taşları toplayıp ordan oraya taşımak, onlarla mama yapmak...
Geçen gün oğlum minik bir böceği köşeye sıkıştırdı. Deh deh diye sevinçle bağırıp böceğe dokunmaya çalıştı. Hayvancağız ne kadar uğraştıysa kurtulmayı başaramadı. Sonra oğlum yerden aldığı minik bir taşı böceğin üzerine koymaya çalıştı, beceremedi. 'Oğlum napıyorsun' diye sorunca heyecanla taşı gösterip 'mmama mamma' dedi iyi niyetli oğlum. Amacı böceği beslemekmiş meğer. Sonra bir şekilde dikkatini başka yöne çekmeyi başardık ve böcek kurtuldu!!!
Kuru üzüm sevdalısı oğlum, beni çağırıp kuru üzümlerin olduğu dolabı gösterip duruyor günde birkaç kere! Biliyorum çok faydalı, yesin oğluşum. zaten henüz çikolata bisküvi gibi hazır gıdalara başlamadık (şimdi şimdi hiç te niyetim yok zaten!) abur cubur yiyeceğine meyve, kuru meyve yesin...
Tabii bu üzüm sevdasıyla oğlum yeni bir kelime ekledi repertuarına: düdüm (yani üzüm)...
Bir de oğlum bu aralar yerde bir kağıt parçası veya pis olduğunu düşündüğü herhangi bir şey görünce ''biss'' yani pis diyor. Hatta yerden alıp çöpe doğru koşuyor bazen.
düdüm: üzüm
bibek: kelebek
bis: pis



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder