Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Kreş, krup... Ve oğlumun anlattıkları...

Korktuğum gibi olmadı, ısırma olayı sonrası sadece 1 gün problem yaşadık. Sonra eski düzenimize döndük, ağlamadan mutlu mutlu gidiyor okuluna. Perşembe - cuma üstüste, iki arkadaşının doğum günü kutlaması yapılmış ve pasta yemişler, yanında da meyve suyu içmişler anlat anlat bitiremiyor. Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer, oğlum pasta meyve suyu sayesinde daha da bağlandı okuluna...
Ne yazık ki okulla ilgili bu güzel gelişmeler yaşanırken oğlum yine hasta oldu. Ctsi gecesi krup şeklinde bir öksürükle uyandı. Çok şükür öksürük krizine girmedi yine (yaklaşık bir ay önce krup olduğunda gece yarısı hastaneye gitmiştik, soğuk buhar ve rahatlatıcı bir iğneyle eve dönüp ertesi gün tekrar aynı şeyi yaşamıştık)
Şimdi iyi, sadece burnu akıyor...


Son zamanlarda durmadan birşeyler anlatıyor, yazmayı unutuyorum veya vakit bulamıyorum. Unutmadan yazayım bazılarını...

Oğlum banyoda gizli gizli saçlarını kesmiş. Ön taraftan bir tutam saçını dibinden uçurmuş.
-Neden kestin oğlum saçlarını?
-Dıbırcık olsun diye kesdim anne... Önnerini kesdim, arkalalalarını bırakdım. Eyonun saçı dıbırcık, ben de saçım dıbırcık ossun isdedim.
dıbırcık: kıvırcık
Eyon: Erol (kreşten arkadaşı)

Okula giderken oğlum çalışmayan bir trafik lambası gördü....
-Anne bak ışık bosulmuş, onaramamamamıslar çünkü çok yüksek. Ama babam onarır, babam o ısığa dokunabilir çünkü babam çoooooook büyük.

Akşam anneanne ve dedeyle yemek yerken...
-Anane yemeğini bitirmiş, dabağı boşalık, dedenin dabağıda boşalık, annemin dabağıda boşalık. Benimki boşalık diil, dolu.

Anneanne ve dedesinin televizyonu bozuldu. Ekranın yarısı normal gösteriyordu, ama diğer yarısında renkler bozuk, pusluydu. Yeni olduğu için iade ettiler ve şimdi yenisinin gelmesini bekliyorlar.
-Ananne  deezyon bosuldu. Ama yarısı bosuk, yarısı onarık.

-Dede bak benim sakalım var. Ama benim sakalım düçük, babamın sakalı cooooooog büüüğğğüüüüüüük. Babamın sakalıı üüçç danee!!!


24 Nisan 2011 Pazar

Hadi bahar gel artık...

20 gündür hastayız... Ben grip, farenjit, öksürük, alerji..... Oğlum ise Krup ve hala daha devam eden öksürük.... Zor hem anne hem çocuk aynı anda hasta olunca çok zor! Hele bir de çocuk hiç bir şekilde ilaç içmezse, burun damlasından ve hatta ıhlamurdan bile nefret ederse.... Üstüne iştahsızlık başlarsa ....
Sonuç iyileşemeyen bir anne, iyileşemeyen ve iyileşemedikçe huyu da kötüleşen bir velet.
Neyse ki aramızda geçen hoş diyaloglar var da biraz neşeleniyoruz:)

B: Anne ayağın iyileşti mi?
A: Ayağım iyiydi zaten oğlum, boğazım ağrıyordu.
B: Βurdan attın (ağzımı gösterdi), burdan kaydı kaydı, düştü düştü düştüüüüü, ayağına geldiiiii....
Α: Ne düştü anneciğim?
B: İlaç


A: Okul nasıldı bugün?
B: Cog üzeldi anne, ama bi cocug ağlıyodu...  Anne sen benim annemsin okulun annesi değilsin!

11 Mart 2011 Cuma

Hidrosel ve hastane maceramız...

Ne zormuş çocuğun ameliyathaneye götürülürken arkasından bakmak ve sonrasında beklemek....
Perşembe günü oğlum hidrosel ameliyatı oldu. Biliyordum basit bir ameliyat olduğunu, birkaç saat içinde eve döneceğimizi... Ama yinede ameliyat tarihi belli olduktan sonra hiç uyumadım, uyuyamadım. Korktum. Oğlumun canı acıyacak diye, ameliyata giderken gözleri beni arayacak diye, tanımadığı insanlarla soğuk bir oda da kendini yalnız hissedecek diye, çok korktum. Ama en çok ta genel anesteziden korktum...

Neyse ki korktuğum gibi olmadı. Ameliyata girmeden önce oğluma içirdiğimiz sakinleştirici sayesinde oğlum ameliyathaneye yüzünde gülümsemeyle ve hafif sarhoş bakışlarla girdi. Üstelik babası ve ben ameliyathanenin kapısına kadar oğluma eşlik edebildik. Sonrasında doktorun anlattığına göre ağzında emziğiyle çok sakin durmuş damar yolu açılırken. Ameliyattan sonra ayılırken de yanındaydım oğlumun. Ameliyattan sonra çok ağladı ama ağrısı olduğu için değil, elinde ki seruma kızdığı için. Ağlaya ağlaya uyudu birtanem... Uyandığında çok neşeliydi, yatakta ayağa kalkıp bizi korkuttu... Birkaç yudum su içtikten sonra ''pilav pilaaaaav'' diye ağlayınca oğluma özel pilav pişirildi hastanede...  ''Cog düzeeeel, cog düzelmiş anne'' diye diye bir tabak pilavı bitirdi oğlum.
Ameliyat sonrası pilav ve oğlum...

Eve geldiğimizde Koşup zıplamaya başladı hemen. Hiç ağrısı olmadı. Hatta ameliyat yerinin farkında olduğunu bile sanmıyorum. Bir kaç kere elindeki iğne izini (yani minik bir nokta) gösterip ''uff oldu,ağıyoo'' dedi o kadar. Belkide bütün o olayın elindeki o minik nokta için olduğunu düşünüyordur...

Ve geçti, bitti...
Nihayet rahatladık...
Çok şükür...

Not 1: Ameliyattan önce giydirdiğimiz kedili fareli hastane önlüğünden huylandı beyefendi, ameliyat saatine kadar çıplak bekledi. Ameliyathaneye giderken, sakinleştiricinin etkisindeyken ancak giydirebildik.
Not 2: Bahsettiğim sakinleştiriciyi 3 kişi,yarım saatte zor içirdik.
Not 3: Hastane yatağını bozmuş olabiliriz. Yukarı çıkar, aşağı indir, başını kaldır, ayak bölümünü kaldır, oğlum bayıldı.

29 Ekim 2010 Cuma

Krup...

Oğlum krup oldu...
Ateşi yok, neşesi yerinde, sadece biraz uykulu gibi bir hali var. Bir de özellikle sabah ve geceleri çıkardığı tuhaf sesler var tabii...
Şimdilik 2 farklı şurup verdi doktorumuz, inşallah antibiyotiğe gerek kalmaz...

10 Ekim 2009 Cumartesi

Birkaç Not...

........6 Ekim'de oğluma eko çekildi yine kontrol amaçlı.
Sonuç çok iyi, 2 yıl sonra yine kontrolümüz var...


........Oğlum bugünlerde eline bir kap veya cezve gibi bir şey alıp gidip çiçeklere su verirmiş gibi yapıyor. Eğer biz de su sesi yaparsak tatlı tatlı gülümsüyor.....


.........Oğlum oyuncak atını alıyor, deeeh deeh diyerek atını yürütüyor. Benden öğrendi, ben de 'deh dıgıdık dıgıdık deh' diyorum:)

.........Emdih, emdi emdih: emzik! Sanırım oğlum bugün kendi çapında emzik dedi.... üstelik emziğini elinde tutup incelerken.....

7 Mart 2009 Cumartesi

Eko...

