Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers
Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2011 Pazar

Küsme, anlaşma, savunma...

Artık konuşuyor. Daha önce söylediği kelimeler bizi şaşırtıyordu, şimdi kurduğu cümleler. Çok düzgün bir cümle yapısıyla ve bozuk kelimelerle konuşması öyle güzel öyle tatlı bir tezat oluşturuyor ki, çıldırıyorum. Her konuştuğunda öpmek, ısırmak istiyorum fındık burnunu:))

Bir de küsmeye alıştı artık beyefendi... Her küstüğünde merdivenin bir basamağına  yüzüstü yatıp, popoyu dikip, mır mır mır söylenmeye başlıyor. Genelde şöyle:
-ben dedemle noyun noynamak istiodum. dedem deozyon izleneğe ditti. dedem menimle noynanadı die men cog üzüldüm. dedeeeee deeeeedeeeee men noyun noynamak istediiiiiiiiiiiiiim. ben cog üzüldün, küstüm.
Olaydan birkaç saat sonra hatırlayıp hatırlayıp söylüyor ''Ben küstüm, ben cog üzüldüm. Ben dedemle noyun noynamak istedim. dedem ditti diye cog üzülmüştüm''...
deozyon: televizyon

Küsme Pozisyonu

Artık pazarlık yapıyor oğlum. Birşey istediğinde mesela çikolata ve ben olmaz dediğimde pazarlığa başlıyor...
-Anne bi annaşma yapalım. Sadece biyane dadalada ver, son, söz.
annaşma: anlaşma
biyane dadalada: birtane çikolata

Kızdığımızda en masum ses tonu ve yüz ifadesiyle kendini savunuyor artık. Konu ne olursa olsun bahane hep aynı -cog güsel olsun die yabdım- veya -sadece noyun noynamak isdemişdim-....

A: Neden çoraplarını çıkardın oğlum?
B: Cog güsel olsun die cıkardım anne.

A: Bartu hemen ordan in, çok tehlikeli!
B: Sadece noyun noynamak isdemişdim anne...

Canım oğlum.....


4 Mart 2011 Cuma

Büyüdün(mü?)...

2.5 yıldır hayatımızda olan minik adam...

Beni sevdiğini söyleyecek, ''sacın cog güzel oldu'' diye iltifat edecek kadar büyüdün artık,  ve de pazarlık yapacak kadar.
-son bir dadalada daha söz!!!

Ve itiraz edecek kadar...
-ben bugün misim, beni yadın yıga!!!

Zaman zaman annene de küsecek, şikayet edecek kadar...
-ben üzüldüm, cünkü ssen yemeg yedin, men onun onnamak istiodum, men küsdüm....

Küçücük ellerinle annenin saçını okşayacak, şefkat gösterecek kadar...
Büyük bir heyecanla annene yardım edecek kadar...
-anne sana yadım edeyim miii? yamımcı olayımmı?

Oyuncak sepetinden istediğin oyuncağı almak için eğildiğimde ''Ben seni duddum anne, düşne diye duddumm anne'' diyecek kadar büyüdün...

Ama hala....
saçımla oynamadan uyuyamayacak, 3 taneden fazla olan herşeyin on tane olduğunu sanacak, duştan korkacak, ve tırnaklarının mum olduğunu düşünecek kadar küçücüksün...

Hala annenin minik sevgi dolu oğlusun...
Canısın...
Mis kokulususun...
Kucağıma aldığım andan itibaren beni tamamen değiştiren, birini kendimden fazla sevmeyi öğreten meleğimsin...

Bugün 2buçuk yaşında oldun birtanem, iyiki doğdun...


dadalada: çikolata
misim: temizim
yadın : yarın
yıga: yıka
onun onnamak: oyun oynamak 
yadım: yardım
yamımcı: yardımcı
duddum: tuttum
düşne: düşme




8 Şubat 2011 Salı

Karışık...

