Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers
Arkadaşlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkadaşlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2012 Çarşamba

Aşk... mı???

B: Çocukların karısı olur mu anne?
A: Hayır anneciğim olmaz.
B: Ama benim var.
A: Öyle mi? kim?
B: Hatice....

Aahhh Hatice Ah, çok duyuyoruz ismini bu aralar. Halasına da anlattı, ''Eskiden Naz'ı seviyordum ama artık Hatice'ye aşık oldum'' diye. Nasıl bir kız diye sorunca da '' Yüzü üçgen şeklinde'' dedi... Geçenlerde oğlumun morali biraz bozuktu , meğer Hatice küsmüş, artık onunla oynamıyormuş. Çünkü oğlumdan onu bisikletle gezdirmesini istemiş ama Bartu o sırada Tahir'le oynamak istemiş....
Eline kağıt kalem alıp dedesinin yanına gitti ve ''Dedeciğim Hatice'ye mektup yazmak istiyorum, benim yerime sen yazar mısın?''dedi....
Veeee mektup yazılır ''Hatice seni çok seviyorum, artık ağlamanı istemiyorum''............................
Ertesi gün mektup Hatice'ye verilir ve birkaç gün süren naz ve kapristen sonra küslük biter...

7 Nisan 2012 Cumartesi

Aklımda kalan....

Yazmazsam unutacağım birkaç diyalog...

B: Anne, bugün Ela  okula gelmedi biliyoymusun?
A: Neden gelmedi anneciğim?
B: Çünkü Ela hasta olmuş
A: Aaa üzüldüm canım.
B: Bişey diil, ben böyle de mutluyum anne...

Anneanne: Bartu neden canım bütün oyuncaklarını mutfağa taşıdın?
B: Annanne çocuklar böyledir, çocuklar bazen böyle şeyler yapar...

Doktor Abla: Bartucuğum iyileşmen için ilaçlarını içmen lazım
B: Ama ben ilaç içmem ki!
Dr: İlaç içmeden nasıl iyileşeceksin?
B: Ben buraya geliyorum gidiyorum iyileşiyorum zaten.
( Oğlucuğum neden doktordan sonra sana büyük bir hevesle meyve suyu içiriyorum büyüyünce anlarsın:))

B: Anne çocuklay şeker yemez, çocuklaryın şekeri çokolatadır. Ama tuz da yemezler zaten çokolata tuz diildir. Çocuklar kahve içmesler, çocuklayın kahvesi de süttür. Diil mi anne?
A: Hıı???

Ve oğlumun benim için topladığı çiçekler...

30 Mart 2012 Cuma

Aşk...

Tanıştıkları ilk günden belliydi böyle olacağı... Ondan bahsederken yüzünde hep o tuhaf gülümseme vardı...
Geçen gün okuldan almaya gittiğimde öğretmeni son noktayı koydu...
''Annesi Bartu ve Naz'ı görmeniz lazım. Liseli aşıklar gibi bütün gün elele gözgöze, hiç ayrılmıyorlar''... dedi
Cuma günü daha farklı inceledim kızı, bir kaynana edasıyla:) Güzel kız, beğendim:)

Yaş: 3buçuk, ilk aşk: Naz...

11 Ocak 2012 Çarşamba

Oyunlar ve Cepteki Taşlar...

Oğlumu okuldan her aldığımda pantolonunun cebinden çıkan taşların nedenini öğrendim....

A: Bartu Naz'la oynuyormusunuz?
B: Evek. Naz'la doktoyculuk oynuyoruz. Ben ona iyne yapıyoyum. Yerden taş alıyoyum, taşla iğne yapıyoyum.
A: Neresine iğne yapıyorsun?
B: Poposuna...
........

Dedesinin iphone'da  ampül patlatma oyunu var. Ekranda bir sürü ampül çıkıyor, parmağıyla dokundukları patlıyor, oğlum kahkahayı atıyor. Şimdi bu oyunun başka bir versiyonunu buldu dedesi.  Bu sefer de floresan lambalar patlatılıyor. Oğlum heyecanla bana gösteriyor yeni oyunu...
B: Anne bak! Bu oyunda oklabıları patlatıyorsun! (oklabı = oklava)
........

