
15 Aralık 2009 Salı
Biraz yalnız kalmak mı istedin oğlum???
Bugün akşamüzeri saat 4-5 gibi üst kata çıktık. Yatak odasına gireceğimiz sırada oğlum önden gidip beni bacağımdan tutup dışarı itti. Sonra kıkır kıkır gülerek kapıyı kapattı.
Sonra ben kapıyı açtım, ve oğlum yine gülerek aynı oyunu yapmak istedi. Veee kapıyı yine kapattı. Sonra ben kapıyı dikkatli dikkatli açayım oğlum kapının arkasında duruyor derken bir ses ‘klikk!!!’ oğlum anahtarı çevirip kendini odaya kilitledi. İşin kötü tarafı telefon da yatak odasında! Ne yapacağmı şaşırdım. Koştum diğer odalardan birinin anahtarını denedim anahtar girmedi çünkü delikte anahtar var. Anahtarı düşürmeye çalışayım dedim, anahtar yan durduğu için ne kadar uğraşsamda tornavidayla falan vursamda düşüremedim.
Koşarak alt kata indim ve ne kadar tornavida bıçak falan varsa aldım ama hiç biri bir işe yaramadı. Kapı kolunu yerinden çıkarsam anahtara daha rahat müdahele edebileceğimi düşünüp vidaları açmaya çalıştım, sıkışmışlar açılmadı. Komşuya gidip Babasına telefon açmayı düşündüm ama oğlum orda yalnız kalacak korkacak diye gidemedim. O süre boyunca oğluma tatlı tatlı konuşup onun sakin kalmasını sağladım. Sürekli hadi bartu anahtarı çevir dedim veya sevimli sevimli konuşup sakin davranmaya çalıştım (hayatımda ellerim bukadar titremişmidir acaba?)
Benim sesimi duymasa ağlayacağını biliyordum.
Peki bu arada oğlum ne yapıyordu? İçeride bir kamera olsaydı da izleyebilseydim keşke! Ama bildiğim bir şey var oğlum kapının önünden hiç ayrılmadı ve sürekli anahtarı çevirmeye çalıştı. Ve kapıyı açmayı beceremese de en azından anahtarı dik konuma getirebildi. Bende elimdeki tornavidayla vurup anahtarın diğer taraftan düşmesini sağladım. Sonra da diğer odanın anahtarıyla kapıyı açtım ve oğluma kooooocaman sarıldım. Kapıyı açtığımda gördüğüm manzara çok tatlıydı. Yüzünde şaşkın bir ifade, yere düşen anahtar elinde, sıkısıkı tutuyordu, canım oğlum.
Odada tehlikeli bir şey yoktu. Banyonun kapısı kapalıydı. Balkon kapısı kilitliydi. Olsa olsa oğlum babası ve çilingir gelene kadar (ortalama 1saat) orda kalacak ve de çok sıkılacak, korkacaktı. Ama oğlumun böyle bir durumda kalması bile bana çok korkunç geliyor. En kötüsüde benim kapıyı isteyerek kasıtlı açmadığımı düşünmesi olurdu herhalde....
Not: evdeki tüm anahtarlar Bartunun ulaşamayacağı yerlere kaldırıldı!!!
Sonra ben kapıyı açtım, ve oğlum yine gülerek aynı oyunu yapmak istedi. Veee kapıyı yine kapattı. Sonra ben kapıyı dikkatli dikkatli açayım oğlum kapının arkasında duruyor derken bir ses ‘klikk!!!’ oğlum anahtarı çevirip kendini odaya kilitledi. İşin kötü tarafı telefon da yatak odasında! Ne yapacağmı şaşırdım. Koştum diğer odalardan birinin anahtarını denedim anahtar girmedi çünkü delikte anahtar var. Anahtarı düşürmeye çalışayım dedim, anahtar yan durduğu için ne kadar uğraşsamda tornavidayla falan vursamda düşüremedim.
Koşarak alt kata indim ve ne kadar tornavida bıçak falan varsa aldım ama hiç biri bir işe yaramadı. Kapı kolunu yerinden çıkarsam anahtara daha rahat müdahele edebileceğimi düşünüp vidaları açmaya çalıştım, sıkışmışlar açılmadı. Komşuya gidip Babasına telefon açmayı düşündüm ama oğlum orda yalnız kalacak korkacak diye gidemedim. O süre boyunca oğluma tatlı tatlı konuşup onun sakin kalmasını sağladım. Sürekli hadi bartu anahtarı çevir dedim veya sevimli sevimli konuşup sakin davranmaya çalıştım (hayatımda ellerim bukadar titremişmidir acaba?)
Benim sesimi duymasa ağlayacağını biliyordum.
Peki bu arada oğlum ne yapıyordu? İçeride bir kamera olsaydı da izleyebilseydim keşke! Ama bildiğim bir şey var oğlum kapının önünden hiç ayrılmadı ve sürekli anahtarı çevirmeye çalıştı. Ve kapıyı açmayı beceremese de en azından anahtarı dik konuma getirebildi. Bende elimdeki tornavidayla vurup anahtarın diğer taraftan düşmesini sağladım. Sonra da diğer odanın anahtarıyla kapıyı açtım ve oğluma kooooocaman sarıldım. Kapıyı açtığımda gördüğüm manzara çok tatlıydı. Yüzünde şaşkın bir ifade, yere düşen anahtar elinde, sıkısıkı tutuyordu, canım oğlum.
Odada tehlikeli bir şey yoktu. Banyonun kapısı kapalıydı. Balkon kapısı kilitliydi. Olsa olsa oğlum babası ve çilingir gelene kadar (ortalama 1saat) orda kalacak ve de çok sıkılacak, korkacaktı. Ama oğlumun böyle bir durumda kalması bile bana çok korkunç geliyor. En kötüsüde benim kapıyı isteyerek kasıtlı açmadığımı düşünmesi olurdu herhalde....
Not: evdeki tüm anahtarlar Bartunun ulaşamayacağı yerlere kaldırıldı!!!
6 Aralık 2009 Pazar
:)Hareketli Oğlum:)
Bugün oğlum yardımsız bizim yatağa çıktı. Başardığını görünce heyecanlandı, inip tekrar çıktı defalarca. Öğleden sonra da koltuklara tırmanmaya başladı.
5 Aralık 2009 Cumartesi
15.Ay Kontrolü ve özetle oğlum...
Oğlumu kontrole götürdük.
Boy 80.5cm, kilo 11.300...
Baş çevresi 48 cm.
Bu aralar daha az yazabiliyorum maalesef. Oğlum gece doğru düzgün uyumadığından gündüz salatalık gibi oluyorum. Onu uyutunca ben de uyuyorum. Akşamlarıda annemlere gidiyorum. Yazacak pek vakit bulamıyorum...
Halbuki oğlum öyle tatlılaştı ki, her bir anını yazmak , fotoğraflamak kaydetmek istiyorum.
Özetlemek gerekirse....
Bütün bir gün yorulmadan koşuyor oynuyor karıştırıp dağıtıyor.
Mutfağa gidip bir tencere alıyor ve onu oturma odasına getirip içine oyuncaklarını koyuyor. Sonra o tencereyi bütün evde gezdiriyor.
Hatta hızını alamayıp yukarı çıkarmaya çalışıyor. Basamakları emekleyerek çıkmasına bayılıyorum.
Sabah uyanınca benden suyunu istiyor. Veriyorum. Biraz içtikten sonrasını üzerine, yatağa, bizim üzerimize döküyor. Yerde bir parça kırıntı veya kağıt parçası görse hemen alıp çöpe atıyor. Saksıdaki toprakları yere atıyor. Ben yapma dedikçe daha çok yapıyor.
Elektrik süpürgesine aşık, parmağıyla gösteriğ gösterip bumbı, bıımmm, bımmbı diyor.
Klimayı gösteriyor bımbı diyor.
Oyuncak arabasına bııımbı diyor.
Ve tabii baba, dedde, deeyde, nenne, mama diyebiliyor. Arada sırada ınne diyor ama çok sık değil.
Boy 80.5cm, kilo 11.300...
Baş çevresi 48 cm.
Bu aralar daha az yazabiliyorum maalesef. Oğlum gece doğru düzgün uyumadığından gündüz salatalık gibi oluyorum. Onu uyutunca ben de uyuyorum. Akşamlarıda annemlere gidiyorum. Yazacak pek vakit bulamıyorum...
Halbuki oğlum öyle tatlılaştı ki, her bir anını yazmak , fotoğraflamak kaydetmek istiyorum.
Özetlemek gerekirse....
Bütün bir gün yorulmadan koşuyor oynuyor karıştırıp dağıtıyor.
Mutfağa gidip bir tencere alıyor ve onu oturma odasına getirip içine oyuncaklarını koyuyor. Sonra o tencereyi bütün evde gezdiriyor.
Hatta hızını alamayıp yukarı çıkarmaya çalışıyor. Basamakları emekleyerek çıkmasına bayılıyorum.
Sabah uyanınca benden suyunu istiyor. Veriyorum. Biraz içtikten sonrasını üzerine, yatağa, bizim üzerimize döküyor. Yerde bir parça kırıntı veya kağıt parçası görse hemen alıp çöpe atıyor. Saksıdaki toprakları yere atıyor. Ben yapma dedikçe daha çok yapıyor.
Elektrik süpürgesine aşık, parmağıyla gösteriğ gösterip bumbı, bıımmm, bımmbı diyor.
Klimayı gösteriyor bımbı diyor.
Oyuncak arabasına bııımbı diyor.
Ve tabii baba, dedde, deeyde, nenne, mama diyebiliyor. Arada sırada ınne diyor ama çok sık değil.
7 Kasım 2009 Cumartesi
14.Ay Kontrolü
Bugün kontrol ve aşı için Doktora gittik. Oğlum yürüyerek girdi muayehaneden içeri! Sonra ağlayarak karizmayı çizdi biraz ama olsun, daha bebiş benim oğlum.
Boy 80cm, kilo 11... sadece 100gr almış olsada doktorumuz normal dedi.
Herşey yolunda çok şükür.
Boy 80cm, kilo 11... sadece 100gr almış olsada doktorumuz normal dedi.
Herşey yolunda çok şükür.
4 Kasım 2009 Çarşamba
Nefis bir tavuklu makarna...
Akşam annemlerde yemek makarna ve tavuktu. Bir güzel makarnalar tabaklara konuldu ve sıra tavuğa geldi. Annem tavukları özenle bir tabağa çıkarmaya başladı ve tencerenin dibinde küçük bir sürprizle karşılaştı!!! Bir tablet bulaşık makinesi deterjanı!!!! Biz bu olaya gülerken suçlu elinde bir kaç parça mutfak gereciyle sevinç çığlıkları atarak koşturuyordu!!!! Az daha oğlum sayesinde deterjanlı tavuk yiyorduk!!!
Bugün oğlum bayağı bir maceralı gün yaşadı aslında! Önce cevizle sonrada muşmulayla tanıştı. İkisiylede bayağı bir oynadıktan ve elinde ordan oraya gezdirdikten sonra cevizin de muşmulanın da sonu aynı oldu- çiçeğin kökü- tıpkı evdeki diğer mutfak aletleri, tabak çanak bardak cezve gibi.....
Sonra bir tane soğanı sebze sepetinden kaptı ve salona getirdi . soğanın kabukları parçalayıp parçalayıp halının üzerine attı. Sonra soğanı mutfak dolbındaki tencerenin birinin içine koydu, kapağı da bir güzel kapattı!!!
Oğlum bugünlerde çığlık olayını abarttı. Yere eğilerek (nedense?) çığlıklar atıyor. Birde çığlık atarken o küçücük işaret parmağıyla yere vuruyor.
Bugünlerde dans etmeye bayılıyor oğlum, biz şarkı söylüyoruz o da yüzünde tatlı bir gülümseme dizlerini kırarak dans ediyor....
Bugün oğlum bayağı bir maceralı gün yaşadı aslında! Önce cevizle sonrada muşmulayla tanıştı. İkisiylede bayağı bir oynadıktan ve elinde ordan oraya gezdirdikten sonra cevizin de muşmulanın da sonu aynı oldu- çiçeğin kökü- tıpkı evdeki diğer mutfak aletleri, tabak çanak bardak cezve gibi.....
Sonra bir tane soğanı sebze sepetinden kaptı ve salona getirdi . soğanın kabukları parçalayıp parçalayıp halının üzerine attı. Sonra soğanı mutfak dolbındaki tencerenin birinin içine koydu, kapağı da bir güzel kapattı!!!
Oğlum bugünlerde çığlık olayını abarttı. Yere eğilerek (nedense?) çığlıklar atıyor. Birde çığlık atarken o küçücük işaret parmağıyla yere vuruyor.
Bugünlerde dans etmeye bayılıyor oğlum, biz şarkı söylüyoruz o da yüzünde tatlı bir gülümseme dizlerini kırarak dans ediyor....