Kahvaltıdan sonra Tv keyfi yapan babasının karşısına geçti. Sonra bir televizyona baktı bir de babasına...
-Babaaaaa, sen ise diiiit. Baba ise ditmen lazım, ise dit baba...
Küçük Bey istediği kanal açılınca sustu. Sonra babasının oturduğu koltuğa gözünü dikince başladı yine...
-Babaaaa ise dit babaa, baybaaaay, ise ditmen lazım...
Cingöz:))
is: iş
dit: git



Beraber resim yapıyorduk. Daha doğrusu beyefendi şunu çiz diyor, ben de çiziyordum
B: anne did ciz
A: ne çizeyim?
B: did ciz
A: çiçek mi?
B: diiiid did did ciz did
A: kuş mu?
B: ııı-ııııh did ciz did ciz
A: kedi mi?
(ağlamaya başlıyor)
B: diiiiiiiid cizzzz anneeeee did ciz
A: Bartu anlamadım en iyisi sen bana did'in ne olduğunu anlat
eline bir lego parçası alır
B: bunu böle aıyoon (bunu böyle alıyorsun)
    bööle did did did yaıyoooon (böyle did did yapıyorsun)
legoyu kulağına götürüyor
     donra böleee yaıyooon (sonra böyle yapıyorsun)
     aloooo diyooon (alo diyorsun)
     alloooo dada del (alo teyze gel)
     delvis deldin dadaaa (elvis'de gelsin teyze)
     baaaabaaaaay
     böle did yaıyoooooon
A: telefon mu anneciğim?
B: hii defon (nihayet yüzü gülüyor)

defon : telefon




Oğlum kelimelerin sonuna mış-muş gibi ekler koyuyor artık. Ama kelimeden ayrı ve vurgulu söylüyor.
Mesela....
-Anne bak bi corap-mışş.
-Baaak bi dane dabak, benim mavi dabaım. Benim düdük mavi dabaım. Benim mavi dabaım buğda-mışş. (bak anne bir tane tabak, benim mavi tabağım, benim küçük mavi tabağım) benim mavi tabağım burdaymış.
-Anne, anneanne ise ditti, dede ise ditti-mişş.





Geçenlerde oğlum giymek istediği gömleği seçti...
B: Anne bak bu mavii. bunu diğdir.
A: Tamam canım gel giydireyim
B: Anne bunu yenni ılda diydiydim, herkes cog beendiydi...
   (anne bunu yeni yılda giydiydim herkes çok beğendiydi)



Not 1: Artık omlet yiyor benim tatlı oğlum
Not 2: Legolarla oynamayı çok seviyor.
Not 3: Bir de kağıt havluları dolaptan çıkarıp üstüste koyup kooocaman kuleler yapmayı çok seviyor. (Bkz. son iki fotoğraf)

29 Ekim 2010 Cuma

DEDE BU NE?

Oğlum ilk defa soru sordu bugün.
''Dede bu ne?''



Büyüyor...
Hergün yeni bir şeyler öğreniyor.

Basamak çıkarken sayıyor artık ''biii, idii, düü, bees, dığdı, dedi, sesis, on''...(1,2,3,5,6,7,8,10) (kimse öğretmedi!)

İsteklerini anlatıyor...
Üşüdüm diyor (düüdüm)
Kıyafetlerini seçiyor...
''vavi bababı'' (mavi ayakkabı)
Hangi eylemi ne saat yapacağına kendi karar veriyor,  sonra dediğimizde çok kararlı bir ses tonuyla ''dimdi'' diyor.
Birşey arayıp bulamazsak yardım ediyor, ''buğda'' diyerek hemen buluyor.
Kendi kendine oyunlar kuruyor, ve tabii bizi de dahil ediyor.
 Araştırıyor, karıştırıyor, inceliyor...

Ve artık soru soruyor...

Fındığım, canım, balım
büyümeni izlemek çok güzel...

Seni çok seviyorum...






10 Ağustos 2010 Salı

15 Dişli Canavar

Oğlumun alt köpek dişlerinden biri çıkmıştı geçenlerde, diğerini bekliyorduk. Bugün bir baktım üstteki iki köpek dişi birden çıkmış....

Toplamda 15 tane dişi oldu oğlumun...

4 Ağustos 2010 Çarşamba

23 Aylık...

Oğlum 23 aylık oldu...
2 yaşa çok az kaldı...
Büyüyor, kendi istekleri ve tercihleri olan kocaman bir çocuk oluyor

Seni çok seviyorum, seviyoruz...

29 Temmuz 2010 Perşembe

Ay-Yıldız...

Oğlum önce yıldızı öğrendi. Tvde gördü sonra gittiğimiz bir düğünde önce dekoratif deniz yıldızlarını, sonra gökyüzünü gösterip düğdız (yıldız) dedi heyecanla...
Sonra başka bir gün gökyüzünde Ay'ı gösterip düğdız deyince dedesi düzeltti ''o yıldız değil ay'' diye... Oğlum tekrarladı ''Ag''...