A: Bugün okulda neler yaptın canım?
B: İşlerimi bitiydim. az olanları da bitiydim
A: Arkadaşlarınla oynadın mı?
B: Evek, Eğin'le koşmacılık oynadım.
A: Naz'la?
B: Doktoyculuuuuuk (yüzünde bir sırıtma var bunu söylerken)
........

B: Anne boying oynayalım mı?
A: Ne?
B: Boying anne boying işte boyiiiiiiiing
A: Anlamadım anneciğim, o nasıl bir oyun
Gidip bowling setini getirir ve ''Boying işte anne''
.........

Oyuncakçıda minik bir av tüfeği oğlumun ilgisini çekti. Önce inceledi eviri çevirdi, sonra gidip bir top aldı. topu yere koydu, av tüfeğini golf sopası gibi tuttu ve hafif yan durarak tüfeğin tersiyle topa vurdu. Kesin bu çocuğun golf'e yeteneği var.

Başka bir gün de mutfaktan fırın eldiveni aldı, eldivenli eliyle topunu tuttu, diğer eline de bir sopa aldı ve yanıma geldi.
B: Hadi! Hadi anne beysbo oynayalım mı?
........

Oğlumun en sevdiği oyunlar....

Köpekbalığı olup anneannenin peşinden koşup (nedense koşarken haşt haşt diyor) ısırmaya çalışmak....
Dedenin şişirdiği minik balonları patlatıp gök gürledi korktununzmu diye sorup biz korkmuş gibi yapınca çığlık atmak....
Boying yani bowling....
Banyodan sonra çıplak bir şekilde anneyle babanın yatağında koşmaca ve anne yakalamaya çalıştıkça kıkır kıkır gülmece. Bu oyunun adı ''zıpaydırcılık'' çünkü bornozu spider man desenli olduğundan anne yakaladığında bir spiderman yakaladım diyor.
Ve tüm erkek çocuklar gibi Şimşek mcquin'le ve diğer arabalarla oynamak...

11 Ekim 2011 Salı

Arkadaşlar...

A: En sevdiğin arkadaşın kim Bartu?
B: Ege
A: Hangi Ege? (sınıfında iki tane Ege var biliyorum)
B: Diğer Ege

Birkaç gün sonra...

A: Bugün okulda kimlerle oyun oynadın
B: Diğer Egeyle değil, diğer Egeyle...

Daha sonra...

A: En sevdiğin arkadaşın kim canım?
B: Egeler...


21 Eylül 2010 Salı

Eylül - doğumgünü, bayram ve bayram şekerleri...

Eylül oldukça hareketli ve güzel geçiyor bizim için...

Önce oğlumun halası ve babaannesi geldi beyefendinin doğum günü için...
Halanın düğün hazırlıkları olduğundan sadece 5 gün kalabildiler ama bu 5 günü iyi değerlendirdik. Birgün doğayla içi içe, birgün aile ziyareti, birgün doğumgünü derken 5 gün çarçabuk geçti. Bol bol öptüler kokladılar oğlumu babaannesi ve halası, ve tabiiki oğlum da babaannesi ve halasını öptü...
Oğlum halasına ''yaya'' diyordu, artık ''hağa'' diyor. 5 gün boyunca ''hağa hağa'' diye peşinden koştu durdu. 2 yaş boyutundaki bisiklete de bindirdi halasını, küçücük kaydıraktan da kaydırdı:)) çok eğlendi oğlum...
Babaannesine ''nenne'' demeye devam ediyor. ''Nenneeee'' diye  çağırıp yanına yere oturtuyor sonra oynamak istediği oyuncağı seçiyor ve başlıyorlar oyuna...


4 Eylül'de hep beraber doğumgününü kutladık oğlumun. Annesi, babası, babaannesi, halası, anneannesi, dedesi, (teyzesi birgün önce kutladı), Ayşe Teyzesi, Berk Abisi, Hande Yengesi ve Savaş...