Bugün ekokardiyografi çekildi yine kontrol amaçlı... 2.3mmlik perde 1mm’ye inmiş. Bu hiçbirşey dedi doktorumuz.
Çok mutluyum.
6 ay sonra yine çektireceğiz...

21 Ocak 2009 Çarşamba

İlginç - Neşeli - Mutlu

Bugün sabah uyandık ve oğluma yatakta çok ilginç bir pozisyonda bulduk. Oğlum yatağa enlemesine yan bir şekilde yatmış ayaklarını kollarını sallıyordu. Nasıl becerdi nasıl öyle dönebildi bilemiyorum...
Sonra oğlumu aramıza aldık babasıyla... Veee başladı çığlıklar!!! Çatlak birses tonuyla ingağaaaaa ınnaağaağaağaa diye..... Canım benim....
Ayrıca bugün oğlum beni çok mutlu etti. Daha çok sol tarafına yatıyor. Oturttuğumda ise başını dimdik tutuyor. Galiba boynu düzeliyor...

19 Ocak 2009 Pazartesi

Oğlum 4 buçuk aylık...

Etrafına karşı çok ilgili. Kim ne yapıyor, ne ediyor dikkati dikkatli inceliyor. Eline ne gelse büyük bir iştahla ağzına sokuyor. Hiçbir şey bulamazsa kendi parmaklarını emiyor. Ali babanın çiftliği ve tavşan en sevdiği şarkılar, ben söyleyince neşeleniyor.
Artık her gün kakasını yapıyor. Acaba ek gıdalarla alakası varmı bilmiyorum ama elma suyuna başladık, kakası düzene girdi....
Fizyoterapiste kontrole gittik bugün. Hüseyin Bey Bartu’nun Boynunu çok iyi buldu. Düzeliyor galiba, çok mutluyum...



12 Ocak 2009 Pazartesi

Ateşe rağmen...

Bugün sabah oğlumu süt vermek için yataktan aldığımda bana biraz sıcak geldi. Ateşini ölçtüm 37.3.... Belki pek bir yüksek değil ama daha önceleri hep 36.5 ölçtüğüm için biraz endişelendim . biraz bekledim, klimayı falan kapattım, nemli bezle sildim. Bir değişiklik olmayınca ateş düşürücü verdim... Civcivimi uyuttum, ve ara sıra uyanıp kontrol ettim, düşmüştü.
Öğleye doğru doktoru aradım. Çok hafif çıkmış dedi. Eğer 35.5 üzerine çıkarsa esas çıkmış sayılır ama yinede biraz yükselmiş vücut ısısı dedi. 38’in üzerine çıkarsa haberleşelim, antibiyotik veririm dedi, ama neyse ki çıkmadı...

Ateş mateş hikaye, oğlumun keyfi yerinde... Akşama doğru port bebede otururken kendine farklı bir oyun buldu oğlum. Vücut sabit, ayaklar popodan itibaren havada... birkaç saniye öyle havada duruyor ayakları, sonra yine....

Bartu’nun yeni oyuncağı(!!!) bir derginin hediye ettiği küçük kitapçık. Geçen gün mendil poşetine gösterdiği ilgiyi bugünde bu kitapçığa gösterdi.... Değişik şeyler keşfetmeyi seviyor bu çocuk!!!
Kitabı eline aldığında;
Önce inceledi....
Dudaklarını uzatıp dilini çıkardı...
Ağzından tükürükler saçtı...
Kitabı elinde çevirdi, çevirdi....
Sonra sıra en önemli aşamaya geldiii...
Tam ağzına sokup tadına bakacakken annesi elinden kaptı, çocuğun keyfi yarım kaldı.... yazık oğluma!!!!!! Canım benim................
Ayrıca bugün oğlumu oyun minderine yatırdım. Çok mutlu oldu, tüm gücüyle kollarını ayaklarını salladı. Elleri kolları asılı duran oyuncaklara çarptıkça bayağı bir heyecanlandı. Bu arada bir iki fotoğraf çekmeyide başardım. Canım oğlum, balım oğlum, tatlım oğlum....



Not: Ateş düşürücüyü çok erken verdim aslında, biraz daha bekleyebilirdim. Ama ilk defa ateşi çıktığı için panikledim biraz...