3 Kasım 2009 Salı
Bartu'nun Düzenlemeleri
Oğlum evdeki herşeyin yerini değiştiriyor. Tencereleri farklı yerlere koymaya bayılıyor, fincan ve cezvelerle oynayıp kahve yaparmış gibi yapmayı çok seviyor...
Acaba o güzel kafasının içinden neler geçiyor, ne düşünüyor da tencereyi çiçeğin köküne koyuyor?
Ama bence en güzeli kahve yapma denemesi. Her bir kahve fincanı tabağının içine bir cezve koymuş:) Biraz aklı mı karışmış ne?
Acaba o güzel kafasının içinden neler geçiyor, ne düşünüyor da tencereyi çiçeğin köküne koyuyor?
Ama bence en güzeli kahve yapma denemesi. Her bir kahve fincanı tabağının içine bir cezve koymuş:) Biraz aklı mı karışmış ne?
29 Ekim 2009 Perşembe
Bulaşık Makinesi...
Oğlum bulaşık makinesini çalıştırmaya yardım ediyor. Önce anneannesinin peşinde makineyi boşaltmaya sonrada kirlileri doldurmaya yardım(!?!) ediyor. Sonra dolabı açıp paketli tabletlerden bir tane alıp yerine yerleştiriyor. Sonra limon tuzunu alıp anneanneye veriyor (Kireçli suya çözüm!). Sonra makinenin kapağı kapanıp anneanne tarafından makine çalıştırılıyor. Sonra oğlum kapatıyor, sonra açıyor sonra yine kapatıyor. En sonunda oğlumun dikkati başka yöne çekilerek ordan uzaklaştırılıyor!!!
28 Ekim 2009 Çarşamba
İki olay...
Bugün biri güzel biri can sıkıcı olan 2 olay yaşadık...
1......Oğlum bugün mama sandalyesinde sıkıldı, ellerini bana uzatıp ambıncı dedi!!! Ben al beni diye yorumladım tabiiki!!!
2......Akşam annemlerde bir bardak kırıldı, biz iyice süpürdük temizledik sandık ama biraz sonra bir baktım oğlum ağzına birşey attı ve çiğnemeye başladı. Hemen ağzına baktım birde ne göreyim! Oğlum mercimek büyüklüğünde bir cam parçasını ağzında döndürüyor... çok şükür ağzını kesmedi ve çok şükür oğlum yutmadan ağzından almayı başardım!
1......Oğlum bugün mama sandalyesinde sıkıldı, ellerini bana uzatıp ambıncı dedi!!! Ben al beni diye yorumladım tabiiki!!!
2......Akşam annemlerde bir bardak kırıldı, biz iyice süpürdük temizledik sandık ama biraz sonra bir baktım oğlum ağzına birşey attı ve çiğnemeye başladı. Hemen ağzına baktım birde ne göreyim! Oğlum mercimek büyüklüğünde bir cam parçasını ağzında döndürüyor... çok şükür ağzını kesmedi ve çok şükür oğlum yutmadan ağzından almayı başardım!
25 Ekim 2009 Pazar
22 Ekim 2009 Perşembe
Anlat yavrucuğum anlat...
Mmamdi mamma dede deda da bab ıgınıngi de nih mamma mamma annin nenne bamdi babooğ mama mammıa ava vava vava aya aca ya va va ya ya ya.....
Elimde kağıt kalem vardı, oğlum söyledi ben yazdım!
Elimde kağıt kalem vardı, oğlum söyledi ben yazdım!
21 Ekim 2009 Çarşamba
Temiz oğlum...
Oğlum alüminyum folyo rulosunu alıp vuvvvu vuu diye diye elektrik süpürgesi yapıyor....
Yerde gördüğü herhangi bir kırıntıyı alıp çöpe atıyor....
Orta yerde duran terlik gibi dağınıklık yaratan birşey görürse ııııh ııııııh diye onu gösteriyor ve kaldırana kadar da susmuyor...
Eline bir parça kağıt havlu veya herhangi bir bez geçse hemen sehpayı, dolap kapaklarını ve yerleri silmeye başlıyor...
Altını değiştikten sonra bezini alıp çöpe götürüyor veya biz atana kadar ıııııh ıııııh söyleniyor bezini göstererek...
Çok temiz benim oğlum çok!!!!
Yerde gördüğü herhangi bir kırıntıyı alıp çöpe atıyor....
Orta yerde duran terlik gibi dağınıklık yaratan birşey görürse ııııh ııııııh diye onu gösteriyor ve kaldırana kadar da susmuyor...
Eline bir parça kağıt havlu veya herhangi bir bez geçse hemen sehpayı, dolap kapaklarını ve yerleri silmeye başlıyor...
Altını değiştikten sonra bezini alıp çöpe götürüyor veya biz atana kadar ıııııh ıııııh söyleniyor bezini göstererek...
Çok temiz benim oğlum çok!!!!
18 Ekim 2009 Pazar
Eve dönüş...
Bir haftalık güzel bir tatilden sonra, bir sürü güzel anıyla evimize döndük....
İstanbulda bol bol gezdik. Anadolu kavağına balık yemeye gittik. Kanlıca’da şekerli yoğurt yedik. Bol bol alışveriş yaptık. Oğlum da bol bol gözlem yaptı, değişik yerler farklı insanlar gördü...

Alışveriş merkezinin birinde, bir bebe mağazasından kaptığı elbise askısıyla sevinç çığlıkları eşliğinde askıyı sallaya sallaya dolaştı.
Halasıyla beraber kahve içtiğimiz bir cafeden menüyü kaptı, biz bayağı bir sonra farkettik ve dönüp iade ettik!!!
Bir Akşam arkadaşlarımızın dünyalar güzeli kızlarıyla tanıştı. Fındıkların halleri çok hoştu! Oğlum aradaki sadece 1 yaş farka rağmen arkadaşının yanında bayağı küçük görünüyordu. Pek oyun oynadılar denemez ama oğlum Ceylinin yaptığı - yapabildiği her hareketi hayranlık ve merakla izleyip taklit etmeye çalıştı...
Ailecek yapılan sabah kahvaltıları, babaannenin güzel yemekleri, sohbet ve oğlumun hareketlerine bol bol gülme eşliğinde güzel bir hafta geçirdik!!!
Oğlumun hergece 11’e kadar oturmasını ve bir türlü uyumak bilmemesini saymazsak herşey güzeldi. Tabii birde uçakta yaşadığımız zorluklar ve dönüşteki 3buçuk saatlik rotarı saymazsak!!!
Evet dönüşte tam 3buçuk saat rotar yaptı uçağımız ve perişan olduk. Ama oğlumun havaalanında yaptıkları inanılmaz komikti. Hiç durmadı ve sürekli çığlıklar atarak koştu. Bartu eller havada sevinç çığlıkları atarak koşuyor, babasıda peşinde onu zapdetmeye çalışyor – müthiş bir manzaraydı...
Bir ara oğlum ‘wet floor’ uyarı levhasını kaptı ve onunla koşmaya başladı! Çok komikti canım oğlum....
Evet dönüşte tam 3buçuk saat rotar yaptı uçağımız ve perişan olduk. Ama oğlumun havaalanında yaptıkları inanılmaz komikti. Hiç durmadı ve sürekli çığlıklar atarak koştu. Bartu eller havada sevinç çığlıkları atarak koşuyor, babasıda peşinde onu zapdetmeye çalışyor – müthiş bir manzaraydı...
Bir ara oğlum ‘wet floor’ uyarı levhasını kaptı ve onunla koşmaya başladı! Çok komikti canım oğlum....
Özetle...
Güzel bir tatildi,
Gezdik gördük ve evimize döndük....
14 Ekim 2009 Çarşamba
İstanbuldayız...
Oğlumun ilk yolculuğu!!!
Oğlum ilk yolcluğunu yaptı ve İstanbul’a babaannesini, halasını ve dedesini ziyarete gittiiiii!
Yolculuk zordu, sabah 6da yola çıktık. Uçakta oğlum çok sıkıldı, öndeki koltuğu tekmeledi durdu. Bir ara ufak bir sinir krizi geçirip benim elimdeki sandvicimi kaptı, elinde salladı salladı ve fırlattı!!! Aç kaldım:(((
Havaalanında bizi dedesi karşıladı ve eve gidene kadar yolda mışıl mışıl uyudu. Evde babaannesi ve halası bizi bekliyorlardı. Oğlum da onları görür görmez bütün marifetlerini sergiledi. İlk bir saat içinde çamaşır makinesinin yerini keşfetti ve ne bulduysa içine doldurmaya başladı!
İlk gün bol bol güldük, sohbet ettik. Vee gece oldu, oğlum bir türlü uyumak bilmedi. Saat 22.30 da perişan bir halde uyutmayı başardım!!!
İlk özgür adımlar...
Oğlum bugün kısa süreli elini bırakıp gitmeleri, tutunup yürümeleri bıraktı ve ilk kez hiç bir yere tutunmadan salondan mutfağa kadar yürüdü. Sonra salondan yatak odasına....
Oğlum tutunmadan gerçek anlamda yürümesini İstanbula saklamış meğer:)
Oğlum ilk yolcluğunu yaptı ve İstanbul’a babaannesini, halasını ve dedesini ziyarete gittiiiii!
Yolculuk zordu, sabah 6da yola çıktık. Uçakta oğlum çok sıkıldı, öndeki koltuğu tekmeledi durdu. Bir ara ufak bir sinir krizi geçirip benim elimdeki sandvicimi kaptı, elinde salladı salladı ve fırlattı!!! Aç kaldım:(((
Havaalanında bizi dedesi karşıladı ve eve gidene kadar yolda mışıl mışıl uyudu. Evde babaannesi ve halası bizi bekliyorlardı. Oğlum da onları görür görmez bütün marifetlerini sergiledi. İlk bir saat içinde çamaşır makinesinin yerini keşfetti ve ne bulduysa içine doldurmaya başladı!
İlk gün bol bol güldük, sohbet ettik. Vee gece oldu, oğlum bir türlü uyumak bilmedi. Saat 22.30 da perişan bir halde uyutmayı başardım!!!
İlk özgür adımlar...
Oğlum bugün kısa süreli elini bırakıp gitmeleri, tutunup yürümeleri bıraktı ve ilk kez hiç bir yere tutunmadan salondan mutfağa kadar yürüdü. Sonra salondan yatak odasına....
Oğlum tutunmadan gerçek anlamda yürümesini İstanbula saklamış meğer:)

10 Ekim 2009 Cumartesi
Birkaç Not...
........6 Ekim'de oğluma eko çekildi yine kontrol amaçlı.
Sonuç çok iyi, 2 yıl sonra yine kontrolümüz var...
........Oğlum bugünlerde eline bir kap veya cezve gibi bir şey alıp gidip çiçeklere su verirmiş gibi yapıyor. Eğer biz de su sesi yaparsak tatlı tatlı gülümsüyor..... 
.........Oğlum oyuncak atını alıyor, deeeh deeh diyerek atını yürütüyor. Benden öğrendi, ben de 'deh dıgıdık dıgıdık deh' diyorum:)
.........Emdih, emdi emdih: emzik! Sanırım oğlum bugün kendi çapında emzik dedi.... üstelik emziğini elinde tutup incelerken.....
Sonuç çok iyi, 2 yıl sonra yine kontrolümüz var...
........Oğlum bugünlerde eline bir kap veya cezve gibi bir şey alıp gidip çiçeklere su verirmiş gibi yapıyor. Eğer biz de su sesi yaparsak tatlı tatlı gülümsüyor.....

.........Oğlum oyuncak atını alıyor, deeeh deeh diyerek atını yürütüyor. Benden öğrendi, ben de 'deh dıgıdık dıgıdık deh' diyorum:)
.........Emdih, emdi emdih: emzik! Sanırım oğlum bugün kendi çapında emzik dedi.... üstelik emziğini elinde tutup incelerken.....
Etiketler:
13. AY,
Dil Gelişimi,
Gelişim,
Oğlumun Maceraları,
Sağlık
30 Eylül 2009 Çarşamba
Bugünlerde oğlum.....
Annemlerin bayramda aldıkları şekerlerle ve çikolatalarla oynamayı çok seviyor...
Çikolataları elinde sıkıp sıkıp patlatıyor, her yeri çikolata oluyor. Şekerleri ordan oraya taşıyor. Bir kaptan diğerine koyuyor. Hepimize birer tane şeker veriyor sonra tekrar ordan oraya taşıyor. Yani şekerlere çikolatalara bayılıyor (yemeye değil, oynamaya). Geçen gece bana bir çikolata verdi ben de yedim tabii. Oğlum oyuncağını yememe çok bozulmuş olacak ki bana ters bir bakış atıp tabaktan bir şeker aldı, diğer eliyle anneannesinin elini tuttu ve elindeki şekeri havada sallaya sallaya koşmaya başladı. Ben karşısına her çıktığımda telaşla yönünü değiştirdi. Büyük bir çabayla oyuncağını yiyen annesinden korudu favori oyuncağını:))
Çiçeklere su verirmiş gibi yapmayı çok seviyor....
