Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers
Dil Gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dil Gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2011 Pazar

Küsme, anlaşma, savunma...

Artık konuşuyor. Daha önce söylediği kelimeler bizi şaşırtıyordu, şimdi kurduğu cümleler. Çok düzgün bir cümle yapısıyla ve bozuk kelimelerle konuşması öyle güzel öyle tatlı bir tezat oluşturuyor ki, çıldırıyorum. Her konuştuğunda öpmek, ısırmak istiyorum fındık burnunu:))

Bir de küsmeye alıştı artık beyefendi... Her küstüğünde merdivenin bir basamağına  yüzüstü yatıp, popoyu dikip, mır mır mır söylenmeye başlıyor. Genelde şöyle:
-ben dedemle noyun noynamak istiodum. dedem deozyon izleneğe ditti. dedem menimle noynanadı die men cog üzüldüm. dedeeeee deeeeedeeeee men noyun noynamak istediiiiiiiiiiiiiim. ben cog üzüldün, küstüm.
Olaydan birkaç saat sonra hatırlayıp hatırlayıp söylüyor ''Ben küstüm, ben cog üzüldüm. Ben dedemle noyun noynamak istedim. dedem ditti diye cog üzülmüştüm''...
deozyon: televizyon

Küsme Pozisyonu

Artık pazarlık yapıyor oğlum. Birşey istediğinde mesela çikolata ve ben olmaz dediğimde pazarlığa başlıyor...
-Anne bi annaşma yapalım. Sadece biyane dadalada ver, son, söz.
annaşma: anlaşma
biyane dadalada: birtane çikolata

Kızdığımızda en masum ses tonu ve yüz ifadesiyle kendini savunuyor artık. Konu ne olursa olsun bahane hep aynı -cog güsel olsun die yabdım- veya -sadece noyun noynamak isdemişdim-....

A: Neden çoraplarını çıkardın oğlum?
B: Cog güsel olsun die cıkardım anne.

A: Bartu hemen ordan in, çok tehlikeli!
B: Sadece noyun noynamak isdemişdim anne...

Canım oğlum.....


27 Şubat 2011 Pazar

Saklambaç, pijama ve benim annem

Anneanne, dede ve Bartu saklambaç oynuyorlar. Oğlum kapıya kadar gidip anneanne ve dedeye sırtını dönüyor, kendinden emin bir gülüsemeyle onu bulmalarını (!) bekliyor, gerçekten sabırla bekliyor...
Anneanne: Aaa Bartu nerde acaba?
Bartu: Burdadır

Oğlum kelimelerin sonuna -mış -muş -dır -dir gibi ekler koymayı çok seviyor. Oyun alanında jetonlu oyuncaklardan otobüs şeklinde olanı gösterip ''Anne bak bu bi odöbüs-müş'' diyor. Veya ''bu bir kalem'' demiyor, ''bu bir kalem-dirr, bu kalem-miş'' diyor...




Oğlum her sabah önce yatak odasından sonra evden çıkıp, bakkala gidip ekmek almak için sabırsızlanıyor. Son zamanlarda pijamalarla bakkala gidilmeyeceğini öğrenmiş durumda (nihayet sabah ağlamaları azaldı)... Sabah yanıma gelip pijamalarını tutarak başlıyor söylenmeye...
-Anne bak bu bir niyana, bu da niyana, bu da niyana , bak bunlar ep niyana... adii adi adiiiii meni giydir.
niyana: pijama

ep: hep
adi: hadi
meni: beni

Bu sabah baba-oğulun arasında geçen konuşmalardan biri de şöyle:
B: Bu menim annem
Baba: Hayır benim annem
B: Meniiiiiiiiiim meniiiiim annem Niyan.
Baba: Hayır Nihan benim annem
B: Niyan menim annem senin kayın.

menim: benim
Niyan: Nihan
Senin kayın: senin karın


Canım canım canım canım..................................................


8 Şubat 2011 Salı

Karışık...