9 Ocak 2009 Cuma

Oğlum hasta...

Bugün Bartu’yu doktora götürüyoruz çünkü oğlum dün gece rahat uyuyamadı. Hep burnu tıkandı, rahatsız oldu bütün gece. Saat 4.30’da randevumuz var....

Doktora gittik, hasta olmasına rağmen Bartu çok neşeliydi. Tüm şirinliklerini sergiledi, güldü, kahakaha attı, kendini geriye geriye atıp bacaklarını havaya kaldırdı. Doktor pipisini muayene ederken doktorun eline işedi. Figen Hanım gülerek n’aptın sen deyince Bartu Bey kahakahayı bastı yine...
Sonuç olarak oğlum üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyormuş oğlum. Peditus ve burun damlasına başlıyoruz...
Umarım kısa sürede iyileşir bebişim...

8 Ocak 2009 Perşembe

:( Öksürük:(

Biraz öksürüğü var oğlumun, biraz da iştahsız sanki.... bende şımarıklık yapıyor sanmıştım:(((
Bartu aynaya baktı ve dokundu, hatta eliyle aynayı itti...

6 Ocak 2009 Salı

Ekokardiyografi...

Bugün babamla beraber Bartu’yu eko çektirmeye götürdük.
Bizden başka iki aile daha vardı bebekleriyle. Suphi Bey biraz gecikince oğlum diğer bebekleri bol bol izleyecek, inceleyecek vakti bulmuş oldu.
Bizim gibi bekleyen insanlara baktı, farklı bir yere geldiğini anlamış gibi çevresini inceledi.
Eko çekilirken çok usluydu. Dik dik monitöre baktı sanki kendi kalbini görmek istiyormuş gibi....

Sonuç: Bartu’nun kalbinde 2.3mm’lik bir perde varmış, üfürümü yapan o perdeymiş. Birçok bebekte olurmuş ve 6 aylık olunca kaybolurmuş. Doktor, keşke herkese böyle güzel haberler verebilsek dedi! Üç ay sonra kontrol amaçlı tekrar ekosu çekilecek Bartu’nun, randevumuzu aldık bile...

Not 1: Doktor Bartu için çok güzel bir bebek dedi.... (öyle tabii, kimin oğlu?!!!)
Not 2: Bugün doktordan dönünce bir baktım ki Bartu’nun damağında bir beyazlık. Oğlumun alt dişlerinden biri damağın altından daha bir belirginleşmiş. Galiba bir aya kadar ilk dişini görürüz oğlumun...

29 Aralık 2008 Pazartesi

Tortikollis ve üfürüm:(

Dayanamadık doktora gittik bugün!!! Bir süredir boynunu hep sağa dönük tutmasından, hep sağ tarafına yatmasından ve sola dönmeyi kesinlikle reddetmesinden acaba çocuğun bir rahatsızlığı mı var diye endişeleniyordum. Bir yerde de tortikollis diye birşeyler okumuştum... Yani kafaya taktım. Dün gece internetten de araştırma yapınca teşhisi koydum ve bütün gece gözüme uyku girmedi...
Veee Bartu’yu doktora götürdük bugün. Teşhis doğru maalesef ‘tortikollis’ yani boyun eğriliği... Genelde normal doğumlarda bebeğin başının zorlanması sonucu görülürmüş, veya bebeğin anne karnındaki pozisyonundan da olabilirmiş. Doktorumuz Figen Hanım bizi bir fizyoterapiste yönlendirdi ve fizik tedavi ile geçeceğini, ameliyata gerek kalmayacağını söyledi.

Ayrıca Figen hanım Bartu’nun kalbinde aylardır melodik bir üfürüm dinlediğini söyledi. Önemli birşey çıkacağını sanmıyorum ama bir eko çektirelim, rahatlıyalım dedi... Ve bize Kıbrıstaki tek çocuk kalp doktoru olan Suphi Bey’e gitmemizi söyledi. Moralim bozuldu biraz ama annemle konuşunca bende ve babamda da olduğunu öğrendim, biraz rahatladım. Zaten doktor da bir şey çıkacağını sanmıyorum dedi.