Beni çiçeklere su verirken gördü, annemlerde benim kullandığım kaba çok benzeyen bir kabı eline geçirince koşa koşa çiçekleri sulamaya gitti, çiçeklere su verir gibi yaptı.
Telefonun sesini de seviyor....
Telefonun nerde olduğunu bulmak için sabit duran parçanın üzerinde bir düğme var, ona basınca telefon çalıyor. Oğlum bunu keşfetti durup durup telefonu çaldırıyor.
Sürekli birilerinin elini tutup dolaşmak istiyor....
Ve bir kişinin elini tuttu mu anında koşar adım yürümeye başlıyor. O kişinin terliğini giymesine elindeki kahvesini bırakmasına hatta ayağa kalkmasına bile fırsat tanımıyor bizimki! Ayrıca esir aldığı kişiyi mutlaka bir de yukarı çıkarıyor. Basamak çıkarken de adımlarını hiç beklemeden hızlı hızlı atıyor. Daha basamağa 30 cm var oğlum ayağını uzatıyor.
Evdeki herkese birer birer çiçek getirmeyi çok seviyor...
Çiçeği verdiğindeki yüz ifadesi müthiş, kendiyle gurur duyuyor!
Koşma isteğiyle dolup taşıyor...
Bir koltuktan diğerine hiç bir yere dokunmadan koşmalar, elimizi tutarken bile koşma isteği, gördüğü herşeyi elleme ve uyanık olduğu tüm süreyi yürüyerek geçirme, yürürken boyundan büyük birşeyi taşıma çabası sonucunda düşmeler..... Neyseki çok ciddi bir düşme yaşamadı oğluşum.
Aman aman aman diyooooor....
Herhalde her düştüğünde benim panikle aman dememden dolayı oğlum düşünce amaaa amaaan iye ağlıyor!
Çikolataları elinde sıkıp sıkıp patlatıyor, her yeri çikolata oluyor. Şekerleri ordan oraya taşıyor. Bir kaptan diğerine koyuyor. Hepimize birer tane şeker veriyor sonra tekrar ordan oraya taşıyor. Yani şekerlere çikolatalara bayılıyor (yemeye değil, oynamaya). Geçen gece bana bir çikolata verdi ben de yedim tabii. Oğlum oyuncağını yememe çok bozulmuş olacak ki bana ters bir bakış atıp tabaktan bir şeker aldı, diğer eliyle anneannesinin elini tuttu ve elindeki şekeri havada sallaya sallaya koşmaya başladı. Ben karşısına her çıktığımda telaşla yönünü değiştirdi. Büyük bir çabayla oyuncağını yiyen annesinden korudu favori oyuncağını:))
Çiçeklere su verirmiş gibi yapmayı çok seviyor....
Beni çiçeklere su verirken gördü, annemlerde benim kullandığım kaba çok benzeyen bir kabı eline geçirince koşa koşa çiçekleri sulamaya gitti, çiçeklere su verir gibi yaptı.
Telefonun sesini de seviyor....
Telefonun nerde olduğunu bulmak için sabit duran parçanın üzerinde bir düğme var, ona basınca telefon çalıyor. Oğlum bunu keşfetti durup durup telefonu çaldırıyor.
Sürekli birilerinin elini tutup dolaşmak istiyor....
Ve bir kişinin elini tuttu mu anında koşar adım yürümeye başlıyor. O kişinin terliğini giymesine elindeki kahvesini bırakmasına hatta ayağa kalkmasına bile fırsat tanımıyor bizimki! Ayrıca esir aldığı kişiyi mutlaka bir de yukarı çıkarıyor. Basamak çıkarken de adımlarını hiç beklemeden hızlı hızlı atıyor. Daha basamağa 30 cm var oğlum ayağını uzatıyor.
Evdeki herkese birer birer çiçek getirmeyi çok seviyor...
Çiçeği verdiğindeki yüz ifadesi müthiş, kendiyle gurur duyuyor!
Koşma isteğiyle dolup taşıyor...
Bir koltuktan diğerine hiç bir yere dokunmadan koşmalar, elimizi tutarken bile koşma isteği, gördüğü herşeyi elleme ve uyanık olduğu tüm süreyi yürüyerek geçirme, yürürken boyundan büyük birşeyi taşıma çabası sonucunda düşmeler..... Neyseki çok ciddi bir düşme yaşamadı oğluşum.
Aman aman aman diyooooor....
Herhalde her düştüğünde benim panikle aman dememden dolayı oğlum düşünce amaaa amaaan iye ağlıyor!
4 Eylül 2009 Cuma
Oğlum 1 yaşında......
Seninle geçen hergün bir mucizeyi izlemek demek....
Ve her gün şükretmek...

İyi ki doğdun canım oğlum...
iyi ki varsın...
Hayatta tüm güzellikler seninle olsun fındığım,
Hayatta tüm güzellikler seninle olsun fındığım,
Seni çoooooooooooooooooook seviyorum....
Seni çoooooooooooooooooook seviyoruz...
Seni çoooooooooooooooooook seviyoruz...
1 Eylül 2009 Salı
Annniii....
Oğlum bugün mama sandalyesinden ellerini bana doğru uzatıp annniii dedi...
Çok tatlıydı. Bir yaşına birkaç gün var ve artık hem konuşma hem yürüme çalışmalarına hız verdi oğlum.
Yeni yeni huylar da edindi tabiii. Mesela artık kucağımda dolaşarak uyuyor.... nasıl oldu nasıl alıştı bilmiyorum. Ama bana sarılmadan uyumuyor....
Tabii ki ona sarılmak dünyadaki en güzel şey ama 10 kilo olduğunu düşününce hiç te kolay olmuyor....
Canım oğlum bugün babasının teyzesi, babaannesi ve halasıyla oyunlar oynadı. Kahkahalar attı. Yürüme çalışmaları yaptı... bayağı yoruldu, tatlı tatlı uyudu...
Çok tatlıydı. Bir yaşına birkaç gün var ve artık hem konuşma hem yürüme çalışmalarına hız verdi oğlum.
Yeni yeni huylar da edindi tabiii. Mesela artık kucağımda dolaşarak uyuyor.... nasıl oldu nasıl alıştı bilmiyorum. Ama bana sarılmadan uyumuyor....
Tabii ki ona sarılmak dünyadaki en güzel şey ama 10 kilo olduğunu düşününce hiç te kolay olmuyor....
Canım oğlum bugün babasının teyzesi, babaannesi ve halasıyla oyunlar oynadı. Kahkahalar attı. Yürüme çalışmaları yaptı... bayağı yoruldu, tatlı tatlı uyudu...
20 Ağustos 2009 Perşembe
2. Diş......
Oğlumun alttan 2. Dişide çıktı. Henüz çıkan dişler uzamadı tabii, sadece uçları görünüyor ama oğluma çok yakışacağına eminim....
Ağzındaki dişleri çoğalınca belki eti tavuğu daha çok sever, daha iştahlı olur!?!
Ağzındaki dişleri çoğalınca belki eti tavuğu daha çok sever, daha iştahlı olur!?!
16 Ağustos 2009 Pazar
Deniz, kum ve azıcık güneş...
Oğlumun ilk deniz ve kum deneyimi....
İlk önce çok şaşırdı, biraz izledi.... Sonra cesaretlendi kumlara dokunmaya başladı.... Ve iyice alışıp kendini oyuna kaptırdı....
Kumları avucuna doldurup mama mama diye bize yedirmeye çalıştı...

Ne güzel kumlarla oyun oynuyordu çocuk, elinden kovasını aldık su doldurmak için.... veeee olan oldu! Oğlum bize küstü!!!

Doktorumuz güneşten korunmamız için saat 4 gibi gitmemizi tavsiye etti ama biz ancak 4 te evden çıkabildik. Ve tabii ki oraya vardığımızda pek güneş kalmamıştı. Güneş olmayınca denize girmek pek içimizden gelmese de kumlarla oynamak son derece keyifliydi...
Sonunda beklenen oldu, oğlum eve dönmek istemedi, ağladı...
Oğlumu biraz ağlatmış olsak ta ailecek çok güzel bir gün geçirdik....
Canım oğlum seni çoooooooooooooooooooook seviyoruz........................................
Canım oğlum seni çoooooooooooooooooooook seviyoruz........................................
Etiketler:
11. AY,
Oğlumun İLK'leri,
Oğlumun Maceraları
14 Ağustos 2009 Cuma
Yeni evimizde oğlumuz keşifte


Oğlum artık yürüyerek sehpanın etrafında dolaşıyor. Bazen iki eliyle bazen bir eliyle tutunarak herşeyi karıştırıyor fındığım. Zorlandığı anda emekleme pozisyonuna geçip daha hızlı ilerliyor....
Yürüteçi eskisi gibi sevmiyor. Yeni şeyler keşfetti çocuk yürüteci n'apsın??? Emekleyerek daha hızlı ilerleyebiliyor artık. Üstelik ayağa da kalkabiliyor artık...
Bakalım ne zaman yürüyecek............
Heyecanla bekliyoruuuuuz...
Yürüteçi eskisi gibi sevmiyor. Yeni şeyler keşfetti çocuk yürüteci n'apsın??? Emekleyerek daha hızlı ilerleyebiliyor artık. Üstelik ayağa da kalkabiliyor artık...
Bakalım ne zaman yürüyecek............
Heyecanla bekliyoruuuuuz...
Etiketler:
11. AY,
Gelişim,
Oğlumun Maceraları,
Renkli Günler
12 Ağustos 2009 Çarşamba
Oğlum neler yapıyor...
Oğlum ne yapsak taklit ediyor. Bugün mamasını yerken bir miktar muhallebi yastığa döküldü, annem bir bez alıp yastığı bir güzel sildi. Oğlum biraz sonra mama önlüğünü aldı ve büyük bir heyecan ve ciddiyetle mama önlüğüyle yastığı silmeye başladı, hemdi bastıra bastıra....
Anneannesi uyuturken Bartu büyüsünde koooooocaman olsun diyor. Koooooocaman derken de bir kolunu havaya kaldırıyor. Şimdi oğlum bunu öğrendi. Ve uykusu geldiğinde eee-e deyip bir kolunu havaya kaldırıyor.
Altını değişirken mendili elimden kapıp pipisini silmeye çalışıyor. Veya bezi elimden alıp sanki altına takıcak gibi poposuna pipisine sürüyor.
Ayak parmağına dokunup, parmağını burnuna götürüyor. Burnunu çekip biz öfff kokar deyince de gülüyor.
Çiş varmı diye sorduğumuzda bezine dokunuyor, ee-ee yapalımmı deyince yatağına bakıyor.
Klimanın kumandası çalışmayınca, klimayı açamayınca sinirleniyor.
Ma- ma- ma diye bağırıyor.
Bir de oğlum ekmeğe bayılıyor. Minik parçalar halinde önüne koyuyorum kendi kendini bir güzel besliyor. Geçen gün 1 dilim ekmek yedi üstelik kahvaltısının üstüne! Bu yönü de babasına çekmiş, gerçek bir ekmek sever!!!
Anneannesi uyuturken Bartu büyüsünde koooooocaman olsun diyor. Koooooocaman derken de bir kolunu havaya kaldırıyor. Şimdi oğlum bunu öğrendi. Ve uykusu geldiğinde eee-e deyip bir kolunu havaya kaldırıyor.
Altını değişirken mendili elimden kapıp pipisini silmeye çalışıyor. Veya bezi elimden alıp sanki altına takıcak gibi poposuna pipisine sürüyor.
Ayak parmağına dokunup, parmağını burnuna götürüyor. Burnunu çekip biz öfff kokar deyince de gülüyor.
Çiş varmı diye sorduğumuzda bezine dokunuyor, ee-ee yapalımmı deyince yatağına bakıyor.
Klimanın kumandası çalışmayınca, klimayı açamayınca sinirleniyor.
Ma- ma- ma diye bağırıyor.
Bir de oğlum ekmeğe bayılıyor. Minik parçalar halinde önüne koyuyorum kendi kendini bir güzel besliyor. Geçen gün 1 dilim ekmek yedi üstelik kahvaltısının üstüne! Bu yönü de babasına çekmiş, gerçek bir ekmek sever!!!
5 Ağustos 2009 Çarşamba
3 Ağustos 2009 Pazartesi
Bıığğğğm buuğmmm...