Kahvaltıdan sonra Tv keyfi yapan babasının karşısına geçti. Sonra bir televizyona baktı bir de babasına...
-Babaaaaa, sen ise diiiit. Baba ise ditmen lazım, ise dit baba...
Küçük Bey istediği kanal açılınca sustu. Sonra babasının oturduğu koltuğa gözünü dikince başladı yine...
-Babaaaa ise dit babaa, baybaaaay, ise ditmen lazım...
Cingöz:))
is: iş
dit: git



Beraber resim yapıyorduk. Daha doğrusu beyefendi şunu çiz diyor, ben de çiziyordum
B: anne did ciz
A: ne çizeyim?
B: did ciz
A: çiçek mi?
B: diiiid did did ciz did
A: kuş mu?
B: ııı-ııııh did ciz did ciz
A: kedi mi?
(ağlamaya başlıyor)
B: diiiiiiiid cizzzz anneeeee did ciz
A: Bartu anlamadım en iyisi sen bana did'in ne olduğunu anlat
eline bir lego parçası alır
B: bunu böle aıyoon (bunu böyle alıyorsun)
    bööle did did did yaıyoooon (böyle did did yapıyorsun)
legoyu kulağına götürüyor
     donra böleee yaıyooon (sonra böyle yapıyorsun)
     aloooo diyooon (alo diyorsun)
     alloooo dada del (alo teyze gel)
     delvis deldin dadaaa (elvis'de gelsin teyze)
     baaaabaaaaay
     böle did yaıyoooooon
A: telefon mu anneciğim?
B: hii defon (nihayet yüzü gülüyor)

defon : telefon




Oğlum kelimelerin sonuna mış-muş gibi ekler koyuyor artık. Ama kelimeden ayrı ve vurgulu söylüyor.
Mesela....
-Anne bak bi corap-mışş.
-Baaak bi dane dabak, benim mavi dabaım. Benim düdük mavi dabaım. Benim mavi dabaım buğda-mışş. (bak anne bir tane tabak, benim mavi tabağım, benim küçük mavi tabağım) benim mavi tabağım burdaymış.
-Anne, anneanne ise ditti, dede ise ditti-mişş.





Geçenlerde oğlum giymek istediği gömleği seçti...
B: Anne bak bu mavii. bunu diğdir.
A: Tamam canım gel giydireyim
B: Anne bunu yenni ılda diydiydim, herkes cog beendiydi...
   (anne bunu yeni yılda giydiydim herkes çok beğendiydi)



Not 1: Artık omlet yiyor benim tatlı oğlum
Not 2: Legolarla oynamayı çok seviyor.
Not 3: Bir de kağıt havluları dolaptan çıkarıp üstüste koyup kooocaman kuleler yapmayı çok seviyor. (Bkz. son iki fotoğraf)

14 Kasım 2010 Pazar

ANNE - OĞUL YANYANYA...

''Anne yanyanya'' deyip yanıma geliyor bebeğim, kolunu boynuma dolayıp saçımla oynaya oynaya uyuyor, daha doğrusu uyuyoruz yanyanya... tabii eğer şanslı gecemdeysem!
Eğer değilsem tam uyuyacağını düşündüğüm bir anda yataktan inip ''dahdu e-e, ıı-ııııh'' (Bartu uyumak istemiyor)der ve çeşitli isteklerde bulunur.
- Annee, Dahdu hu dister (Anne, bartu su istiyor)
- Dahtu mus dister (Bartu muz istiyor)
- Dahtu tütü dister (Bartu first tv istiyor)

Gün içinde oğlumla yaşadığımız bazı diyaloglar...

Sabah kahvaltıda...
- anne dotuydum (anne oturdum)
- anne dahdu düt disteeer (anne Bartu süt ister)
- al anneciğim sütün burda, başka ne istiyor benim oğlum?
- mabne, bal mekmek, vavi kahgış (labne, ballı ekmek, mavi kaşık)
- al birtanem
- anne dahdu yağ dister, yağ mekmek (anne Bartu tereyağı ister)

not: ben bu satırları yazarken oğlum bir parça kağıt havluyu bir bardak suyun içine batırıp batırıp gelip yüzümü siliyor, sırılsıklam oldum...

öğlen yemeğini hazırlarken yanıma gelip, elini omzuma atıyor (tabii boyuma yetişebilmek için önce sandalyeyi yanıma çekiyor ve üzerine çıkıyor). Bir süre beni inceledikten sonra soruyor:
- Anne napyoyyon? (anne napıyorsun?)
- yemek yapıyorum anneciğim, acıktınmı?
- hihiii(gülerek), Dahdu mama dister.(Bartu yemek ister)
- anne bu ne?
- bu patates, bu tavuk...
- Dahdu döfde dister. (Bartu köfte ister)
- oldu...

Ben sofrayı hazırlıyorum, oğlum ordan oraya koşuyor ''mama bahbiiiii, mama bahbiiiiii'' (mama vaktiiii)

 Bartu çişini oturağına yapıyor.
- anne dis daptım
- aferin oğluma, gel tuvalete dökelim
- dahdu döh (Bartu dökecek)
ben önden gidip dökünce oğlum çok kızıyor. koşa koşa yanıma geliyor.
- anneeee ne döhdün, dahdu döh. anne ne döh dahdu anne dahdu döh....
- tamam oğlum içine köpük yapalım sende köpüğü dök.
- hah bübik dahdu bübük döhh, hihihiii(gülüyor) (Bartu köpük dökecek)
oğlum mutlu, ben mutlu...

Tabakta iki tane yeşil biber var, oğlum onlara bakıp büyük bir heyecanla
- anne baaak, yeşis beb, ayni baaak bu ayni! (anne bak yeşil biber, ikisi birbirinin aynı)
dolap tertipliyorum oğlum iki elbise askısını eline alıyor
- anne baaaak dıskı ayniii (dıskı: askı)

evden çıkarken girişteki ışığı açık bırakıyoruz. Oğlum bu durumu farkedip annesini uyarıyor tabii ki...
- anne mum daçık, gah mum, ane gah! (gah: kapat)
akşam yatmadan önce ışığı kapatıyoruz, oğlum kızıyor...
- anneee dah, mum dahh!!! ( dah : aç)



döhdüm: döktüm
dühdüm: düştüm
daptım: yaptım
del: gel
veeğ: ver
dah: aç
del ditme: gel gitme
dotuydum: oturdum
dahdıı: kalktı
dühdüü: düştü
diğdir: giydır
dıkağğ: çıkar
dister: ister, istiyor
di-iyoğ: geliyor
dütü: ütü
buğha yap: buhar yap (ütü yaparken)
büüb buha: büyük buhar, çok buhar yap
yeğne doğdum: yerine koydum
doddoğdug: doktorculuk

daha neler var neler, sonra devam ederim oğlum, annen seni çoooooook seviyor, seni anlatmaya doyamıyor....

29 Ekim 2010 Cuma

DEDE BU NE?

Oğlum ilk defa soru sordu bugün.
''Dede bu ne?''



Büyüyor...
Hergün yeni bir şeyler öğreniyor.

Basamak çıkarken sayıyor artık ''biii, idii, düü, bees, dığdı, dedi, sesis, on''...(1,2,3,5,6,7,8,10) (kimse öğretmedi!)

İsteklerini anlatıyor...
Üşüdüm diyor (düüdüm)
Kıyafetlerini seçiyor...
''vavi bababı'' (mavi ayakkabı)
Hangi eylemi ne saat yapacağına kendi karar veriyor,  sonra dediğimizde çok kararlı bir ses tonuyla ''dimdi'' diyor.
Birşey arayıp bulamazsak yardım ediyor, ''buğda'' diyerek hemen buluyor.
Kendi kendine oyunlar kuruyor, ve tabii bizi de dahil ediyor.
 Araştırıyor, karıştırıyor, inceliyor...

Ve artık soru soruyor...

Fındığım, canım, balım
büyümeni izlemek çok güzel...

Seni çok seviyorum...






20 Ekim 2010 Çarşamba

Manzaramız bu!


Bugünlerde oğluma her baktığımızda gördüğümüz manzara bu! bazen işaret parmağını sokuyor burnuna, bazense orta parmağını... son keşfi iki parmağını iki burun deliğine sokmak ve aynı anda iki burun deliğini birden karıştırmak.
Kızmıyoruz, tatlı tatlı söylüyoruz -bir işe yaramıyor-
Belki biraz daha büyüyünce herkesin içinde yapılmaması gerektiğini anlar, anlatabiliriz.
Şimdilik olayın çok üstünde durmuyoruz inatlaşma başlamasın diye...


oğlumun pis halleri:)

Not 1:
Pazartesi günü teyzesiyle beraber önce yemek sonra alışveriş birkaç saatimiz dışarıda geçeceği için ve uygun bir tuvalet bulamayacağımızdan  oğluma bez taktım, nedenini de açıkladım. Belki de 4-5 saat çişini yapmadı. sonra çiş çiş diye bağırmaya başlayınca bezine yapmasını önerdim . Ama oğlum kaşlarını çatıp bana baktı ve ''bes ııı-ıııh, bes ııı-ıııh'' (bez hayır) dedi çok kararlı bir şekilde. Ve ilk defa umumi bir tuvalete çiş yapma deneyimi yaşadı oğlum, doğru yere isabet ettiremesekte:))

Not 2:
Artık tüm gün konuşuyor... Sabah ''baba mekmek bihbi'' (baba ekmek bitti) diyerek başlıyor. ''baba bahba mekmek, anne ııı-ııh'' (baba bakkaldan ekmek alalım, annem gelmesin) diye devam ediyor...
Sonra...

Gün içinde gördüğü tüm nesnelerin adını söylüyor.

