Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers

25 Mart 2011 Cuma

Sohbet...

Telaşla kahvaltı hazırlamaya çalışırken...
Oğlum karşıma dikildi çatık kaşlar ve asık suratıyla bana hesap sordu.
- Men sana çağııdım, sen mana devap vermedin. Sen babamla konustun ama mana devap vermedin.

Birlikte resim yaparken...
A: Bartu bak sana sümüklüböcek çizdim
B: O nünüknü bödek diil, o bir daydangos!
(daydangos:salyangoz)
...
A: Köpek çizdim bitanem, beğendin mi?
B: Anne ninik'te ciz.
A: minik mi? bebek mi? emzik mi? geyik mi? (çeşitli tahminlerde bulunmaya çalışıyorum)
B: hayıı, ninik ciz. ninik, ninik niniiiiiiiiiiiiik!
A: ninik ne oğlum?
B: Bak anne, ninik cog güsel bi mamadır, döpekler nam nam nam yapağ.
A: Kemik mi?
B: eved , heeeeeeey niniiiiiiiik annneeeee!!!

Pastahanede...
Dondurma ikram eden garsona ''mana dodurna veğdin ben cog mutlu oldum'' dedi.
Pastahanede garson zannettiği hiç tanımadığı bir adama gidip ''su isteğim'' dedi. Adam garsona çağırdı ''beyefendiye bir su lütfen'' dedi. Sonra gidip beraber aldık suyumuzu...

Tv de Muhteşem Yüzyıl, biz oğlumla oyun oynarken...
Oğlumun gözü çığlık çığlığa ağlayan Hürrem' e takıldı. Sanırım o sırada Hürrem doğum yapıyordu...
-Anne kadin neden ağliyo?
-Hasta oldu galiba, o nedenle ağlıyordur.
-Yemek yemeden düd dane dadalada yedi, kağnı ağriyo die ağlıyo anne!
düd dane dadalada: üç tane çikolata

Oğlum çişini yaparken...
B: Anne bak menim bipim vağ.
A: Evet anneciğim
B: Anne sen erkek misin?
A: Hayır anneciğim ben kadınım, baba erkek, sen erkeksin.... ben kadınım...
B: Hayıı anne sen erkeksin, senin adın kadın. Sen kadın erkeksin.
Aklı karışık herhalde dedim ve sohbeti pek uzatmadım...

Dedeyi kandırmaya çalışırken...
-Dede cog güsel bi fikrim var, bak biz cog güsel bi noyun noynaynım. Kooooocaman bi iş yapalım.
Veya...
- Dede bak bi annaşma yapalım. Sen mana bi dadalada ver. Son! Söz! Biyane!

dadalada:çikolata
biyane: birtane

 Alet çantasını ararken...
Annee menim ayetleyim neğde? Bağabam bosulmuş men onu büküp onağcam. Heeeeyyy kim menle büküp onağmak isteğ?
 
 
 
 
Artık sohbet ediyoruz oğlumla
Gün içinde böyle çeşit türlü diyalog geçiyor aramızda...

23 Mart 2011 Çarşamba

Benzerlik?

Kitap okuyorduk, Caillou'nun annesini gösterdi parmağıyla ve aklımı karıştıran o cümleyi kurdu!
'' aaaaa anne bu geğçekten sana benzer''

Önce sevindim. Yeni bir kelime daha (gerçekten) kullanmaya başladı ve doğru yerlerde, ayrıca beni çok sevdiği bir çizgi film kahramanının annesine benzetmesi çok hoş:)
Sonra eyvah dedim, ben gerçekten kilo aldım! saç rengimi de koyulaştırdım, Caillou'nun annesine benzemeye başladım galiba...



Geçenlerde de dedesinin masa üzerinde bıraktığı 20tl'yi buldu oğlum. Atatürk resmine bir süre baktıktan sonra ''dede bu sen misin???''

20 Mart 2011 Pazar

Küsme, anlaşma, savunma...

Artık konuşuyor. Daha önce söylediği kelimeler bizi şaşırtıyordu, şimdi kurduğu cümleler. Çok düzgün bir cümle yapısıyla ve bozuk kelimelerle konuşması öyle güzel öyle tatlı bir tezat oluşturuyor ki, çıldırıyorum. Her konuştuğunda öpmek, ısırmak istiyorum fındık burnunu:))

Bir de küsmeye alıştı artık beyefendi... Her küstüğünde merdivenin bir basamağına  yüzüstü yatıp, popoyu dikip, mır mır mır söylenmeye başlıyor. Genelde şöyle:
-ben dedemle noyun noynamak istiodum. dedem deozyon izleneğe ditti. dedem menimle noynanadı die men cog üzüldüm. dedeeeee deeeeedeeeee men noyun noynamak istediiiiiiiiiiiiiim. ben cog üzüldün, küstüm.
Olaydan birkaç saat sonra hatırlayıp hatırlayıp söylüyor ''Ben küstüm, ben cog üzüldüm. Ben dedemle noyun noynamak istedim. dedem ditti diye cog üzülmüştüm''...
deozyon: televizyon

Küsme Pozisyonu

Artık pazarlık yapıyor oğlum. Birşey istediğinde mesela çikolata ve ben olmaz dediğimde pazarlığa başlıyor...
-Anne bi annaşma yapalım. Sadece biyane dadalada ver, son, söz.
annaşma: anlaşma
biyane dadalada: birtane çikolata

Kızdığımızda en masum ses tonu ve yüz ifadesiyle kendini savunuyor artık. Konu ne olursa olsun bahane hep aynı -cog güsel olsun die yabdım- veya -sadece noyun noynamak isdemişdim-....

A: Neden çoraplarını çıkardın oğlum?
B: Cog güsel olsun die cıkardım anne.

A: Bartu hemen ordan in, çok tehlikeli!
B: Sadece noyun noynamak isdemişdim anne...

Canım oğlum.....


11 Mart 2011 Cuma

Hidrosel ve hastane maceramız...

Ne zormuş çocuğun ameliyathaneye götürülürken arkasından bakmak ve sonrasında beklemek....
Perşembe günü oğlum hidrosel ameliyatı oldu. Biliyordum basit bir ameliyat olduğunu, birkaç saat içinde eve döneceğimizi... Ama yinede ameliyat tarihi belli olduktan sonra hiç uyumadım, uyuyamadım. Korktum. Oğlumun canı acıyacak diye, ameliyata giderken gözleri beni arayacak diye, tanımadığı insanlarla soğuk bir oda da kendini yalnız hissedecek diye, çok korktum. Ama en çok ta genel anesteziden korktum...

Neyse ki korktuğum gibi olmadı. Ameliyata girmeden önce oğluma içirdiğimiz sakinleştirici sayesinde oğlum ameliyathaneye yüzünde gülümsemeyle ve hafif sarhoş bakışlarla girdi. Üstelik babası ve ben ameliyathanenin kapısına kadar oğluma eşlik edebildik. Sonrasında doktorun anlattığına göre ağzında emziğiyle çok sakin durmuş damar yolu açılırken. Ameliyattan sonra ayılırken de yanındaydım oğlumun. Ameliyattan sonra çok ağladı ama ağrısı olduğu için değil, elinde ki seruma kızdığı için. Ağlaya ağlaya uyudu birtanem... Uyandığında çok neşeliydi, yatakta ayağa kalkıp bizi korkuttu... Birkaç yudum su içtikten sonra ''pilav pilaaaaav'' diye ağlayınca oğluma özel pilav pişirildi hastanede...  ''Cog düzeeeel, cog düzelmiş anne'' diye diye bir tabak pilavı bitirdi oğlum.
Ameliyat sonrası pilav ve oğlum...

Eve geldiğimizde Koşup zıplamaya başladı hemen. Hiç ağrısı olmadı. Hatta ameliyat yerinin farkında olduğunu bile sanmıyorum. Bir kaç kere elindeki iğne izini (yani minik bir nokta) gösterip ''uff oldu,ağıyoo'' dedi o kadar. Belkide bütün o olayın elindeki o minik nokta için olduğunu düşünüyordur...

Ve geçti, bitti...
Nihayet rahatladık...
Çok şükür...

Not 1: Ameliyattan önce giydirdiğimiz kedili fareli hastane önlüğünden huylandı beyefendi, ameliyat saatine kadar çıplak bekledi. Ameliyathaneye giderken, sakinleştiricinin etkisindeyken ancak giydirebildik.
Not 2: Bahsettiğim sakinleştiriciyi 3 kişi,yarım saatte zor içirdik.
Not 3: Hastane yatağını bozmuş olabiliriz. Yukarı çıkar, aşağı indir, başını kaldır, ayak bölümünü kaldır, oğlum bayıldı.

4 Mart 2011 Cuma

Büyüdün(mü?)...

2.5 yıldır hayatımızda olan minik adam...

Beni sevdiğini söyleyecek, ''sacın cog güzel oldu'' diye iltifat edecek kadar büyüdün artık,  ve de pazarlık yapacak kadar.
-son bir dadalada daha söz!!!

Ve itiraz edecek kadar...
-ben bugün misim, beni yadın yıga!!!

Zaman zaman annene de küsecek, şikayet edecek kadar...
-ben üzüldüm, cünkü ssen yemeg yedin, men onun onnamak istiodum, men küsdüm....

Küçücük ellerinle annenin saçını okşayacak, şefkat gösterecek kadar...
Büyük bir heyecanla annene yardım edecek kadar...
-anne sana yadım edeyim miii? yamımcı olayımmı?

Oyuncak sepetinden istediğin oyuncağı almak için eğildiğimde ''Ben seni duddum anne, düşne diye duddumm anne'' diyecek kadar büyüdün...

Ama hala....
saçımla oynamadan uyuyamayacak, 3 taneden fazla olan herşeyin on tane olduğunu sanacak, duştan korkacak, ve tırnaklarının mum olduğunu düşünecek kadar küçücüksün...

Hala annenin minik sevgi dolu oğlusun...
Canısın...
Mis kokulususun...
Kucağıma aldığım andan itibaren beni tamamen değiştiren, birini kendimden fazla sevmeyi öğreten meleğimsin...

Bugün 2buçuk yaşında oldun birtanem, iyiki doğdun...


dadalada: çikolata
misim: temizim
yadın : yarın
yıga: yıka
onun onnamak: oyun oynamak 
yadım: yardım
yamımcı: yardımcı
duddum: tuttum
düşne: düşme




2 Mart 2011 Çarşamba

Blogumuz...

Oğlumun ilk kahkahası, ilk dişi, ilk kelimeleri, ilk kez seni seviyorum anne dediği gün....
Bebeklikten çocukluğa geçişte yaşadıkları, yaşadıklarımız...
Hissettiklerimiz...

Oğlumun günlüğünü kaybetneyi göze alamam ben...
Artık bu blogun bir kopyası bilgisayarımda...
Ve eğer gerçekten kapatılırsa diye..... http://renklinotlar.wordpress.com/

Ben anılarımızı, seni, bizi yazmaya devam ederim canım oğlum, blogspot'ta olmazsa wordpress'te...
Ama birşeyler yanlış, ve ben üzgünüm :((