Doktorumuz Bartu’nun gelişimini çok iyi buldu. Artık ek gıdalara başlıyoruz.
· Sabah 9-10’da elma-armut(önce elma ile başlıyoruz)
· Öğleden sonra 3-4 gibi yoğurt (ılık,ekşisiz,günlük,inek sütünden)
· Akşamları 7’de sütlü pirinçli mama (Bebelac, Cerelac, Holle)
Tabii bu ek gıdaların hepsini hemen bir günde vermeye başlamıyorum. Önce bir hafta elme suyu ile başlıyorum. Sonraki hafta yoğurt ve daha sonraki hafta da mama...

Bartunun boyu 66cm.
Kilosu 7090gr
Baş çevresi 42.5cm

Doktordan çıkınca Fizyoterapist'e gittik. Bartu başını sol tarafa çevirmemek için bayağı direndi ve Fizyoterapist her denediğinde ağladı.... Fizyoterapi uzmanı Hüseyin bey bize iki hareket gösterdi. Bu hareketleri günde üç defa, boynuna (sol) sıcak nemli havlu tuttuktan ve lasonil krem ile masaj yaptıktan sonra yapacağız. Ayrıca hep sol tarafına yatıracağız, konuşurken ve kucağımızda tutarken de hep başının sola dönük olmasına dikkat edeceğiz. Peki neden benim tatlımın başına böyle bir şey geldi??? Sebep Bartu’nun 4 kiloluk iri bir bebek olması ve ana rahminde (ki annesi ben-minik-minyon-zayıf!!!)sıkışık bir vaziyette durması olabilirmiş...

Umarım düzelir...
Umarım kalbinde hiçbir problem çıkmaz...
Canım oğlum... hep mutlu ol, hep sağlıklı ol...

11 Aralık 2008 Perşembe

Ooooffff....

Bugün sabah sabah doktoru aradım, Peditus diye bir şurup verdi. Umarım işe yarar...
Ateşini sık sık kontrol ediyorum, çok şükür ateş falan yok... burnu çok rahatsız ediyor bebeğimi ama dünkü gibi keyifsiz değil, bize güldü de bayağı.......
Bugün emziğini o küçücük elleriyle tutup çıkardı, ve bir süre öyle elinde tuttu...

10 Aralık 2008 Çarşamba

Oğlum Hasta:(((

Bugün sabah Bartu’nun burnu tıkanmaya ve akmaya başladı. Akşama doğru tıkanıklık iyice arttı. Neyse ki burun aspiratörümüz var, gerçekten süper bir alet. Bartu’nun burnunu sık sık temizliyoruz ve birkaç saatte bir burun damlası damlatıyoruz. Çok şükür oğlumun ateşi çıkmadı. Canım benim hiç keyfi yok.... En iyisi yarın doktoru aramak....
Düşünüyorum düşünüyorum, oğlumun neden nasıl hastalandığını bir türlü bulamıyorum. Hava güzeldi.... Ooooof of, bilmiyorum........

6 Aralık 2008 Cumartesi

Doktor...

Sabah sabah uyandık ve doktora gittik...
Doktor oğlumu muayene ederken Bartu önce güldü, cilve yaptı, sonra kilosuna bakarken ağlamaya başladı. Nedense bebeğim lilosuna bakılmasını hiç sevmiyor.
Gelişimi çok iyi, kilo 6600gr., boy 63cm. Baş kontrolü de gayet iyi dedi doktorumuz. Önümüzdeki ay ek gıdalara başlayabilirmişiz. Kulaklarının arkasındaki kızarıklık için krem verdi, çıngırağı takip ediyor mu diye baktı doktorumuz vardı. Sonra sıra aşıya geldi. Pek bir şey hissetmese de ayağının sabit tutulmasından huylanan oğlum biraz ağlar gibi oldu ama hemen sakinleşti...
Vee , mutlu bir şekilde evimize geldik, evde bizi bekleyen babaanne ve halaya gülücükler atmaya devam ettik....