Bu aralar oğlum sürekli bezindeki yıldızları, ayı gösteriyor isimlerini tekrar ederek. Plajda gördüğümüz bir gencin şortundaki yıldız deseni, masal kitabındaki ay çizimi oğlumu bayağı heyecanlandırıyor...
Geçen sabah kahvaltıda oğlumun tabağındaki bir dilim domatesin çekirdek bölümü çıkınca oğlum kalan domatesi ay'a benzetmiş olacakki sevinçle bağırdı ''ag ag ag'' diye... elinde domates, çok mutlu!!! Sonra bir parça ekmek aldı tabağından, düğdız dedi!!! Domates dilimini aya, ekmek parçasını yıldıza benzetti benim oğlum.

Babanın yorumu: İşte benim oğlum, ay ve yıldızı seviyor, tam bir Türk!!!
Annenin yorumu: İşte benim oğlum, gökyündeki yıldızlar, ay, bir de mum sevdası var tam bir romantik...

22 Temmuz 2010 Perşembe

Büyüdükçe...

Oğlum büyüyor...
Nerdeyse 1 aydır çiş ve kaka yaptığında hatta yapacağında haber veriyor. Oturağa oturup çişini yapıyor. Bir-iki kere de kakasını yaptı... Önceleri yakalayıp bezini değiştiremezken, şimdi kaka yapar yapmaz anında yanıma gelip, elimden tutup beni bezlerinin yanına götürüyor...

Okunmasını istediği masal kitabını seçip getiriyor, yapmak istediği aktiviteyi kendi seçiyor. örneğin ''meee meee'' derse kuzu taklidi yapıp, emeklemek istiyor demek, genelde anneanneyle yapmayı tercih ediyor. Eline defterini alıp ''muu mu'' derse, mum çizmemizi istiyor, ''hag hag'' derse kalp çizmemizi istiyor!!!

Sabah yanıma yatıp babasını yataktan atmaya çalışıyor, sanki gücü yetermiş gibi:) yataktan atamayınca üzerinden çarşafı almaya çalışıyor. Babası bana sarılırsa sinir krizleri geçiriyor. Baba lavaboya gider gitmez babasının yerine yatıyor büyük bir telaş ve yüzünde zafer gülümsemesiyle...

Annesinin telefonunu, fotoğraf makinesini, anahtarlarını sadece annesi kullanabilir, eğer baba veya anneanne kullanmaya kalkarsa oğlum basıyor çığlığı... Herkes kendi malını kullansın!!!
Bir restoranda garson boş tabakları alınca, kuaförde bizim oturduğumuz yere biz kalktığımızda bir başkası gelip oturduğunda, herhangi bir eşyayı birine ödünç verdiğimizde... oğlum çıldırıyor!!!
Hatta herkes yerini bilecek, anne hep aynı yere oturacak, dedenin koltuğuna kimse oturmayacak. Bir gün önce benim kahve içtiğim fincanı bile unutmayıp hatırlatıyor...
Anneannenin çakmağını alıp arkasına saklıyor. Niye bu çocuk dik dik, hareketsiz durup öyle bakıyor diyoruz, meğer çakmağı saklamış. Babasından telefonu saklıyor, emziğini saklıyor. Neyseki benimle herşeyini paylaşıyor, benim eşyalarımı benden saklamıyor!!!

Oğlum büyüyor... Büyüdükçe değişiyor.
Her gün yeni bir şeyler öğreniyor, yeni alışkanlıklar kazanıyor.
Hep aynı güler yüzlü, sevgi dolu çocuk ama daha kişilikli, daha inatçı.
Zaman o kadar hızlı geçiyor ki, daha dün ilk adımlarını alkışlarken, bugün koşuyor, basamakları hızlı hızlı çıkıyor.
Doyamıyorum izlemeye, yaptıklarını anlatmaya...
Büyüdükçe yaptıklarını unutmaktan korkuyorum, ve her anın tadını çıkaramamaktan...

Not 1:
Oğlumun bir de köpek dişi var artık...

Not 2:
Yeni kelimelerimiz var...
hag: kalp
pi: pil
dokdo: doktor
aa: ay

16 Haziran 2010 Çarşamba

Bir-iki not

Oğlumun alt sağdaki azı dişi de çıktı ve dişleri 12 tane oldu. (4 Haziran)

buğuba: kurbağa (8 Haziran)

hu: su (16 Haziran)

23 Mayıs 2010 Pazar

Yeni Kelimeler

Oğlumun yeni kelimeleri...
to: top
tu: tuz
daktö: traktör
hağu: Harun (eniştesi)

Ayrıca bugün Bartu'nun sol altta azı dişi çıktı. 11 dişli canavarım benim!!!

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Gahgı yani kaka...

Oğlumla oyun oynuyorduk. Önce yüzü kızardı, sonra oyunu bıraktı olduğu yerde durdu öylece, ağzını ve gözlerini açtı çok ciddi!. Ardından oğlumun mis kaka kokusu. Buraya kadar her gün yaşadığımız doğal bir olay. Ama sonra ilk defa birşey oldu, oğlum ''gahgı'' dedi......
Bir-iki kere tekrar etti gahgı gahgı diye, kaka mı diyorsun diye sorunca gülümsedi. Anne şaşkın heyecanlı ve mutlu, çocuk gururlu, banyoya gittiler:))))

Bartu: Gahgı!??!!!
Anne: tavşan mı anneciğim, tavşanı mı gösterdin?
B: ıı-ıı, başını sağa sola sallıyor hayır anlamında...
A: ayı mı var tv'de? ayı mı diyorsun canım?
B : ıı-ıı
A: kaka mı dedin anneciğim, gahgı kaka mı?
B: hahh! gülümseyerek...

21 Nisan 2010 Çarşamba

Hoşgeldiniz Azı Dİşleri

Nihayet:)
Nihayet oğlumun üst azı dişleri çıktı, hemde ikisi birden. belki biri daha önce çıkmıştır bilmiyorum ama ben ikisini de bugün gördüm. Belki artık tavuk ve köfteyi daha severek yer yeni dişleri sayesinde:))) İnşaallah!!!

10 Nisan 2010 Cumartesi

Bazı Notlar

Oğlumla albüm görüyoruz geçen gün, halası, babaannesi ve dedesinin fotoğrafını gördü. Heyecanlandı, parmağıyla halasının fotoğrafına dokundu ve ''yaya'' dedi. Sonra tekrar tekrar sordum ve her seferinde aynı cevap ''yaya''!!! Evet, oğlum artık hala diyor...
Babaannesini gösterip sorduğumda ise ''vuuuv''dedi eliyle uçak hareketi yaparak...


Oğlumla sarmaş dolaş oyunlar oynayıp birbirimize sevgi gösterdiğimiz o eşsiz anların birinde aramızda geçen diyalog:

Anne: Sen benim canımsın, bebeğimsin birtanem

Bartu: nanne

Anne: Bartu söyle sen benim neyimsin?

Bartu: Bebii...


Bartunun bir dişi daha çıktı, oğlumun dişleri 8 tane oldu. Sıra azı dişlerinde, heyecanla bekliyoruz...

Birtanemin yeni kelimeleri:
app: hap
gaba: kabak

2 Nisan 2010 Cuma

Deh Deh!?!

inek : mö veya mo
kuzu: me
horoz: ü
köpek: vaf vaf
at: deh deh

Oğluma inek resmi gösterip bu nedir diye sorduğumuzda 'mö' diyor. yani her hayvana çıkardığı sese göre bir isim vermiş. Buraya kadar herşey normal ama ben karınca gördüğünde niye ''deh deh (at)'' diye peşinden koştuğunu anlamadım:)))

31 Mart 2010 Çarşamba

Yeni Kelimeler

Oğlumun 3 yeni kelimesi var artık!
Mo: mum
Mu: muz
Döhde: köfte
Canım benim, ne tatlı köfte diyor! Bir de yese:((
Tencere tava ne varsa dolaptan çıkarıyor. Biraz su, biraz oyuncak parçaları veya minnacık ellerle parçalanmış bir miktar kağıt havluyu tencereye koyuyor. Elinde kepçe, kaşık (mutfaktan ne albilirse artık) başlıyor mama yapmaya.
''Ne yapıyorsun oğlum?''
''Döhde...''
Seni yerimmmm!!!

21 Mart 2010 Pazar

Seçim Hakkı!

Oğluma ayakkabı almaya gittik. Kafamdaki yeşil beyaz spor ayakkabılardı ama oğlum inatla kırmızı beyaz olanını istedi. Kaç kere sorduk, fikrini değiştirmedi yakışıklım. Ve istediği oldu tabii!!! kırmızı beyaz spor ayakkabılarla eve döndük, ve oğlum herkese gösterdi cicilerini...
Canım oğlum, zevk sahibi oğlum, ne istediğini bilen oğlum... daha bir buçuk yaşında kendi seçimini yapıyorsun:)
Annen seni çok seviyor...