Oğlum ilk araba kullanma deneyimini yaşadı bugün :P
Dedesi onu arabasına oturttu (yani dedenin arabasına, şoför koltuğuna hemde!) ve oğlum bu işe bayıldı tabii.... direksiyonu iki eliyle tuttu ve bıığğğm buuğummm dedi! Arada radyonun düğmelerine dokundu, arasıra da vitese...
Sanki araba kullanmayı gerçekten biliyor gibiydi!!!!!!!!!!!! Çok komik!!!!!!!!!!!!!
Dedesi onu arabasına oturttu (yani dedenin arabasına, şoför koltuğuna hemde!) ve oğlum bu işe bayıldı tabii.... direksiyonu iki eliyle tuttu ve bıığğğm buuğummm dedi! Arada radyonun düğmelerine dokundu, arasıra da vitese...
Sanki araba kullanmayı gerçekten biliyor gibiydi!!!!!!!!!!!! Çok komik!!!!!!!!!!!!!
Etiketler:
10. AY,
Oğlumun Maceraları,
Renkli Günler
2 Ağustos 2009 Pazar
Baba-bbaa-baa-ba
Baba, baa bıa, baabe, baba, bba-ba, bba-baa, baba baba.....
Her sabah bu seslerle uyanıyoruz, babasından her bahsettiğimizde başlıyor, telefonu her elime aldığımda ve o her eline aldığında telefonu. Oyun oynarken, yemek yerken, kapıya her baktığında bıkmadan usanmadan Bbbaaaba baba babba baba baabbe.........
Biraz da anne desene oğlucuğum, bak bütün gün beraberiz. Ben yediriyorum içiriyorum, altını temizliyorum. Yok! İllede baba.....
Acıkınca, susayınca ve emziğini isteyince mama....... Vantilatör, araba, su motoru, klima ve yükses ses çıkaran herşey bbbbıu, bıığı, bıııığm....
Her sabah bu seslerle uyanıyoruz, babasından her bahsettiğimizde başlıyor, telefonu her elime aldığımda ve o her eline aldığında telefonu. Oyun oynarken, yemek yerken, kapıya her baktığında bıkmadan usanmadan Bbbaaaba baba babba baba baabbe.........
Biraz da anne desene oğlucuğum, bak bütün gün beraberiz. Ben yediriyorum içiriyorum, altını temizliyorum. Yok! İllede baba.....
Acıkınca, susayınca ve emziğini isteyince mama....... Vantilatör, araba, su motoru, klima ve yükses ses çıkaran herşey bbbbıu, bıığı, bıııığm....
1 Ağustos 2009 Cumartesi
Taşındııııııııııııııık.............
Evet nihayet bugün kendi evimize taşındık.
Bir süredir taşınma telaşından biraz daha az yazmış olabilirim oğlumun günlüğüne... ama oğlumu, bahçesinde rahatça koşup oynayabileceği, benim çocukken yaptığım gibi çıplak ayak toprağa basmanın, kedilere yemek vermenin, taze hormonsuz sebzeleri dalından koparıp yemenin mutluluğunu yaşayabileceği bir evde büyütebilmek için...
umarım bizim bahçemizde de taze böğrülce, domates salatalık yetişebilir.
Ve oğlum karpuz çekirdeğinin nasıl nefis bir meyveye dönüştüğünü gün gün izleyebilir, tıpkı benim çocukluğumdaki gibi....
Bir süredir taşınma telaşından biraz daha az yazmış olabilirim oğlumun günlüğüne... ama oğlumu, bahçesinde rahatça koşup oynayabileceği, benim çocukken yaptığım gibi çıplak ayak toprağa basmanın, kedilere yemek vermenin, taze hormonsuz sebzeleri dalından koparıp yemenin mutluluğunu yaşayabileceği bir evde büyütebilmek için...
umarım bizim bahçemizde de taze böğrülce, domates salatalık yetişebilir.
Ve oğlum karpuz çekirdeğinin nasıl nefis bir meyveye dönüştüğünü gün gün izleyebilir, tıpkı benim çocukluğumdaki gibi....
30 Temmuz 2009 Perşembe
İlk diş........
Bugün oğlumun dişi çıktı. Evet küçük beyaz bir inci tanesinin ucu gözüktü, küçücük şirin gülümsemesinde.... canım benim büyüyor, artık çocuk olmak üzere....
Doğum gününe bir aydan biraz fazla kaldı ve benim oğlumun artık bir tane dişi var.
Neyse ki sorunsuz geçirdik diş çıkarma dönemini... Bir hafta kadar yaşadığımız iştahsızlık dişten mi kaynaklanıyordu yoksa bendeki gibi havanın bunaltıcı sıcağından mı bilemiyorum ama pek bir problem yaşamadık diş çıkarma döneminde....
Doğum gününe bir aydan biraz fazla kaldı ve benim oğlumun artık bir tane dişi var.
Neyse ki sorunsuz geçirdik diş çıkarma dönemini... Bir hafta kadar yaşadığımız iştahsızlık dişten mi kaynaklanıyordu yoksa bendeki gibi havanın bunaltıcı sıcağından mı bilemiyorum ama pek bir problem yaşamadık diş çıkarma döneminde....
22 Temmuz 2009 Çarşamba
....
Oğlum klimanın kumandasını kaptı ve koşa koşa(yürüteçte) yatak odasına gidip klimaya doğrulttu!
21 Temmuz 2009 Salı
Umbu...
Fındığım umbu dedi. Ne demek bilmiyoruz... acaba su demeye mi çalışıyor???
Oğlum hayırdan anlıyor....
Yürüteçte gezerken fırına gitti, ben net bir hayır derken hemen fırından elini çekti ve bana baktı sonra arkasını döndü ve ilgisini çekecek başka şeyler bulmaya gitti:
Oğlum hayırdan anlıyor....
Yürüteçte gezerken fırına gitti, ben net bir hayır derken hemen fırından elini çekti ve bana baktı sonra arkasını döndü ve ilgisini çekecek başka şeyler bulmaya gitti:
14 Temmuz 2009 Salı
Genel izleyici!!!
Oğlum tv'de bazı programlardan önce çıkan genel izleyici uyarısına çok gülüyor. Hiç televizyon izlemiyor amagenel izleyici uyarısı dikkatini çekti nedense!?!?
Oğlum bize ceee yapıyor!!! Ama yüzünü kapattıktan sonra tekrar açmayı unutuyor bazen, gülümseyerek bekliyor!
Oğlum bize ceee yapıyor!!! Ama yüzünü kapattıktan sonra tekrar açmayı unutuyor bazen, gülümseyerek bekliyor!
13 Temmuz 2009 Pazartesi
Taklitçi:)
Çok taklitçi, çok meraklı...
Herşeyi öğrenmek istiyor, herşeyi denemek istiyor...
Hep kendisi yapmak istiyor...
Canım benim...
Not: Fotoğraf park yatağında oyun oynarken...
11 Temmuz 2009 Cumartesi
Arkadaşla oyun...
Bugün oğlum, ben, anneannesi ve teyzesi hepberaber bir aile dostumuza gittik. Kızlarının ikinci bebeğini görmeye. Bebek 2 ay önce doğdu ama biz ancak gidebildik.
Bartu büyük oğlanla (3 yaşında) halıya oturup bir güzel oyun oynadı. Oldukça uysal bir çocukmuş ki oğlumla en kıymetli oyuncağını paylaştı. Oğlum arasıra oyuncağın parçalarını arkasına saklasa da ilk defa bir arkadaşla oyun deneyimini başarıyla tamamladı.
Akşam da Teyzemizin doğumgününü kutladık.
Bartunun birtanecik teyzesinin 30. Yaşını...
İyi ki doğdun canım, oğlumun tatlı teyzesi...
Bartu büyük oğlanla (3 yaşında) halıya oturup bir güzel oyun oynadı. Oldukça uysal bir çocukmuş ki oğlumla en kıymetli oyuncağını paylaştı. Oğlum arasıra oyuncağın parçalarını arkasına saklasa da ilk defa bir arkadaşla oyun deneyimini başarıyla tamamladı.
Akşam da Teyzemizin doğumgününü kutladık.
Bartunun birtanecik teyzesinin 30. Yaşını...
İyi ki doğdun canım, oğlumun tatlı teyzesi...
30 Haziran 2009 Salı
tv ve klima
Oğlum bir süredir tv kumandasını eline aldığında televizyona doğru uzatıyor. Babasına söyledim rastlantıdır dedi. Bugün yine yaptı, aradan yarım saat geçti klimanın kumandasını eline aldı. Ve klimayı açmaya çalıştı. Yakında kendi kendine tyi açıp bir de klimayı çalıştırırsa şaşırmam:)))
28 Haziran 2009 Pazar
Minik Astronot..
Artık koltuk altından tutup yürütüyoruz beyefendiyi! Yüzünde kocaman bir gülümseme, bacaklarını normalden biraz fazla kaldırıp sağlam adımlar atıyor oğlum.
Resmen astronot yürüyüşü!!!
Resmen astronot yürüyüşü!!!
12 Haziran 2009 Cuma
Bugün oğlum ne başardı?
Oğlum tutunarak ayağa kalktı!
Nihayet!!! Veeee oğlumuzun kendi başına ilk ayağa kalkışını babasıyla beraber gördük, bir de fotoğrafladık!!!
Nihayet!!! Veeee oğlumuzun kendi başına ilk ayağa kalkışını babasıyla beraber gördük, bir de fotoğrafladık!!!

7 Haziran 2009 Pazar
Oğlum düştü:((
Ne yazıkki oğlum ilk defa düştü bugün...
Sabah uyanınca herzamanki gibi yanıma aldım, baba kalkıp oturma odasına gidince bende 2 tane yastıkla oğlumu engellemek için bariyer yaptım - sözde! Ama benim inatçı ve meraklı oğlum engeli aştı ve güm!!! Evet bir patırtıyla uyandım baktım oğlum yanımda yok arkasına bir ağlama sesi, oğlum yerde!!! Bir süre kucağımda dolaştırıp konuşup öpüp sakinleştirmeye çalıştım. Sonra babası da yardım edince oğlum biraz sakinleşti, su içerken uyudu. 10 dk sonra düüüd düd yaparak uyandı, gayet mutlu!!!
Bugün düşme olayının yanısıra birde güzel olay yaşadık. Oğlum kimseden yardım almadan yatar pozisyondan oturur pozisyona geçti!
Sabah uyanınca herzamanki gibi yanıma aldım, baba kalkıp oturma odasına gidince bende 2 tane yastıkla oğlumu engellemek için bariyer yaptım - sözde! Ama benim inatçı ve meraklı oğlum engeli aştı ve güm!!! Evet bir patırtıyla uyandım baktım oğlum yanımda yok arkasına bir ağlama sesi, oğlum yerde!!! Bir süre kucağımda dolaştırıp konuşup öpüp sakinleştirmeye çalıştım. Sonra babası da yardım edince oğlum biraz sakinleşti, su içerken uyudu. 10 dk sonra düüüd düd yaparak uyandı, gayet mutlu!!!
Bugün düşme olayının yanısıra birde güzel olay yaşadık. Oğlum kimseden yardım almadan yatar pozisyondan oturur pozisyona geçti!
6 Haziran 2009 Cumartesi
Bugün...
Bu sabah kafamda saç köklerimde bir acıyla uyandım. Sabah sütünü verdikten sonra yanıma aldığım fındığım uyanmış yüzüstü dönmüş, büyük bir keyifle saçlarımı çekiyormuş meğer. Ben saçlarımı kurtardıkça o daha bir hırslanıp, daha şiddetli çekiyordu. Sonra saçlarımı bıraktı kirpiklerime taktı! Gözümü çıkarmaya çalışınca çareyi kalkıp mutfağa geçmekte buldum. Bir güzel ailecek kahvaltımızı yaptıktan sonra oğlumun eline bir parça ekmek verdim ilk defa! Çok sevdi, önce evirip çevirip inceledi, sonra kemirmeye başladı. Çok tatlıydı...
Not: Niye ekmeği eline vermek için bu kadar bekledim bilmiyorum!
Not: Niye ekmeği eline vermek için bu kadar bekledim bilmiyorum!
5 Haziran 2009 Cuma
4 Haziran 2009 Perşembe
Oğlum 9 aylık....

Tam 9 ay...
Zaman nasıl çabuk geçiyor...
Her günümüz birbirinden güzel, birbirinden komik!
Her geçen gün oğlumun tatlı mı tatlı bir bebekten nasıl da kişilikli ve iyi kalpli bir çocuğa dönüştüğünü izliyoruz heyecanla...
Her sabah merakla uyanıyoruz, acaba oğlumuz bugün neler öğrenecek diye...
Artık herşeyi anlıyor ve biliyor gibi bakıyor bize bu bebek. Bizi inceliyor, o güzel kafasının içinde birşeyler düşünüp, sanki plan kurup ona göre davranıyor.
Artık tüm gün konuşmaya çalışıyor. Daddaddad deddedded, ham mammam....
Dudaklarıyla tükürükler eşliğinde çıkardığı o komik sesler. Ve emeklemeye çalışırken geri geri gitmesi...
Bu bebek bir alem!!!
Benim canım, hayatım, bebeğim, herşeyim....
Zaman nasıl çabuk geçiyor...
Her günümüz birbirinden güzel, birbirinden komik!
Her geçen gün oğlumun tatlı mı tatlı bir bebekten nasıl da kişilikli ve iyi kalpli bir çocuğa dönüştüğünü izliyoruz heyecanla...
Her sabah merakla uyanıyoruz, acaba oğlumuz bugün neler öğrenecek diye...
Artık herşeyi anlıyor ve biliyor gibi bakıyor bize bu bebek. Bizi inceliyor, o güzel kafasının içinde birşeyler düşünüp, sanki plan kurup ona göre davranıyor.
Artık tüm gün konuşmaya çalışıyor. Daddaddad deddedded, ham mammam....
Dudaklarıyla tükürükler eşliğinde çıkardığı o komik sesler. Ve emeklemeye çalışırken geri geri gitmesi...
Bu bebek bir alem!!!
Benim canım, hayatım, bebeğim, herşeyim....
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Birkaç Not..
+Galiba konuşacak, ded ded ded dad aaa de ... çok tatlısın oğlum sennn!!!
+Oğlum kirpiklerime kafayı takmış durumda!! Her fırsatta tutup çekmeye çalışıyor, yüüzünde yaramaz bir ifadeyle:)
+Oğlumda anneden ayrılma korkusu başladı sanırım!!! Ben lavaboya bile gidemiyorum artık, ağlıyor... Bundan mutlu olmam normal mi acaba?
+Oğlum kirpiklerime kafayı takmış durumda!! Her fırsatta tutup çekmeye çalışıyor, yüüzünde yaramaz bir ifadeyle:)
+Oğlumda anneden ayrılma korkusu başladı sanırım!!! Ben lavaboya bile gidemiyorum artık, ağlıyor... Bundan mutlu olmam normal mi acaba?
18 Mayıs 2009 Pazartesi
....
Oğlum bir kaç gündür konuşmaya çalışıyor. Baa gaaa baaa gaaa geaa maamaa ma na gibi birşeyler söylüyor... bugün de baa bea dedi. Baba gibi geldi bana...
Bu sabah oğlum hapşurmamdan korktu ve dudaklarını sarkıtıp bana masum masum baktıktan sonra ağlamaya başladı. Canım benim nasıl üzüldüm anlatamam. Keşke tutabilseydim!!!
Ayrıca oğlum herşeye o küçücük işaret parmağıyla dokunmaya çalışıyor. Gördüğü her nesneye, her insana, babasının dudaklarına, annesinin burnuna, hatta annesinin burnunun içine... dün dedesi 0nu komşularıyla tanıştırdı, oğlum ilk olarak baktı, sonra işaret parmağını uzatıp dokundu. Oğlumun el sıkışması böyle herhalde...
Bu sabah oğlum hapşurmamdan korktu ve dudaklarını sarkıtıp bana masum masum baktıktan sonra ağlamaya başladı. Canım benim nasıl üzüldüm anlatamam. Keşke tutabilseydim!!!
Ayrıca oğlum herşeye o küçücük işaret parmağıyla dokunmaya çalışıyor. Gördüğü her nesneye, her insana, babasının dudaklarına, annesinin burnuna, hatta annesinin burnunun içine... dün dedesi 0nu komşularıyla tanıştırdı, oğlum ilk olarak baktı, sonra işaret parmağını uzatıp dokundu. Oğlumun el sıkışması böyle herhalde...
17 Mayıs 2009 Pazar
Mama dedi...
Bugün alışverişe çıktık. Oğluma ciciler aldım. Daha önce aldıklarım kısa kolluydu, bugün geç ve aniden gelen acayip sıcak hava nedeniyle kolsuz birşeyler aldım.
Mağazanın birinde gezerken bir ara mama diye bir ses duydum . birde ne göreyim, oğlumun mama vakti yarım saat kadar geçmiş oğlum bana hatırlatmaya çalışıyor. Bu durumda oğlum ilk olarak mama dedi diyebilirim!!!
Aslında bazen aannggii diyor ve anngiii derken anne demeye çalıştığını düşünüyorum ama o sayılırmı bilemiyorumçünkü emin değilim!!! Galiba anne demeye çalıştığını düşünmek hoşuma gidiyor:)))
Mağazanın birinde gezerken bir ara mama diye bir ses duydum . birde ne göreyim, oğlumun mama vakti yarım saat kadar geçmiş oğlum bana hatırlatmaya çalışıyor. Bu durumda oğlum ilk olarak mama dedi diyebilirim!!!
Aslında bazen aannggii diyor ve anngiii derken anne demeye çalıştığını düşünüyorum ama o sayılırmı bilemiyorumçünkü emin değilim!!! Galiba anne demeye çalıştığını düşünmek hoşuma gidiyor:)))
15 Mayıs 2009 Cuma
Bıcı bıcı...
Bugün oğlumu ben yalnız başıma yıkadım. Hiç de zor olmadı. Küçük beyefendinin özel küvetini bizim küvete yerleştirdim, çocuk kaymasın rahat otursun diye... eline de bir oyuncak verdim, bir güzel yıkadım oğlumu çıkmak istemedi banyodan, hatta çıkınca biraz ağladı, canım oğlum....
13 Mayıs 2009 Çarşamba
İlk Ayakkabı...
Bugün oğluma ayakkabı aldık. Daha önce hep bebe mağazalarında patik gibi ayakkabılar alırken bugün ilk defa bir mağazanın çocuk bölümüne gidip oğluma 4 numara ayakkabı aldık 2 çift. 4 numara 20ye denk geliyormuş. Oğlum bir güzel oturdu ve biz ayağına çeşit türlü ayakkabı denerken uslu uslu durdu, bekledi. Arada bir denemeye çalıştığımız ayakkabıyı elimizden kapıp biraz salladı elinde... sonunda 4 numara 2 çift ayakkabı aldık. Oğluma çok yakıştı yeni ayakkabıları. Sandalet modeli olduklarından parmacıklarının uçları bezelye taneleri gibi dizi dizi görünüyor ayakkabılarının ön kısmında...
Not: oğlum geçenlerde geee geea dedi...
Not: oğlum geçenlerde geee geea dedi...
4 Mayıs 2009 Pazartesi
8 Aylık....

Bugün oğlum 8 aylık oldu, kocaman oldu.... daha bir tatlı, daha bir yakışıklı oldu. Artık çok anlamlı hareketler yapıyor. Oyuncaklarını ve eline geçen herşeyi inceliyor. Önce işaret parmağıyla dokunuyor, sonra eline alıp evirip çevirip inceliyor. Sonra bir güzel sallıyor, bir yerlere vuruyor sevinç çığlıkları atarak. Eğer bu yetmiyorsa bir de ağzına sokup tadına bakıyor tabii... Elinden alırsam ağlıyor, küsüyor.
Artık banyoyu seviyor...
Sütü sevmiyor...
Her çeşit meyveyi, sebzeyi iştahla yiyor. (brokoli hariç!!!)
En çok babasına gülüyor...
Dedesinin kucağında gezip herşeye dokunmaya bayılıyor...
Bizim yaptığımız her hareketi taklit etmeye çalışıyor...
Yatağında önce yüzüstü sonra sırtüstü, sonra yine yüzüstü dönmeye doyamıyor...
Sanki herşeyi bilinçli yapıyor gibi...
Henüz emeklemiyor, konuşmuyor. Ama istediği şeye dokunmanın bir yolunu buluyor, derdini de bir şekilde anlatıyor muhakkak!
Çok tatlı benim oğlum. Hergün büyüyor, ve onun gelişimini izlemek hayattaki en güzel şey!!!
Artık banyoyu seviyor...
Sütü sevmiyor...
Her çeşit meyveyi, sebzeyi iştahla yiyor. (brokoli hariç!!!)
En çok babasına gülüyor...
Dedesinin kucağında gezip herşeye dokunmaya bayılıyor...
Bizim yaptığımız her hareketi taklit etmeye çalışıyor...
Yatağında önce yüzüstü sonra sırtüstü, sonra yine yüzüstü dönmeye doyamıyor...
Sanki herşeyi bilinçli yapıyor gibi...
Henüz emeklemiyor, konuşmuyor. Ama istediği şeye dokunmanın bir yolunu buluyor, derdini de bir şekilde anlatıyor muhakkak!
Çok tatlı benim oğlum. Hergün büyüyor, ve onun gelişimini izlemek hayattaki en güzel şey!!!
29 Nisan 2009 Çarşamba
:))
28 Nisan 2009 Salı
Banyo ve mis oğlum
Oğlum artık banyoyu seviyor. Son 2 haftadır, ne zaman banyoya girse sakin bir şekilde oturup su ile oynuyor. Çıkardığımızda da ağlıyor. Canım oğlum geçen gün banyodan çıkınca banyosunu gösterip ağladı, banyoya yaklaştırınca da banyosunu okşadı. Bugün yine çok sakin bir yıkanma olayından sonra, banyodan çıktığı için şikayet etti oğlum....
15 Nisan 2009 Çarşamba
Vee Zafer...
Oğlumla yine öğlen uykusundaydık ki gülme sesleri, yüzüme yediğim minik yumruklar ve yatağın sarsıntısıyla uyandım. Birde ne göreyim Bartu yüzüstü dönmeye çalışıyor. Dönüyor ama bir kolu sıkışıp kaldığı için tekrar sırtüstü düşüyor. Yılmadan usanmadan birdaha deniyor. Bir süre izledikten sonra biraz yardım ettim ve oğlum çok mutlu oldu. Yüzüstü vaziyette çığlıklar attı, ayaklarını salladı, eliyle çarşafa vurdu, emeklemeye bile çalıştı(ama olmadı)... Sonra sıkıldı tabii!!! Bu sefer de sırtüstü dönemedi, biraz yardımla döndü ve yatakta oyunlar oynamaya devam ettik.
Gün içerisinde ne saat sırtüstü yatırsam biraz uğraşıp yüzüstü döndü...
Az önce arabasında dolaştırırken oğlum uyuyakaldı. Alıp yatağına yatırdığımda yüzüstü dönmeye çalıştı. Ben onu yan döndürdüm, öptüm, salona geldim, bebe telsizinden bir ses ‘ingiiiiiiii’........ Odaya gittiğimde gördüğüm manzara çok tatlıydı. Oğlum yüzüstüydü. Ve burnu yorgana gömülmüş bir kolu altta sıkışmış uyumaya devam ediyordu. Ama rahatsız olmuş olacakki ağladı dedim ve yan yatırdım. Şimdi bekliyorum, biraz sonra anneannesi gelecek anlatmak için sabırsızlanıyorum....
Gün içerisinde ne saat sırtüstü yatırsam biraz uğraşıp yüzüstü döndü...
Az önce arabasında dolaştırırken oğlum uyuyakaldı. Alıp yatağına yatırdığımda yüzüstü dönmeye çalıştı. Ben onu yan döndürdüm, öptüm, salona geldim, bebe telsizinden bir ses ‘ingiiiiiiii’........ Odaya gittiğimde gördüğüm manzara çok tatlıydı. Oğlum yüzüstüydü. Ve burnu yorgana gömülmüş bir kolu altta sıkışmış uyumaya devam ediyordu. Ama rahatsız olmuş olacakki ağladı dedim ve yan yatırdım. Şimdi bekliyorum, biraz sonra anneannesi gelecek anlatmak için sabırsızlanıyorum....
12 Nisan 2009 Pazar
8 Nisan 2009 Çarşamba
Komik oğlum...
Oğlum düngece yüzüstü döndü!!!!
Annemlerden geldik, altını değişeceğim için hazırlıkları yapana kadar bizim yatağa yatırdım. Mışıl mışıl uyurken birden bir ses ‘ıııh ıığhh’... birde ne göreyim oğlum yüzüstü dönmüş şikayet adiyor.
Çooooook tatlıydı, küçücük bir adam mücadele ediyor ve söyleniyor:)))
Annemlerden geldik, altını değişeceğim için hazırlıkları yapana kadar bizim yatağa yatırdım. Mışıl mışıl uyurken birden bir ses ‘ıııh ıığhh’... birde ne göreyim oğlum yüzüstü dönmüş şikayet adiyor.
Çooooook tatlıydı, küçücük bir adam mücadele ediyor ve söyleniyor:)))
4 Nisan 2009 Cumartesi
7.Ay Kontrolü...
Bugün oğlumun 7.ay kontrolü vardı.
Boy 73cm
Kilo 8.960
Çok ağladı oğlum. Uykusu vardı oğlumun, muayene edilirkende ağladı, aşı yapıldığında da ağladı...
Menüsüne aile sofrasından yemekler eklendi oğlumun ama çok baharatlı ve yağlı olmamalı. Birde sucuk salam sosis gibi katkı maddeli şeyler yasak...
Boy 73cm
Kilo 8.960
Çok ağladı oğlum. Uykusu vardı oğlumun, muayene edilirkende ağladı, aşı yapıldığında da ağladı...
Menüsüne aile sofrasından yemekler eklendi oğlumun ama çok baharatlı ve yağlı olmamalı. Birde sucuk salam sosis gibi katkı maddeli şeyler yasak...
27 Mart 2009 Cuma
25 Mart 2009 Çarşamba
24 Mart 2009 Salı
Birkaç Not...
Bugün oğlum huysuz!!!
Nedendir bilmem çok sinirli, bir sıkıntısı var herhalde. Iıııh ıııııh deyip duruyor. Halbuki sabah çok mutlu uyanmıştı. Sabah kucağıma alınca gülümseyerek kiiiiıııh kiiiııııh demişti bol bol (kiiııh yeni sesleri!). Babasına tekmeler atıp uyandırmaya çalıştı. Sonra kahvaltımızı yaparken babasına bayağı bir kur yaptı. Kiiiğh kiiiiğh diye sesler çıkardı, çok mutlu görünüyordu. Sonra ne olduysa asabileşti. Belki kaka yapmak istiyordur bilemiyorum...
Yaklaşık iki haftadır oğlum yan yatarak uyuyor. Yan derken sadece kafasını değil bütün vücudunu döndürüyor. Zaten küçücük, bir de yan dönünce daha küçük görünüyor. Sol tarafına dönüp sağ kolunu da yüzünün önüne koyunca inanılmaz tatlı görünüyor.
Oğlumun uyku düzeni de değişti biraz... sabah 7’de uyanıyor, saat 10.00’a kadar kesinlikle uyumuyor. Bizde kalkıp Bartu sayesinde ailecek kahvaltı yapıyoruz. Saat 10.00’da oğluma kahvaltısını verdikten sonra, bazende verirken(!) uyuyakalıyor. Mama sandalyesinde otururken uyuması çok komik! Beraber anne oğul yatıyoruz saat 12.30’ a kadar uyuyoruz. Sonra uyanıp bütün gün oyun, evişi, sohbet, mama derken akşam 8 gibi tekrar uyuyor oğlum. Bazen arada bir yarım saat kestiriyor. Saat 8’den 23.30-24.00’a kadar uyuyor.sonra uyanıp sütünü içip sabah 7.00’a kadar uyuyor. Tabii bir aksilik olmazsa!!!
Nedendir bilmem çok sinirli, bir sıkıntısı var herhalde. Iıııh ıııııh deyip duruyor. Halbuki sabah çok mutlu uyanmıştı. Sabah kucağıma alınca gülümseyerek kiiiiıııh kiiiııııh demişti bol bol (kiiııh yeni sesleri!). Babasına tekmeler atıp uyandırmaya çalıştı. Sonra kahvaltımızı yaparken babasına bayağı bir kur yaptı. Kiiiğh kiiiiğh diye sesler çıkardı, çok mutlu görünüyordu. Sonra ne olduysa asabileşti. Belki kaka yapmak istiyordur bilemiyorum...
Yaklaşık iki haftadır oğlum yan yatarak uyuyor. Yan derken sadece kafasını değil bütün vücudunu döndürüyor. Zaten küçücük, bir de yan dönünce daha küçük görünüyor. Sol tarafına dönüp sağ kolunu da yüzünün önüne koyunca inanılmaz tatlı görünüyor.
Oğlumun uyku düzeni de değişti biraz... sabah 7’de uyanıyor, saat 10.00’a kadar kesinlikle uyumuyor. Bizde kalkıp Bartu sayesinde ailecek kahvaltı yapıyoruz. Saat 10.00’da oğluma kahvaltısını verdikten sonra, bazende verirken(!) uyuyakalıyor. Mama sandalyesinde otururken uyuması çok komik! Beraber anne oğul yatıyoruz saat 12.30’ a kadar uyuyoruz. Sonra uyanıp bütün gün oyun, evişi, sohbet, mama derken akşam 8 gibi tekrar uyuyor oğlum. Bazen arada bir yarım saat kestiriyor. Saat 8’den 23.30-24.00’a kadar uyuyor.sonra uyanıp sütünü içip sabah 7.00’a kadar uyuyor. Tabii bir aksilik olmazsa!!!
23 Mart 2009 Pazartesi
Bir Zafer Daha:)))
Oğlum teyzesinin aldığı halkaları çubuğa geçirme amaçlı oyuncağını davul olarak kullanıyordu. Bugün ilk defa en büyük halkayı geçirmeyi başardı. Bana rastlantı gibi gelmedi. Halkayı tuttu, baktı ve sonra anlamlı bir şekilde halkaya sürttükten sonra geçirdi ve bıraktı. Sonra da bir zafer bakışı attı tabii...
22 Mart 2009 Pazar
Pazar Gezmesi...
21 Mart 2009 Cumartesi
Oğlumla Gezmek...
Bugün Anneannesi, teyzesi, ben ve oğlum hep beraber yemeğe çıktık. Çok zevkli oğlumla gezmek. Artık çok uslu duruyor. Yemeklerimiz gelene kadar menüye vurdu, masaya vurdu, masadaki herşeye dokunmak için uzandı durdu... çoooook tatlı benim oğlum...
20 Mart 2009 Cuma
:))
Bugün oğlumu bizim yatağın ortasına oturttum. Desteksiz bir süre oturabiliyor ama yinede yastıklarla destekledim 5 dk sonra düşmesin diye...
Ben de bir güzel odamı temizledim, tertipledim...
Ne rahatlıkmış oturabilen bir bebek sahibi olmak!
Ben de bir güzel odamı temizledim, tertipledim...
Ne rahatlıkmış oturabilen bir bebek sahibi olmak!
9 Mart 2009 Pazartesi
Baguuu,Gaguuuu....
Baguuu, gaguuu.....
Canım oğlumun yeni kelimeleri (kelime değil de ses diyelim)
Herşeye saldırıyor. Su sebiline, benim kahvaltı tabağıma, elimdeki bardağa, okuduğum dergiye.... herşeye büyük bir heyecanla saldırıp, küçücük elleriyle güm güm vuruyor. Eğer çok hoşlanırsa çığlık bile atıyor....
Fotoğraf çektirmeye bayılıyor. Ne zaman elime fotoğraf makinesini alsam, yaptığı işi bırakıp poz veriyor, gülerek kameraya bakıyor. Bu nedenle ilginç fotoğraflar yakalayamıyorum. Oğlum bütün fotoğraflarda hareketsiz hep oturan bir bebekmiş gibi çıkıyor. Halbuki sürekli olarak kendi kendine oyunlar oynayan, bir şeylere saldıran hareketli bir bebek...
Canım oğlumun yeni kelimeleri (kelime değil de ses diyelim)
Herşeye saldırıyor. Su sebiline, benim kahvaltı tabağıma, elimdeki bardağa, okuduğum dergiye.... herşeye büyük bir heyecanla saldırıp, küçücük elleriyle güm güm vuruyor. Eğer çok hoşlanırsa çığlık bile atıyor....
Fotoğraf çektirmeye bayılıyor. Ne zaman elime fotoğraf makinesini alsam, yaptığı işi bırakıp poz veriyor, gülerek kameraya bakıyor. Bu nedenle ilginç fotoğraflar yakalayamıyorum. Oğlum bütün fotoğraflarda hareketsiz hep oturan bir bebekmiş gibi çıkıyor. Halbuki sürekli olarak kendi kendine oyunlar oynayan, bir şeylere saldıran hareketli bir bebek...
7 Mart 2009 Cumartesi
Eko...
Bugün ekokardiyografi çekildi yine kontrol amaçlı... 2.3mmlik perde 1mm’ye inmiş. Bu hiçbirşey dedi doktorumuz.
Çok mutluyum.
6 ay sonra yine çektireceğiz...
Çok mutluyum.
6 ay sonra yine çektireceğiz...
5 Mart 2009 Perşembe
6. Ay Kontrolü...
Pnömokok aşısının 2.dozu yapıldı bugün...
Kilo: 8,280
Boy: 72cm ölçtü doktorumuz ama bize 70 gibi geldi...
Kalça röntgeni sonucu da normal çıktı, hiçbirşey yok oğlumda...
Ayrıca oğluma dün mama sandalyesi aldık... çok sevdi...
Sebze püresinden sonra şimdi de sebze çorbasına başlıyoruz. Havuç, patates, kabak, bezelye, pırasa, pazı, ıspanak, azıcık karnıbahar ve brokoli bile olabilir. İçine bir kaşık irmik veya pirinç, bir kaşık sıvı yağ.... afiyet olsun oğluma...
Ayrıca sabah kahvaltısı var artık oğlumun. 2oz sütü hazırlayıp içine 5-6 cicibebe, 1kaşık labne peynir, bir yumurta sarısı(ilk gün ¼), bazı günler de pekmez veya reçel... umarım sever!!!
Kilo: 8,280
Boy: 72cm ölçtü doktorumuz ama bize 70 gibi geldi...
Kalça röntgeni sonucu da normal çıktı, hiçbirşey yok oğlumda...
Ayrıca oğluma dün mama sandalyesi aldık... çok sevdi...
Sebze püresinden sonra şimdi de sebze çorbasına başlıyoruz. Havuç, patates, kabak, bezelye, pırasa, pazı, ıspanak, azıcık karnıbahar ve brokoli bile olabilir. İçine bir kaşık irmik veya pirinç, bir kaşık sıvı yağ.... afiyet olsun oğluma...
Ayrıca sabah kahvaltısı var artık oğlumun. 2oz sütü hazırlayıp içine 5-6 cicibebe, 1kaşık labne peynir, bir yumurta sarısı(ilk gün ¼), bazı günler de pekmez veya reçel... umarım sever!!!
4 Mart 2009 Çarşamba
6 aylık oldun...
Oğlum 6 aylık...
Dünyadaki en güzel, en tatlı, en akıllı, en güzel kokulu bebekle tam 6 ay....
6 güzel ay...
6 ay boyunca merak içinde, heyecan içinde beklenen 180 sabah...
Bol bol gülücük, bol bol çığlık, ve kahkaha...
Her gün keşfedilen yeni şeyler, kazanılan farklı beceriler...
İlk gülümseme, ilk kahkaha, ilk heceler, ve daha bir çok ilk...
Canım oğlum, iyi ki doğdun....
Bugün tam yarım yaşına bastın, 6 aylık oldun...
Çoooook uzun, çok sağlıklı bir hayatın olsun, hep mutlu ol....
13 Şubat 2009 Cuma
Yabancı Korkusu Başladı...
Bugün komşumuz Ayşe Hanım geldi Bartu’nun doğumu için. Kadıncağız ancak ayarlayabilmiş, elinde hediyesiyle Bartu Beyi görmeye geldi. Benim oğlum kadını görünce ağlamaya açılmasın mı hemde çığlık çığlığa, zor susturduk... korktu herhalde... yabancı korkusu başlıyormu acaba???
4 Şubat 2009 Çarşamba
Patates sevilmez mi oğluuum???
Patates püresine başladık, tükürdü pek sevmedi. Yarın yine deneyeceğim...
Oğlum 5 aylık oldu bugün...
Her geçen gün daha tatlı oluyor...
Canım oğlum seni çooooooooooooooooook seviyorum...
Oğlum 5 aylık oldu bugün...
Her geçen gün daha tatlı oluyor...
Canım oğlum seni çooooooooooooooooook seviyorum...
3 Şubat 2009 Salı
Doktor Ziyareti...

Boy 68cm
Kilo 7.830
Baş çevresi 43.5
Ek gıdalara sebze püresi de eklendi... meyve suyunu da artık püre olarak vereceğiz.
DBT, h.influenza, polio aşıları yapıldı. Hiiç hissetmedi oğlum. Muayene edilirken sinir oldu ve ağladı. Doktor ek gıdaları anlatırken dikkatli dikkatli dinledi, gözlerini doktorundan hiç ayırmadı...
Kilo 7.830
Baş çevresi 43.5
Ek gıdalara sebze püresi de eklendi... meyve suyunu da artık püre olarak vereceğiz.
DBT, h.influenza, polio aşıları yapıldı. Hiiç hissetmedi oğlum. Muayene edilirken sinir oldu ve ağladı. Doktor ek gıdaları anlatırken dikkatli dikkatli dinledi, gözlerini doktorundan hiç ayırmadı...
2 Şubat 2009 Pazartesi
Birkaç Not...
Bartu artık durmadan yorulmadan çığlık atıyor. Özellikle sabahları!!! Canım oğlum sabah uyanınca kendi yatağında beni uyandırana kadar çığlıklar atıyor, kendi kendine tuhaf tuhaf sesler çıkarıyor.