ısgı(elbide askısı)
ninnan: fincan
vezve: cezve
bababı: ayakkabı
coğaap: çorap
yoat: yoğurt
düdük dah: küçük taş
büüb dah: büyük taş
büüb daktööğ: büyük traktör
yişi daktööğ: yeşil traktör
vavi gahgış: mavi kaşık
hağı gakağ: sarı çatal

Sürekli emirler veriyor....

anne diğdir: anne giydir
anne dıağ: anne çıkar
dahş: aç
bıah: bırak
diiit: git
dit me: gitme
geh: gel
dede mama ıı-ıııh: dede yemek yeme(benimle oyna!)
dada bımbı ıı-ıııh: teyze arabaya binme (gitme)

Ve gece olunca...

ee-e ıı-ııh: uyumak istemiyorum
anne geh, yad, ee-eeh: anne gel yanıma yat, uyuyalım
anne memmi bımbı: anne emziğimi ver, beni arabamda uyut
anne diiit, dede e-ee: anne sen git dedem uyutsun
dede ıı-ıııh, anneanne geh: dede değil anneanne uyutsun

Sonunda bir şekilde uyuyor kime denk gelirse artık.
Uyuyor, ve annesi onu çok ama çoooook özlüyor...

1 Ekim 2010 Cuma

Her gün yeni bir kelime...


Yeni kelimeler...

anne: anne (önceleri nanne diyordu)
büib baba: büyük baba
nindan: fincan
huj: ruj
bahbal: bakkal
namud: armut
üneh: güneş
dittii: gitti
diğdir: giydir (ayakkabılarını göstererek)
bah: bak

Oğlum cümle kuruyor artık,

baba diddi: baba gitti
mekmek bihbi: ekmek bitti
mekmek bihbi baba bahbal mekmek : ekmek bitti babam bakkaldan ekmek alsın
bah daktöğ: bak traktör
duğundu bip : turuncu ip
vavi bımbı: mavi araba
bah yişi bımbı: bak yeşil araba
daydu bihbi, bahba daydu: caillou (kitap) bitti, başka caillou
bi bebe, düdüt bebe:  bir bebek, küçük bebek

hatta sohbet etmeye başladık... 

Bartu: mav dühdü, piss pis (bluzunu çekiştirip, yüzünü ekşiterek), ıhıı ıhııı aaahaı(ağlama taklidi yapıyor),  anne hah (eliyle bıcı bıcı hareketi yapıyor), dohdoğ aap...
tercümesi: miyav(kedi) düştü, üstü başı pis oldu, annesi onu temizledi, doktor hap verdi.

anneanne ve teyze sohbet ediyor, Bartu oyun oynuyor, ama kulak misafiri olup soruna çözüm buluyor...
Anneanne: Ruj almak istiyorum, hiç rujum kalmadı...
Teyze: yarın alışverişe çıkar alırız...
Bartu: dede bahbal, dedde bahbal huj... (dede bakkaldan ruj alsın)

Bartu'nun afiyetle yediği armut bitiyor...
B: Anne nammut bihbi, bahba nammut. (Anne armut bitti başka armut yok mu?)
A: Evde başka armut kalmadı bitanem, elma vereyim mi?
B: ı-ıııh elllma ı-ııııh (sinirleniyor). Nammut. baba bahbal nammut. (hayır elmaya hayır! söyle babama bakkaldan armut alsın!)
A: Tamam oğlum baba bakkaldan armut alır yarın...
B: Haahh! (hah şöyleee! yola gel bakalım!)

dil gelişiminden bahsettik tuvalet meselesini atlamıyalım...

Oğlum çişi geldiğinde oturağının yanına gidiyor, külodunu indiriyor ve çişini yapıyor. İlk 2-3 gün ufak tefek kazalar oldu ama nerdeyse 10 gündür hiç kaza yok. Artık kaka problemimiz de kalmadı, biraz paniklese de sonunda gidip oturağına yapabiliyor.
Oğlumun bana güzel bir sürprizi de oldu bu arada... gece bez takmama rağmen sabah kuru uyanmaya başladı. Bu durumda biraz cesaret dedim kendime ve gece bezini de çıkardım. Bazen sabaha doğru uyanıp çişini haber veriyor, veya sabaha kadar tutuyor.  İyi gidiyoruz...
Umarım kış gelmeden tuvalet eğitimini tamamlarız.

21 Eylül 2010 Salı

Eylül - doğumgünü, bayram ve bayram şekerleri...

Eylül oldukça hareketli ve güzel geçiyor bizim için...

Önce oğlumun halası ve babaannesi geldi beyefendinin doğum günü için...
Halanın düğün hazırlıkları olduğundan sadece 5 gün kalabildiler ama bu 5 günü iyi değerlendirdik. Birgün doğayla içi içe, birgün aile ziyareti, birgün doğumgünü derken 5 gün çarçabuk geçti. Bol bol öptüler kokladılar oğlumu babaannesi ve halası, ve tabiiki oğlum da babaannesi ve halasını öptü...
Oğlum halasına ''yaya'' diyordu, artık ''hağa'' diyor. 5 gün boyunca ''hağa hağa'' diye peşinden koştu durdu. 2 yaş boyutundaki bisiklete de bindirdi halasını, küçücük kaydıraktan da kaydırdı:)) çok eğlendi oğlum...
Babaannesine ''nenne'' demeye devam ediyor. ''Nenneeee'' diye  çağırıp yanına yere oturtuyor sonra oynamak istediği oyuncağı seçiyor ve başlıyorlar oyuna...


4 Eylül'de hep beraber doğumgününü kutladık oğlumun. Annesi, babası, babaannesi, halası, anneannesi, dedesi, (teyzesi birgün önce kutladı), Ayşe Teyzesi, Berk Abisi, Hande Yengesi ve Savaş...


Doğumgünü çocuğu pastasındaki mumları üfledikten sonra partinin geri kalanını bahçede kurumuş çiçeklerle oynayarak geçirdi. Bu arada babası da 4-5 arının saldırısına uğradı:((


Bayramın ilk 2 günü aile ziyaretleriyle geçti herzamanki gibi...

Bayramın üçüncü günü çok güzel bir ailenin ziyareti hepimizi çok mutlu etti... Arkadaşlarımız Gülfer ve Soner, ve dünya tatlısı kızları Ceylin - oğlumun ilk arkadaşı...
Biri kız, biri erkek... biri 3, diğeri 2 yaşında... biri bıcır bıcır konuşuyor, diğeri işaret dilini kullanıyor.... öyle güzel anlaştılar ki fındıklar, çok tatlılardı gerçekten:)). 

Yapboz yaptılar, kaydırakta kaydılar, oğlum arkadaşını salıncakta salladı:), topraktan yapraktan kek börek yaptılar, sohbet ettiler ;))(oğlum arkadaşının sorularına kısa cevaplar verdi ''hah, gımgım, mekmek, döfde)

Bartu Ceylin'i çok sevdi... Ceylin otelde kalmaya gidince oğlum bana telefonu getirip ''dehdi dehdi(ceylin)'' dedi telefonu kulağına koyarak. ''Ceylin'i arayım mı'' dedim ''hah!'' dedi evet anlamında:) ceylinin birkaç gün sonra geleceğini söylediğimizde sakinleşti ama daha sonra kapıya gidip ''dehdiii dehdiiii'' diye çağırdı eliyle gel gel yaparak...

Şimdi Ceylin İstanbula döndü. Bartuya Ceylin nerde diye soruyoruz, ''mekmek mama'' diyor (Ceylin ekmek ve mama almaya gitti anlamına geliyor). Ceylin yine gelsin mi diye soruyoruz, kocaman bir gülümsemeyle hah!(evet) diyor. Gülfer en kısa zamanda yine bekliyoruz...


Eylül oldukça hareketli ve güzel geçiyor dedim ya, işte bu güzelliklerden biri de oğlumun tuvalet eğitimiyle ilgili...
2 gündür bezsiz benim oğlum... sadece kilot giydiriyorum, çişi geldiğinde oturağına gidiyor, kilodunu indirip yapıyor. İlk gün 1 kaza, 2. gün 2 kaza oldu. Gece yatmadan önce bezini takıyorum. Daha önce de kısa süreli bezsiz bırakma denemeleri yapmıştım ama 2-3 saat sonra ''bee bee'' diye söylenmeye başlayınca pes ediyordum (bee bez demek oluyor). Ama şimdi iyi başladık, iyi gidiyoruz. Kış gelmeden (2 ayımız var) bu işi sonuçlandırma hayalleri kuruyorum ama kakasını tuvalete yaptıramıyorum henüz...

Başka bir güzellik ise oğlumun dil gelişimi...
Söyleyebildiği kelimeler hızla artıyor. Günde ortalama 2 yeni kelime söyleyip şaşırtıyor bizi. renkleri öğrenmeye başladı. iki kelimeyi artık yan yana getirebiliyor...
İşte yeni kelimeleri...

tüs: tuz
jikeeğ: şeker
vehve: kahve
dah: taş
behbe: pembe
tuuğdu: turuncu
yişii: yeşil
mami, mai: mavi
hağı: sarı
mo: mor
bip: ip
bihbi: bitti
buut: bulut
boh: boş
bahbiii: basket
vağe: fare
biibi:pipi
duş: kuş
dağdu: Caillou
sağa: Sarah
hao: Leo
dehdi: Ceylin
duğdu : kurudu (çimlerimiz)
büib: büyük
hallim, hellim: hellim
boop: top

Bakalım yarın neler söyleyecek küçük beyefendi...

29 Temmuz 2010 Perşembe

Ay-Yıldız...

Oğlum önce yıldızı öğrendi. Tvde gördü sonra gittiğimiz bir düğünde önce dekoratif deniz yıldızlarını, sonra gökyüzünü gösterip düğdız (yıldız) dedi heyecanla...
Sonra başka bir gün gökyüzünde Ay'ı gösterip düğdız deyince dedesi düzeltti ''o yıldız değil ay'' diye... Oğlum tekrarladı ''Ag''...

Bu aralar oğlum sürekli bezindeki yıldızları, ayı gösteriyor isimlerini tekrar ederek. Plajda gördüğümüz bir gencin şortundaki yıldız deseni, masal kitabındaki ay çizimi oğlumu bayağı heyecanlandırıyor...
Geçen sabah kahvaltıda oğlumun tabağındaki bir dilim domatesin çekirdek bölümü çıkınca oğlum kalan domatesi ay'a benzetmiş olacakki sevinçle bağırdı ''ag ag ag'' diye... elinde domates, çok mutlu!!! Sonra bir parça ekmek aldı tabağından, düğdız dedi!!! Domates dilimini aya, ekmek parçasını yıldıza benzetti benim oğlum.

Babanın yorumu: İşte benim oğlum, ay ve yıldızı seviyor, tam bir Türk!!!
Annenin yorumu: İşte benim oğlum, gökyündeki yıldızlar, ay, bir de mum sevdası var tam bir romantik...

16 Haziran 2010 Çarşamba

Bir-iki not

Oğlumun alt sağdaki azı dişi de çıktı ve dişleri 12 tane oldu. (4 Haziran)

buğuba: kurbağa (8 Haziran)

hu: su (16 Haziran)

23 Mayıs 2010 Pazar

Yeni Kelimeler

Oğlumun yeni kelimeleri...
to: top
tu: tuz
daktö: traktör
hağu: Harun (eniştesi)

Ayrıca bugün Bartu'nun sol altta azı dişi çıktı. 11 dişli canavarım benim!!!

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Gahgı yani kaka...

Oğlumla oyun oynuyorduk. Önce yüzü kızardı, sonra oyunu bıraktı olduğu yerde durdu öylece, ağzını ve gözlerini açtı çok ciddi!. Ardından oğlumun mis kaka kokusu. Buraya kadar her gün yaşadığımız doğal bir olay. Ama sonra ilk defa birşey oldu, oğlum ''gahgı'' dedi......
Bir-iki kere tekrar etti gahgı gahgı diye, kaka mı diyorsun diye sorunca gülümsedi. Anne şaşkın heyecanlı ve mutlu, çocuk gururlu, banyoya gittiler:))))

Bartu: Gahgı!??!!!
Anne: tavşan mı anneciğim, tavşanı mı gösterdin?
B: ıı-ıı, başını sağa sola sallıyor hayır anlamında...
A: ayı mı var tv'de? ayı mı diyorsun canım?
B : ıı-ıı
A: kaka mı dedin anneciğim, gahgı kaka mı?
B: hahh! gülümseyerek...

20 Nisan 2010 Salı

Çiçek Böcek



Bu aralar oğlumun en büyük eğlencesi bahçe, çiçek, böcek. Babasıyla beraber çiçeklere su vermek, kelebeklerin peşinden koşmak, deh deh diye diye karıncaları kovalamak...
taşları toplayıp ordan oraya taşımak, onlarla mama yapmak...
Geçen gün oğlum minik bir böceği köşeye sıkıştırdı. Deh deh diye sevinçle bağırıp böceğe dokunmaya çalıştı. Hayvancağız ne kadar uğraştıysa kurtulmayı başaramadı. Sonra oğlum yerden aldığı minik bir taşı böceğin üzerine koymaya çalıştı, beceremedi. 'Oğlum napıyorsun' diye sorunca heyecanla taşı gösterip 'mmama mamma' dedi iyi niyetli oğlum. Amacı böceği beslemekmiş meğer. Sonra bir şekilde dikkatini başka yöne çekmeyi başardık ve böcek kurtuldu!!!

Kuru üzüm sevdalısı oğlum, beni çağırıp kuru üzümlerin olduğu dolabı gösterip duruyor günde birkaç kere! Biliyorum çok faydalı, yesin oğluşum. zaten henüz çikolata bisküvi gibi hazır gıdalara başlamadık (şimdi şimdi hiç te niyetim yok zaten!) abur cubur yiyeceğine meyve, kuru meyve yesin...
Tabii bu üzüm sevdasıyla oğlum yeni bir kelime ekledi repertuarına: düdüm (yani üzüm)...

Bir de oğlum bu aralar yerde bir kağıt parçası veya pis olduğunu düşündüğü herhangi bir şey görünce ''biss'' yani pis diyor. Hatta yerden alıp çöpe doğru koşuyor bazen.

düdüm: üzüm
bibek: kelebek
bis: pis

10 Nisan 2010 Cumartesi

Bazı Notlar

Oğlumla albüm görüyoruz geçen gün, halası, babaannesi ve dedesinin fotoğrafını gördü. Heyecanlandı, parmağıyla halasının fotoğrafına dokundu ve ''yaya'' dedi. Sonra tekrar tekrar sordum ve her seferinde aynı cevap ''yaya''!!! Evet, oğlum artık hala diyor...
Babaannesini gösterip sorduğumda ise ''vuuuv''dedi eliyle uçak hareketi yaparak...


Oğlumla sarmaş dolaş oyunlar oynayıp birbirimize sevgi gösterdiğimiz o eşsiz anların birinde aramızda geçen diyalog:

Anne: Sen benim canımsın, bebeğimsin birtanem

Bartu: nanne

Anne: Bartu söyle sen benim neyimsin?

Bartu: Bebii...


Bartunun bir dişi daha çıktı, oğlumun dişleri 8 tane oldu. Sıra azı dişlerinde, heyecanla bekliyoruz...

Birtanemin yeni kelimeleri:
app: hap
gaba: kabak

2 Nisan 2010 Cuma

Deh Deh!?!

inek : mö veya mo
kuzu: me
horoz: ü
köpek: vaf vaf
at: deh deh

Oğluma inek resmi gösterip bu nedir diye sorduğumuzda 'mö' diyor. yani her hayvana çıkardığı sese göre bir isim vermiş. Buraya kadar herşey normal ama ben karınca gördüğünde niye ''deh deh (at)'' diye peşinden koştuğunu anlamadım:)))

31 Mart 2010 Çarşamba

Yeni Kelimeler

Oğlumun 3 yeni kelimesi var artık!
Mo: mum
Mu: muz
Döhde: köfte
Canım benim, ne tatlı köfte diyor! Bir de yese:((
Tencere tava ne varsa dolaptan çıkarıyor. Biraz su, biraz oyuncak parçaları veya minnacık ellerle parçalanmış bir miktar kağıt havluyu tencereye koyuyor. Elinde kepçe, kaşık (mutfaktan ne albilirse artık) başlıyor mama yapmaya.
''Ne yapıyorsun oğlum?''
''Döhde...''
Seni yerimmmm!!!

16 Şubat 2010 Salı

Baba Bımbı....

Birkaç kelimeyle ve 'ııııııh'larla her derdini anlatan oğlum bugünlerde konuşma çalışmalarına hız verdi. Bütün yiyecek ve içeceklere, ayrıca emziğe biberona mama diyen oğlum nihayet mamalar arasında bir ayrım yapıp ekmeğe 'mehmek' dedi. Tabii favori yiyeceğinin ekmek olduğunu düşünürsek ekmeğe bu ayrıcalığı yapması normal.

İşte oğlumun repertuarından kelimeler:

babba: baba
mama - mammı- mamam: mama, yemek, su, ekmek, meyve, emzik
hüpp mamam: çok sevdiği mama!
dedde: dede
deeğde: teyze
nenne: anneanne
nanne: anne
bımbı-bumbu-bımbi: araba, saç kurutma makinesi, elektrik süpürgesi, klima,bulaşık makinesi
biybıy: yeni oyuncak arabası
vaf vaf: hav hav yani köpek
ü: horoz
me me me: kuzu sesi
memmi: emzik
mehmek: ekmek
baba bımbı (kol havada, el salmaya hazır): baba işe gitti.

ayrıca oğlumun tek bir kereye mahsus söylediği ve birdaha kesinlikle söylemediği kelimeleri var.
işte tek seferlik kelimeler:

ağaba: araba
canca: çanta
köpehh: köpek
bebe: bebek
diddi: gitti
bıybıy: bay-bay
emdih: emzik

şimdilik bu kadar, bakalım fındık ilerleyen günlerde neler söyleyecek!!!