14 Mart 2010 Pazar

İnci Gibi Dişler Ve Yeni Huylar...

Oğlumun ilk dişi 11 aylıkken çıktı. O günden bu güne diş sayısı 6 oldu... Diş fırçalamak için zorlarsam ters tepebileceğini düşündüğümden hiç ısrar etmedim.
Daha tek dişi bile çıkmadan önce önünde diş fırçalamaya, ve bunu eğlenceli birşey olarak göstermeye başlamıştım zaten. Oğlum da bu olaya iyice ısınmış ve beni lavaboya giderken görse, dişlerini gösterip heyecanla beni diş fırçama yönlendirmeye alışmıştı. Fakat bir türlü küçük prens diş fırçalamaya veya fırçalatmaya yanaşmıyordu.
Veeeeee nihayet bugün oğlum yine benim kendi dişlerimi fırçalamamı heyecanla izleyip sonunda 'gel seninde dişlerini fırçalayalım' diyen annesini geri çevirmedi!!! Dişlerini gösterip sabırla fırçalamamı bekledi. Sonra fırçayı elimden kaptı ve kendi dişlerini fırçalamaya devam etti.
Umarım oğlum diş fırçalama alışkanlığını erken yaşta kazanır ve mis kokulu oğlumun inci gibi dişleri olur...

Küçük Bey'in bu sıralar yeni bir huyu var. Sürekli babasından saklamam üzere birşeyler veriyor elime, hemde büyük bir telaşla! Bu sabah babası 'oğlum mamanı bana versene benim olsun' deyince oğlum kahvaltı tabağını 'nanne nanne ıııh' diye bana uzattı.
Geçenlerde doktora gittik, babası beklerken broşürlere bakınca oğlum kızdı! babasının elinden kapıp kapıp bana getirmeye başladı.

Canım oğlum, hergün yeni bir huyunu öğreniyoruz. Aslında daha yazacak çok şey var ama sonra.... Anne yorgun...

12 Mart 2010 Cuma

18. Ay Kontrolü

Geçen hafta oğlumu 18. ay kontrolüne götürdük ama 1buçuk yaş heyecanıyla unutmuşum yazmayı...
Bartu 84 cm olmuş. Bu ay geçen ayki kilosunu korumuş ve halen 12kg. Doktorumuz oğlumun gelişimini çok iyi buldu.
Kan tahlili sonuçlarımız da iyi çıkınca nasıl besleniyorsa aynen devam kararı aldık. Oğluma içirmeyi hiç başaramadığım demir şurubu da tarihe karıştı böylece... Zaten bu zamana kadar toplasam 2 kaşık içmemiştir. Zaten bende nasılsa iyi besleniyor diye denemeyi bırakmıştım.
Aşısını da yaptırdık (DBT, Polio, Hib), çok ağlamış olsada kısa sürede unutup, giderken el sallamayı ihmal etmedi oğlum...
Ağustos'a kadar aşımız yok, mayıs ayında kontrolümüz var!

6 Mart 2010 Cumartesi

Yaş: 1+buçuk

Canım oğlum artık bir buçuk yaşında!
Her geçen gün biraz daha büyüyor, her gün yeni birşey öğreniyor. Artık söylenen herşeyi anlıyor, işaretle de olsa derdini anlatıyor.
Söylediği kelimeler de hızla artıyor oğlumun. Son olarak ayak dedi oğlum 'yayah'!!!

Sırayla bütün organlarını soruyoruz, hepsini gösteriyor. Ama eğer herhangi bir yerini gösterip bu ne diye sorarsak ve sorduğumuz ayak(yayah!) haricinde bir organıysa cevap hep aynı! net bir 'bımbı'!!!
E oğlum bımbı araba, elektrik süpürgesi ve saç kurutma makinesi değilmiydi?

Ne olduğunu bilmediği herşeyin adı 'bımbı'!!!
Bu kimin diye sorduğumuz herşey babaya ait!!!
Ayrıca bütün kıyafetlerini de babası alıyor...

Oğlumla aramızda sık yaşanan bir diyalog...
A: bu kimin? (elindeki bardağı göstererek)
B: ba-ba
A: pekii bu kimin Bartu? (elinde bebek dergisi)
B: ba-ba
A: Bartu ayakkabılarını kim aldı sana birtanem?
B: babbaaa!
A: ama teyze aldı sana onları!
B: dedeeeee! baba.... de-ba !