Ayağını büyük bir heyecanla yakalayıp ağzına götürmeye çalışıyor. Sanki başarmış gibi ayağı ağzındaymış gibi ağzını açıp yalamaya çalışıyor. Sonra dengesini kaybedip sağa sola devriliyor.
Bu sabah uyandı ben de onu babasının yanına yatırdım. Ayaklarıyla babasına dokunmaya çalıştı. Beceremeyince sağa sola dönüp kendi kendini babasına yaklaştırmayı başardı. Babası arkası dönük uyurken Bartu Bey tekmeleriyle uyandırmayı başardı...
Ayağını büyük bir heyecanla yakalayıp ağzına götürmeye çalışıyor. Sanki başarmış gibi ayağı ağzındaymış gibi ağzını açıp yalamaya çalışıyor. Sonra dengesini kaybedip sağa sola devriliyor.
Bu sabah uyandı ben de onu babasının yanına yatırdım. Ayaklarıyla babasına dokunmaya çalıştı. Beceremeyince sağa sola dönüp kendi kendini babasına yaklaştırmayı başardı. Babası arkası dönük uyurken Bartu Bey tekmeleriyle uyandırmayı başardı...

Ek gıdaların üçü birden!!!
Bugün Bartuya ek gıdaların üçünü birden vermeye başladım. Sabah elma suyu, öğlen yoğurt ve akşam pirinç unlu kaşık maması. Şimdilik iyi gidiyoruz. Hepsini seviyor ama favorisi pirinç unlu mama!
29 Ocak 2009 Perşembe
Bir başarı daha...
Nihayeeeeet!!!
Evet nihayet oğlum bu sabah dönmeyi başardı!!!
Canım benim, önce ayağını tutmaya çalışırken sağa sola devrildi sonra şımarıklık yaparken dönmeyi başardı. Artık daha dikkatli olmamız lazım!
Evet nihayet oğlum bu sabah dönmeyi başardı!!!
Canım benim, önce ayağını tutmaya çalışırken sağa sola devrildi sonra şımarıklık yaparken dönmeyi başardı. Artık daha dikkatli olmamız lazım!
28 Ocak 2009 Çarşamba
26 Ocak 2009 Pazartesi
25 Ocak 2009 Pazar
Muhallebi Çocuğu:))
Bartu muhalebiyi çok sevdi, hatta bayıldı, bu akşam daha fazla denemeyi düşünüyorum.
24 Ocak 2009 Cumartesi
Hala'ya mutluluklar dileriiiiiz....
Bu akşam oğlumun halası nişanlanıyor. Onun adına çok mutlu ve çok heyecanlıyız. Baba İstanbula gitti sabah sabah. Keşke bende gidebilseydim, Aylin'in yanında olabilseydim bu güzel günde... Ben gidemedim ama bol bol fotoğraf istedim.
Biz de biraz sonra oğlumla beraber annemlere gidiyoruz, bu gece ordayız...
Bu akşam pirinç unlu muhallebiye başlıyoruz. Bakalım sevecek mi? Şimdiye kadar denediğimiz elma suyu ve yoğurdu çok sevdi. Herhalde muhallebiyi de sever, muhallebi sevmeyen çocuk var mı?
Biz de biraz sonra oğlumla beraber annemlere gidiyoruz, bu gece ordayız...
Bu akşam pirinç unlu muhallebiye başlıyoruz. Bakalım sevecek mi? Şimdiye kadar denediğimiz elma suyu ve yoğurdu çok sevdi. Herhalde muhallebiyi de sever, muhallebi sevmeyen çocuk var mı?
21 Ocak 2009 Çarşamba
Bir Not
Oğlum iki gündür sırtüstü yatarken mekik çeker gibi başını kaldırıyor, sanki ayaklarını görmek istiyor...
İlginç - Neşeli - Mutlu
Bugün sabah uyandık ve oğluma yatakta çok ilginç bir pozisyonda bulduk. Oğlum yatağa enlemesine yan bir şekilde yatmış ayaklarını kollarını sallıyordu. Nasıl becerdi nasıl öyle dönebildi bilemiyorum...
Sonra oğlumu aramıza aldık babasıyla... Veee başladı çığlıklar!!! Çatlak birses tonuyla ingağaaaaa ınnaağaağaağaa diye..... Canım benim....
Ayrıca bugün oğlum beni çok mutlu etti. Daha çok sol tarafına yatıyor. Oturttuğumda ise başını dimdik tutuyor. Galiba boynu düzeliyor...
Sonra oğlumu aramıza aldık babasıyla... Veee başladı çığlıklar!!! Çatlak birses tonuyla ingağaaaaa ınnaağaağaağaa diye..... Canım benim....
Ayrıca bugün oğlum beni çok mutlu etti. Daha çok sol tarafına yatıyor. Oturttuğumda ise başını dimdik tutuyor. Galiba boynu düzeliyor...
19 Ocak 2009 Pazartesi
Oğlum 4 buçuk aylık...
Etrafına karşı çok ilgili. Kim ne yapıyor, ne ediyor dikkati dikkatli inceliyor. Eline ne gelse büyük bir iştahla ağzına sokuyor. Hiçbir şey bulamazsa kendi parmaklarını emiyor. Ali babanın çiftliği ve tavşan en sevdiği şarkılar, ben söyleyince neşeleniyor.
Artık her gün kakasını yapıyor. Acaba ek gıdalarla alakası varmı bilmiyorum ama elma suyuna başladık, kakası düzene girdi....
Fizyoterapiste kontrole gittik bugün. Hüseyin Bey Bartu’nun Boynunu çok iyi buldu. Düzeliyor galiba, çok mutluyum...
Artık her gün kakasını yapıyor. Acaba ek gıdalarla alakası varmı bilmiyorum ama elma suyuna başladık, kakası düzene girdi....
Fizyoterapiste kontrole gittik bugün. Hüseyin Bey Bartu’nun Boynunu çok iyi buldu. Düzeliyor galiba, çok mutluyum...


16 Ocak 2009 Cuma
Annem emzik sever mi acaba??
Ağzıma emzik verdi oğlum...
Sabah Bartuyu yanım aldım, babasıyla aramıza... bana baktı yüzüme dokundu, tırnaklarını batırdı... sonra ağzındaki emziği çıkardı azıcık inceledikten sonra benim ağzıma sokmaya çalışır gibi emziğiyle ağzıma çeneme vurmaya başladı. Bilinçli mi bilmiyorum. Ama çoooooooook tatlıydı. Zaten yüzüme dokunmasına, saçımı çekmesine, hatta tırnaklarını yüzüme batırmasına ba-yı-lı-yo-ruuuuuum.
Sabah Bartuyu yanım aldım, babasıyla aramıza... bana baktı yüzüme dokundu, tırnaklarını batırdı... sonra ağzındaki emziği çıkardı azıcık inceledikten sonra benim ağzıma sokmaya çalışır gibi emziğiyle ağzıma çeneme vurmaya başladı. Bilinçli mi bilmiyorum. Ama çoooooooook tatlıydı. Zaten yüzüme dokunmasına, saçımı çekmesine, hatta tırnaklarını yüzüme batırmasına ba-yı-lı-yo-ruuuuuum.
15 Ocak 2009 Perşembe
Yoğurt ve Gülme Krizi:)))
Yoğurt denemesi 2: Yaptıııııım!!!...
Veeeee oğlum bayıla bayıla yedi...
Bugün Bartu gülme krizine girdi. Üstelik gıdıklamadım bile! Uyuyordu,uyandı... yanına gittim, poposunu sıkıştırıp uyandı mı benim oğlum dedim ve gülme krizi başladı. Belki de 10 dk hiç susmadan kahkaha attı oğlum...
Seniçokçokçokçokçokseviyoruuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuum........................
Veeeee oğlum bayıla bayıla yedi...
Bugün Bartu gülme krizine girdi. Üstelik gıdıklamadım bile! Uyuyordu,uyandı... yanına gittim, poposunu sıkıştırıp uyandı mı benim oğlum dedim ve gülme krizi başladı. Belki de 10 dk hiç susmadan kahkaha attı oğlum...
Seniçokçokçokçokçokseviyoruuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuum........................
14 Ocak 2009 Çarşamba
Yoğurt Meselesi...
Yoğurt denemesi: Başarısız!!!....
Nedense olmadı, beceremedim. Çok sulu oldu. Daha doğrusu tam bir ayran oldu:(((
Nedense olmadı, beceremedim. Çok sulu oldu. Daha doğrusu tam bir ayran oldu:(((
13 Ocak 2009 Salı
Hııııımmmmmm mmııı!?!?!????
Hııımmmmmm mıııııı, hııııııımmmmmm mıııı... Bartu’nun yeni kelimesi(kelime değil de ses diyelim!!!)
12 Ocak 2009 Pazartesi
Ateşe rağmen...
Bugün sabah oğlumu süt vermek için yataktan aldığımda bana biraz sıcak geldi. Ateşini ölçtüm 37.3.... Belki pek bir yüksek değil ama daha önceleri hep 36.5 ölçtüğüm için biraz endişelendim . biraz bekledim, klimayı falan kapattım, nemli bezle sildim. Bir değişiklik olmayınca ateş düşürücü verdim... Civcivimi uyuttum, ve ara sıra uyanıp kontrol ettim, düşmüştü.
Öğleye doğru doktoru aradım. Çok hafif çıkmış dedi. Eğer 35.5 üzerine çıkarsa esas çıkmış sayılır ama yinede biraz yükselmiş vücut ısısı dedi. 38’in üzerine çıkarsa haberleşelim, antibiyotik veririm dedi, ama neyse ki çıkmadı...
Ateş mateş hikaye, oğlumun keyfi yerinde... Akşama doğru port bebede otururken kendine farklı bir oyun buldu oğlum. Vücut sabit, ayaklar popodan itibaren havada... birkaç saniye öyle havada duruyor ayakları, sonra yine....
Bartu’nun yeni oyuncağı(!!!) bir derginin hediye ettiği küçük kitapçık. Geçen gün mendil poşetine gösterdiği ilgiyi bugünde bu kitapçığa gösterdi.... Değişik şeyler keşfetmeyi seviyor bu çocuk!!!
Kitabı eline aldığında;
Önce inceledi....
Dudaklarını uzatıp dilini çıkardı...
Ağzından tükürükler saçtı...
Kitabı elinde çevirdi, çevirdi....
Sonra sıra en önemli aşamaya geldiii...
Tam ağzına sokup tadına bakacakken annesi elinden kaptı, çocuğun keyfi yarım kaldı.... yazık oğluma!!!!!! Canım benim................
Ayrıca bugün oğlumu oyun minderine yatırdım. Çok mutlu oldu, tüm gücüyle kollarını ayaklarını salladı. Elleri kolları asılı duran oyuncaklara çarptıkça bayağı bir heyecanlandı. Bu arada bir iki fotoğraf çekmeyide başardım. Canım oğlum, balım oğlum, tatlım oğlum....
Öğleye doğru doktoru aradım. Çok hafif çıkmış dedi. Eğer 35.5 üzerine çıkarsa esas çıkmış sayılır ama yinede biraz yükselmiş vücut ısısı dedi. 38’in üzerine çıkarsa haberleşelim, antibiyotik veririm dedi, ama neyse ki çıkmadı...
Ateş mateş hikaye, oğlumun keyfi yerinde... Akşama doğru port bebede otururken kendine farklı bir oyun buldu oğlum. Vücut sabit, ayaklar popodan itibaren havada... birkaç saniye öyle havada duruyor ayakları, sonra yine....
Bartu’nun yeni oyuncağı(!!!) bir derginin hediye ettiği küçük kitapçık. Geçen gün mendil poşetine gösterdiği ilgiyi bugünde bu kitapçığa gösterdi.... Değişik şeyler keşfetmeyi seviyor bu çocuk!!!
Kitabı eline aldığında;
Önce inceledi....
Dudaklarını uzatıp dilini çıkardı...
Ağzından tükürükler saçtı...
Kitabı elinde çevirdi, çevirdi....
Sonra sıra en önemli aşamaya geldiii...
Tam ağzına sokup tadına bakacakken annesi elinden kaptı, çocuğun keyfi yarım kaldı.... yazık oğluma!!!!!! Canım benim................
Ayrıca bugün oğlumu oyun minderine yatırdım. Çok mutlu oldu, tüm gücüyle kollarını ayaklarını salladı. Elleri kolları asılı duran oyuncaklara çarptıkça bayağı bir heyecanlandı. Bu arada bir iki fotoğraf çekmeyide başardım. Canım oğlum, balım oğlum, tatlım oğlum....

Not: Ateş düşürücüyü çok erken verdim aslında, biraz daha bekleyebilirdim. Ama ilk defa ateşi çıktığı için panikledim biraz...