26 Ocak 2010 Salı

Nannee!!!

17 ay sonra oğlum bana anne demeye karar verdi!
Geçenlerde oğlumun sesiyle uyandım 'nanneeee nannnneee mama, nannee nanne mama' diye...
Tahminen çok kıymetli emziğini yere atmış, biraz söylenmiş ıııh'lamış, ıııhh'lamaların işe yaramadığını, annesini uykusundan uyandıramayacağını anlamış ve çareyi bana anne diye seslenmekte bulmuştur. Sonunda ben uyanınca eliyle emziğini işaret edip 'nanne mama, nanne mama' diye isteğini tekrarladı küçük bey. Ve emziğine kavuşunca içten sıcak bir gülümsemeyle annesine teşekkür etti oğluşum...
Not:
Nanne =anne
Mama =emzik (oğlum burada emzik anlamında kullanmış olsa da yemek, ekmek, su gibi gıdalara da mama, mamam veya mammı diyor)

Oğluma...: ben seni yerim! ne tatlı nanne diyorsun canım noğlum!

21 Ocak 2010 Perşembe

Renkli renkli...

Ocak ayında oğlumun yaptıklarını kısa kısa not düşmüştüm bir yerlere, tarihleriyle beraber...
Şimdi buraya aktarayım en iyisi, hayatımızdaki bazı renkli anları bir günlükte toplamış olalım bariiii...

02.01.10 Ctsi.
Oğlum kaka yaptıktan sonra eliyle bezine vurarak haber verdi. galiba tuvalet dönemine adım adım yaklaşıyoruz.


05.01.10 Salı
Oğlum el arabasını gezdirip eee-eee-e yapıyor. Hatta içine oyuncağını koyuyor. Oyuncağını uyutmaya çalışıyor ama bu oyuncak bazen bir araba olabiliyor...


06.01.10
Oğlumu yine babasıyla aramıza yatırdım bu sabah. Hiç olmazsa yarım saat daha kestirebiliyorum böylece... Ama bu sabah farklı bir şey oldu. Oğlum çantamdaki bebe bisküvilerini buldu ve yemeye başladı. sessiz sessiz bisküvilerini yerken, ve ben biraz(!) uyurken babasıda uykusunda söyleniyordu ''offff yapmasana oğlum yeter, çocuğa birşey söylesene ooooooooff'''... sonunda dayanamadım ve ''AAAyyy noldu ki? çocuk uslu uslu oturuyor bisküvi yiyor'' diye patladım. Meğer benim cingöz oğlum bisküvileri yemiyor parçalayıp parçalayıp babasının kulağının içine atıyormuş!!! Minicik eller ne işler beceriyor:)) Oğlum bu sabah babasının kulağını bisküvi kırıntısıyla doldurdu.


21.01.2010
Sabah sabah dünya tatlısı bir sesle uyandım-uyandırıldım yine. Nanne mama! Nanne mama! Nanae mamaaaaaaaa! Nanneeeeee mamaaaaaaa! oğlum acıkmış annesine haber veriyormuş meğer...

....
Baba-babaaağa: baba
Dedde- dede- dedieee: dede
Değde: teyze
Nennne: anneanne
Innne: anne (çok ender)
Mamma- mammı- mamam: yemek, su, ekmek, emzik
Imbımbı- bımbım- ımbı- imbı- umbu: araba
Bımgha bımgha bımgha bım: ?
Debba: ?
Bıyımbi: ? elektrik süpürgesi olabilir
Diyabba: ?
Deeh deeh de

19 Aralık 2009 Cumartesi

Özel Kelimeler...

Bugün oğluma albümden junior’ın (teyzesinin eski köpeği)resmini gösteriyoruz...
Anne(ben): Bartu bak köpek, ne güzel köpek değil mi birtanem bak cici köpek.
Anneanne: Bartu gördün mü köpeciği ne kadar tatlı....
Bartu: Kööpeekhh!
Anne:!!!
Anneanne:!!!

Not: oğlum bazı kelimeleri bir kere söylüyor ve bir daha imkansız söylemiyor, söyleteiyoruz. Tek seferlik kelimeleri:

Emmdih: emzik ( birkere söyledi somra emziğe mamma, memma veya çok ender memem demeye devam etti)
Amdih: emzik
Canca: çanta
Yeğe: yere koy beni anlamında yeri işaret ederek.
Ayaba: araba
Düddü: düştü
Ve son olarak kööpeekhh
Bu kelimeleri söyleyebildiğği kelimelerden saymıyorum. Çünkü sadece bir kere söylüyor bir daha söylemiyor nedense.