En favori oyuncakları, evdeki tencereler, tavalar ve cezveler. Sırayla bütün tencereler oturma odasına taşınıyor her sabah, boyundan büyük olanlar bile! Sonra bir heyecan beni çağırıyor ve kaşıkların olduğu çekmeceyi gösterip mamma mamma diyor. bende eline tehlikesiz bir kaşık veriyorum ve oğlumun oyunu başlıyor. Birkaç parça oyuncağı tencereye koyup karıştırıyor, tadına bakıyor, baktırıyor. Eğer eline köfte yaptığımız çelik tepsi geçerse o minicik elleriyle köfte yoğuruyor-muş gibi yapıyor! Biberonundan birkaç damla su damlatıp devam ediyor köfte yapımına!!!

Aslında yemek yapması gibi bir çok evi işini taklit ediyor oğlum. Hatta taklitle yetinmeyip gerçeğini istiyor. Bımbı bımbı diye dedesinin peşinden koşuyor, ne istiyorsun diye soran dedesini hemen elektrikli süpürgenin yanına götürüyor. Sonra başlıyorlar dede torun temizliğe! Ev 1 saat kadar süpürülüyor...
Geçenlerde kimse bımbı isteğine yanıt vermeyince kocaman elektrik süpürgesini kucaklayıp taşımaya çalıştı. Tabii anneannesi torunu düşmeden, bir yerini sakatlamadan imdadına yetişti!

18 aylık olmasıyla tehlikeli hareketler başladı oğlumda. Oturma odasında orta sehpaya çıkıp kendi etrafında dönüyor, oturup kalkıyor, eğer yanına yaklaşırsak üzerimize atlıyor.
Yatak odasında komidinin üstüne çıkıp kendini yüzüstü yatağa atıyor. Yüzü yatağa hızla çarpınca benim yüreğim ağzıma geliyor, oğlum ise içten bir kahkaha atıyor.

Bir de istekleri yerine getirilmeyince ortaya çıkan ağlama krizleri başladı. Mesela bir kase yoğurdu kaşık kaşık mama sandalyesine boşaltmak istediğinde ve engellendiğinde, veya pişik kremini yemek istediğinde ve annesi elinden aldığında, çöpü karıştırmak istediğinde örneğin... En son, içi sıcak yemek dolu düdüklü tencereyi mama sandalyesinde önündeki tepsiye koymadım diye ağlama krizine girdi beyefendi! istekleri tehlikeli ve çok abuk olmadığı sürece çok üzmüyorum oğlumu. Yeni şeyler denesin, öğrensin, gelişsin.... Dağıtsın, kirletsin, kirlensin... Mutlu olsun, özgür olsun, ama sınırları bilsin!

Canım oğlum, birbuçuk yaşında oldun, kocaman oldun... Çooook uzun, sağlıklı ve huzurlu bir hayatın olsun... Hep mutlu ol...

16 Şubat 2010 Salı

Baba Bımbı....

Birkaç kelimeyle ve 'ııııııh'larla her derdini anlatan oğlum bugünlerde konuşma çalışmalarına hız verdi. Bütün yiyecek ve içeceklere, ayrıca emziğe biberona mama diyen oğlum nihayet mamalar arasında bir ayrım yapıp ekmeğe 'mehmek' dedi. Tabii favori yiyeceğinin ekmek olduğunu düşünürsek ekmeğe bu ayrıcalığı yapması normal.

İşte oğlumun repertuarından kelimeler:

babba: baba
mama - mammı- mamam: mama, yemek, su, ekmek, meyve, emzik
hüpp mamam: çok sevdiği mama!
dedde: dede
deeğde: teyze
nenne: anneanne
nanne: anne
bımbı-bumbu-bımbi: araba, saç kurutma makinesi, elektrik süpürgesi, klima,bulaşık makinesi
biybıy: yeni oyuncak arabası
vaf vaf: hav hav yani köpek
ü: horoz
me me me: kuzu sesi
memmi: emzik
mehmek: ekmek
baba bımbı (kol havada, el salmaya hazır): baba işe gitti.

ayrıca oğlumun tek bir kereye mahsus söylediği ve birdaha kesinlikle söylemediği kelimeleri var.
işte tek seferlik kelimeler:

ağaba: araba
canca: çanta
köpehh: köpek
bebe: bebek
diddi: gitti
bıybıy: bay-bay
emdih: emzik

şimdilik bu kadar, bakalım fındık ilerleyen günlerde neler söyleyecek!!!