10 Ocak 2009 Cumartesi
Solo mendilin poşeti...
Bugün Bartu’yu kucağıma oturttum, Ali Babanın Çiftliğini söylüyordum. Sonra bebeğimin burnu aktı ve silmek için mendili elime aldım, solo mendilin poşeti renkli, parlak..... Oyuncaklarına bile çok aşırı bir ilgi göstermeyen oğlum, poşete bayıldı. Elimden almak için elini uzattı bir iki denemeden sonra tuttu ve çekmeye başladı. Çekerken bir taraftan da dudaklarını uzatıyor, ağzına almak ister gibi... Ben mendil poşetini çektikçe o daha sıkı tuttu. Bir ara bıraktm hemen ağzına götürmeye çalıştı ama engel oldum. Canım benim, çok sevdi!!!
9 Ocak 2009 Cuma
Oğlum hasta...
Bugün Bartu’yu doktora götürüyoruz çünkü oğlum dün gece rahat uyuyamadı. Hep burnu tıkandı, rahatsız oldu bütün gece. Saat 4.30’da randevumuz var....
Doktora gittik, hasta olmasına rağmen Bartu çok neşeliydi. Tüm şirinliklerini sergiledi, güldü, kahakaha attı, kendini geriye geriye atıp bacaklarını havaya kaldırdı. Doktor pipisini muayene ederken doktorun eline işedi. Figen Hanım gülerek n’aptın sen deyince Bartu Bey kahakahayı bastı yine...
Sonuç olarak oğlum üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyormuş oğlum. Peditus ve burun damlasına başlıyoruz...
Umarım kısa sürede iyileşir bebişim...
Doktora gittik, hasta olmasına rağmen Bartu çok neşeliydi. Tüm şirinliklerini sergiledi, güldü, kahakaha attı, kendini geriye geriye atıp bacaklarını havaya kaldırdı. Doktor pipisini muayene ederken doktorun eline işedi. Figen Hanım gülerek n’aptın sen deyince Bartu Bey kahakahayı bastı yine...
Sonuç olarak oğlum üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyormuş oğlum. Peditus ve burun damlasına başlıyoruz...
Umarım kısa sürede iyileşir bebişim...
8 Ocak 2009 Perşembe
:( Öksürük:(
Biraz öksürüğü var oğlumun, biraz da iştahsız sanki.... bende şımarıklık yapıyor sanmıştım:(((
Bartu aynaya baktı ve dokundu, hatta eliyle aynayı itti...
Bartu aynaya baktı ve dokundu, hatta eliyle aynayı itti...
7 Ocak 2009 Çarşamba
Bazı Notlar...
Şımarıklık mı öksürük mü anlayamadık. öksürük sesi çıkarıyor ama galiba gerçek bir öksürük değil... galiba...
Kıyafet dayanmıyor salyalara... öyle bir arttı ki salyaları hep mama önlüğü ile durmak zorunda, şıkır şıkır akıyor.
Mutluyuz, bugün baba geliyor...
Kıyafet dayanmıyor salyalara... öyle bir arttı ki salyaları hep mama önlüğü ile durmak zorunda, şıkır şıkır akıyor.
Mutluyuz, bugün baba geliyor...
6 Ocak 2009 Salı
Ekokardiyografi...
Bugün babamla beraber Bartu’yu eko çektirmeye götürdük.
Bizden başka iki aile daha vardı bebekleriyle. Suphi Bey biraz gecikince oğlum diğer bebekleri bol bol izleyecek, inceleyecek vakti bulmuş oldu.
Bizim gibi bekleyen insanlara baktı, farklı bir yere geldiğini anlamış gibi çevresini inceledi.
Eko çekilirken çok usluydu. Dik dik monitöre baktı sanki kendi kalbini görmek istiyormuş gibi....
Sonuç: Bartu’nun kalbinde 2.3mm’lik bir perde varmış, üfürümü yapan o perdeymiş. Birçok bebekte olurmuş ve 6 aylık olunca kaybolurmuş. Doktor, keşke herkese böyle güzel haberler verebilsek dedi! Üç ay sonra kontrol amaçlı tekrar ekosu çekilecek Bartu’nun, randevumuzu aldık bile...
Not 1: Doktor Bartu için çok güzel bir bebek dedi.... (öyle tabii, kimin oğlu?!!!)
Not 2: Bugün doktordan dönünce bir baktım ki Bartu’nun damağında bir beyazlık. Oğlumun alt dişlerinden biri damağın altından daha bir belirginleşmiş. Galiba bir aya kadar ilk dişini görürüz oğlumun...
Bizden başka iki aile daha vardı bebekleriyle. Suphi Bey biraz gecikince oğlum diğer bebekleri bol bol izleyecek, inceleyecek vakti bulmuş oldu.
Bizim gibi bekleyen insanlara baktı, farklı bir yere geldiğini anlamış gibi çevresini inceledi.
Eko çekilirken çok usluydu. Dik dik monitöre baktı sanki kendi kalbini görmek istiyormuş gibi....
Sonuç: Bartu’nun kalbinde 2.3mm’lik bir perde varmış, üfürümü yapan o perdeymiş. Birçok bebekte olurmuş ve 6 aylık olunca kaybolurmuş. Doktor, keşke herkese böyle güzel haberler verebilsek dedi! Üç ay sonra kontrol amaçlı tekrar ekosu çekilecek Bartu’nun, randevumuzu aldık bile...
Not 1: Doktor Bartu için çok güzel bir bebek dedi.... (öyle tabii, kimin oğlu?!!!)
Not 2: Bugün doktordan dönünce bir baktım ki Bartu’nun damağında bir beyazlık. Oğlumun alt dişlerinden biri damağın altından daha bir belirginleşmiş. Galiba bir aya kadar ilk dişini görürüz oğlumun...
5 Ocak 2009 Pazartesi
Baba yolcu yine...
Bugün babası iş için İstanbul’a gitti. Tabii biz de valizimizi toplayıp anneanne ve dedeye gittik. Gittiğimizde Bartu bey’in odası hazırdı. Havlandırmışlar hazırlamışlar bir güzel anneanneyle dede. Hemen dedesinin kucağında gezmeye başladı bebeğim. Babam onu yükseklere kaldırdıkça mest oluyor civcivim.
Çarşamba gecesi babası gelecek, o güne kadar anneanne, dede ve teyze bol bol öpüp koklarlar oğlumu....
Not: Oğluma yarın ekokardiyografi çekilecek. Biraz gerginim ama önemli birşey çıkmayacağına dair güzel hislerim var...
Çarşamba gecesi babası gelecek, o güne kadar anneanne, dede ve teyze bol bol öpüp koklarlar oğlumu....
Not: Oğluma yarın ekokardiyografi çekilecek. Biraz gerginim ama önemli birşey çıkmayacağına dair güzel hislerim var...
4 Ocak 2009 Pazar
Bartum 4 aylık oldu....
Hayatımın en güzel 4 ayı......
Canımın içi oğlum artık 66 cm'lik kocaman bir bebek, bol bol gülüyor kahkaha atıyor. Artık çığlık bile atıyor bebeğim. Konuşmaya çalışıyor, gııı ağgii, annngıi, gaaa, giiii, hıııığ gibi kendine göre çok anlamlı sesler çıkarıyor.
Artık acıktığında aya aya aya demiyor. Aya ay ga ga ga ga diyor bazen... konuşulduğunda gülerek ve bazı sesler çıkararak karşılık vermeye çalışıyor. Her hareketimizi dikkatli dikkatli izliyor, takip ediyor. Mesela ben çay içersem bir bardağa bir de bana bakıyor. Sonra bardağı ağzıma götürürken takip ediyor, noldu birtanem dersem yüzündeki o ciddi ifade gidip gülüyor, cilve yapıyor.....
En sevdiği şarkı Ali Baba’nın çiftliği....... Bu şarkıyı söylerken ben, dikkatli dikkatli bana bakıyor, ağzımın nasıl hareket ettiğini izliyor. Dilinin ucunu çıkararak gülüyor, kahkaha atıyor...
En sevdiği oyuncakları müzikli ördek, hipopotam çıngırak bir de happy safary kitabı.... eline hangi oyuncağı verirsek verelim, bir iki salladıkatan sonra hemen ağzına götürüyor. Sadece oyuncaklar da değil, mama önlüğü, giydiği kazağın bir ucu eline gelirse doğru ağıza.... Hatta bizim elimiz bile.
Sabahları elma suyu veriyorum. Çok sevdi.... ondan sonrada sütünü içiyor. Öğün sayısı biraz azaldı, gece uykularımız da düzene girdi. Saat 1 gibi sütünü içip 7’ye 8’e kadar uyuyor.
Canım oğlum, hergün yeni birşeyler yapıyor. Onu izlemek, gelişimini takip etmek çok zevkli. Onunla yaşamak dünyadaki en güzel şey.....
Hayatımın en güzel 4 ayı......
Canımın içi oğlum artık 66 cm'lik kocaman bir bebek, bol bol gülüyor kahkaha atıyor. Artık çığlık bile atıyor bebeğim. Konuşmaya çalışıyor, gııı ağgii, annngıi, gaaa, giiii, hıııığ gibi kendine göre çok anlamlı sesler çıkarıyor.
Artık acıktığında aya aya aya demiyor. Aya ay ga ga ga ga diyor bazen... konuşulduğunda gülerek ve bazı sesler çıkararak karşılık vermeye çalışıyor. Her hareketimizi dikkatli dikkatli izliyor, takip ediyor. Mesela ben çay içersem bir bardağa bir de bana bakıyor. Sonra bardağı ağzıma götürürken takip ediyor, noldu birtanem dersem yüzündeki o ciddi ifade gidip gülüyor, cilve yapıyor.....
En sevdiği şarkı Ali Baba’nın çiftliği....... Bu şarkıyı söylerken ben, dikkatli dikkatli bana bakıyor, ağzımın nasıl hareket ettiğini izliyor. Dilinin ucunu çıkararak gülüyor, kahkaha atıyor...
En sevdiği oyuncakları müzikli ördek, hipopotam çıngırak bir de happy safary kitabı.... eline hangi oyuncağı verirsek verelim, bir iki salladıkatan sonra hemen ağzına götürüyor. Sadece oyuncaklar da değil, mama önlüğü, giydiği kazağın bir ucu eline gelirse doğru ağıza.... Hatta bizim elimiz bile.
Sabahları elma suyu veriyorum. Çok sevdi.... ondan sonrada sütünü içiyor. Öğün sayısı biraz azaldı, gece uykularımız da düzene girdi. Saat 1 gibi sütünü içip 7’ye 8’e kadar uyuyor.
Canım oğlum, hergün yeni birşeyler yapıyor. Onu izlemek, gelişimini takip etmek çok zevkli. Onunla yaşamak dünyadaki en güzel şey.....
3 Ocak 2009 Cumartesi
Bir aşı günü...
Bugün oğlumun pnömokok aşısı vardı (Prevanar). Figen Hanım aşı öncesinde Bartuyu muayene ederken bizim civciv bir coştu, başladı gülücüklere kahkahalara.... Çok tatlıydı... Aşı sonrasında da bir kere ağladı sonra hemen sakinleşti.
Doktordan sonra anneanne ve dede ziyaretimiz Bartu Bey’in pek hoşuna gitti. Kahkahalar attı, dikkatli dikkatli etrafını izledi. Herhalde aşıdandır, sonra huysuzluklar başladı tabii... biraz uyudu dinlendi ve kendine geldi. Bir de uzun süredir kayıp olan ördeğimizi çantada bulunca oğlum çok mutlu oldu. O ördeğiyle oynarken, evimize geldik. Sütünü içip biraz da oyun oynadıktan sonra oğlum ördeğini yüzüne gözüne kulağına süre süre uyuyakaldı....
Ayrıca bugün bir kere doktorda, birkaç kere de altını değişirken evde (ördeğini yalamaya çalışırken) dönme denemeleri yaptı oğlum. Bir iki güne kadar döner herhalde....
Doktordan sonra anneanne ve dede ziyaretimiz Bartu Bey’in pek hoşuna gitti. Kahkahalar attı, dikkatli dikkatli etrafını izledi. Herhalde aşıdandır, sonra huysuzluklar başladı tabii... biraz uyudu dinlendi ve kendine geldi. Bir de uzun süredir kayıp olan ördeğimizi çantada bulunca oğlum çok mutlu oldu. O ördeğiyle oynarken, evimize geldik. Sütünü içip biraz da oyun oynadıktan sonra oğlum ördeğini yüzüne gözüne kulağına süre süre uyuyakaldı....
Ayrıca bugün bir kere doktorda, birkaç kere de altını değişirken evde (ördeğini yalamaya çalışırken) dönme denemeleri yaptı oğlum. Bir iki güne kadar döner herhalde....
1 Ocak 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