Doğumgünü çocuğu pastasındaki mumları üfledikten sonra partinin geri kalanını bahçede kurumuş çiçeklerle oynayarak geçirdi. Bu arada babası da 4-5 arının saldırısına uğradı:((


Bayramın ilk 2 günü aile ziyaretleriyle geçti herzamanki gibi...

Bayramın üçüncü günü çok güzel bir ailenin ziyareti hepimizi çok mutlu etti... Arkadaşlarımız Gülfer ve Soner, ve dünya tatlısı kızları Ceylin - oğlumun ilk arkadaşı...
Biri kız, biri erkek... biri 3, diğeri 2 yaşında... biri bıcır bıcır konuşuyor, diğeri işaret dilini kullanıyor.... öyle güzel anlaştılar ki fındıklar, çok tatlılardı gerçekten:)). 

Yapboz yaptılar, kaydırakta kaydılar, oğlum arkadaşını salıncakta salladı:), topraktan yapraktan kek börek yaptılar, sohbet ettiler ;))(oğlum arkadaşının sorularına kısa cevaplar verdi ''hah, gımgım, mekmek, döfde)

Bartu Ceylin'i çok sevdi... Ceylin otelde kalmaya gidince oğlum bana telefonu getirip ''dehdi dehdi(ceylin)'' dedi telefonu kulağına koyarak. ''Ceylin'i arayım mı'' dedim ''hah!'' dedi evet anlamında:) ceylinin birkaç gün sonra geleceğini söylediğimizde sakinleşti ama daha sonra kapıya gidip ''dehdiii dehdiiii'' diye çağırdı eliyle gel gel yaparak...

Şimdi Ceylin İstanbula döndü. Bartuya Ceylin nerde diye soruyoruz, ''mekmek mama'' diyor (Ceylin ekmek ve mama almaya gitti anlamına geliyor). Ceylin yine gelsin mi diye soruyoruz, kocaman bir gülümsemeyle hah!(evet) diyor. Gülfer en kısa zamanda yine bekliyoruz...


Eylül oldukça hareketli ve güzel geçiyor dedim ya, işte bu güzelliklerden biri de oğlumun tuvalet eğitimiyle ilgili...
2 gündür bezsiz benim oğlum... sadece kilot giydiriyorum, çişi geldiğinde oturağına gidiyor, kilodunu indirip yapıyor. İlk gün 1 kaza, 2. gün 2 kaza oldu. Gece yatmadan önce bezini takıyorum. Daha önce de kısa süreli bezsiz bırakma denemeleri yapmıştım ama 2-3 saat sonra ''bee bee'' diye söylenmeye başlayınca pes ediyordum (bee bez demek oluyor). Ama şimdi iyi başladık, iyi gidiyoruz. Kış gelmeden (2 ayımız var) bu işi sonuçlandırma hayalleri kuruyorum ama kakasını tuvalete yaptıramıyorum henüz...

Başka bir güzellik ise oğlumun dil gelişimi...
Söyleyebildiği kelimeler hızla artıyor. Günde ortalama 2 yeni kelime söyleyip şaşırtıyor bizi. renkleri öğrenmeye başladı. iki kelimeyi artık yan yana getirebiliyor...
İşte yeni kelimeleri...

tüs: tuz
jikeeğ: şeker
vehve: kahve
dah: taş
behbe: pembe
tuuğdu: turuncu
yişii: yeşil
mami, mai: mavi
hağı: sarı
mo: mor
bip: ip
bihbi: bitti
buut: bulut
boh: boş
bahbiii: basket
vağe: fare
biibi:pipi
duş: kuş
dağdu: Caillou
sağa: Sarah
hao: Leo
dehdi: Ceylin
duğdu : kurudu (çimlerimiz)
büib: büyük
hallim, hellim: hellim
boop: top

Bakalım yarın neler söyleyecek küçük beyefendi...