Korktuğum gibi olmadı, ısırma olayı sonrası sadece 1 gün problem yaşadık. Sonra eski düzenimize döndük, ağlamadan mutlu mutlu gidiyor okuluna. Perşembe - cuma üstüste, iki arkadaşının doğum günü kutlaması yapılmış ve pasta yemişler, yanında da meyve suyu içmişler anlat anlat bitiremiyor. Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer, oğlum pasta meyve suyu sayesinde daha da bağlandı okuluna...
Ne yazık ki okulla ilgili bu güzel gelişmeler yaşanırken oğlum yine hasta oldu. Ctsi gecesi krup şeklinde bir öksürükle uyandı. Çok şükür öksürük krizine girmedi yine (yaklaşık bir ay önce krup olduğunda gece yarısı hastaneye gitmiştik, soğuk buhar ve rahatlatıcı bir iğneyle eve dönüp ertesi gün tekrar aynı şeyi yaşamıştık)
Şimdi iyi, sadece burnu akıyor...
Son zamanlarda durmadan birşeyler anlatıyor, yazmayı unutuyorum veya vakit bulamıyorum. Unutmadan yazayım bazılarını...
Oğlum banyoda gizli gizli saçlarını kesmiş. Ön taraftan bir tutam saçını dibinden uçurmuş.
-Neden kestin oğlum saçlarını?
-Dıbırcık olsun diye kesdim anne... Önnerini kesdim, arkalalalarını bırakdım. Eyonun saçı dıbırcık, ben de saçım dıbırcık ossun isdedim.
dıbırcık: kıvırcık
Eyon: Erol (kreşten arkadaşı)
Okula giderken oğlum çalışmayan bir trafik lambası gördü....
-Anne bak ışık bosulmuş, onaramamamamıslar çünkü çok yüksek. Ama babam onarır, babam o ısığa dokunabilir çünkü babam çoooooook büyük.
Akşam anneanne ve dedeyle yemek yerken...
-Anane yemeğini bitirmiş, dabağı boşalık, dedenin dabağıda boşalık, annemin dabağıda boşalık. Benimki boşalık diil, dolu.
Anneanne ve dedesinin televizyonu bozuldu. Ekranın yarısı normal gösteriyordu, ama diğer yarısında renkler bozuk, pusluydu. Yeni olduğu için iade ettiler ve şimdi yenisinin gelmesini bekliyorlar.
-Ananne deezyon bosuldu. Ama yarısı bosuk, yarısı onarık.
-Dede bak benim sakalım var. Ama benim sakalım düçük, babamın sakalı cooooooog büüüğğğüüüüüüük. Babamın sakalıı üüçç danee!!!


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder