Önce oğlumun halası ve babaannesi geldi beyefendinin doğum günü için...
Halanın düğün hazırlıkları olduğundan sadece 5 gün kalabildiler ama bu 5 günü iyi değerlendirdik. Birgün doğayla içi içe, birgün aile ziyareti, birgün doğumgünü derken 5 gün çarçabuk geçti. Bol bol öptüler kokladılar oğlumu babaannesi ve halası, ve tabiiki oğlum da babaannesi ve halasını öptü...
Oğlum halasına ''yaya'' diyordu, artık ''hağa'' diyor. 5 gün boyunca ''hağa hağa'' diye peşinden koştu durdu. 2 yaş boyutundaki bisiklete de bindirdi halasını, küçücük kaydıraktan da kaydırdı:)) çok eğlendi oğlum...
Babaannesine ''nenne'' demeye devam ediyor. ''Nenneeee'' diye çağırıp yanına yere oturtuyor sonra oynamak istediği oyuncağı seçiyor ve başlıyorlar oyuna...
4 Eylül'de hep beraber doğumgününü kutladık oğlumun. Annesi, babası, babaannesi, halası, anneannesi, dedesi, (teyzesi birgün önce kutladı), Ayşe Teyzesi, Berk Abisi, Hande Yengesi ve Savaş...
Doğumgünü çocuğu pastasındaki mumları üfledikten sonra partinin geri kalanını bahçede kurumuş çiçeklerle oynayarak geçirdi. Bu arada babası da 4-5 arının saldırısına uğradı:((
Bayramın ilk 2 günü aile ziyaretleriyle geçti herzamanki gibi...
Bayramın üçüncü günü çok güzel bir ailenin ziyareti hepimizi çok mutlu etti... Arkadaşlarımız Gülfer ve Soner, ve dünya tatlısı kızları Ceylin - oğlumun ilk arkadaşı...
Biri kız, biri erkek... biri 3, diğeri 2 yaşında... biri bıcır bıcır konuşuyor, diğeri işaret dilini kullanıyor.... öyle güzel anlaştılar ki fındıklar, çok tatlılardı gerçekten:)).
Yapboz yaptılar, kaydırakta kaydılar, oğlum arkadaşını salıncakta salladı:), topraktan yapraktan kek börek yaptılar, sohbet ettiler ;))(oğlum arkadaşının sorularına kısa cevaplar verdi ''hah, gımgım, mekmek, döfde)
Bartu Ceylin'i çok sevdi... Ceylin otelde kalmaya gidince oğlum bana telefonu getirip ''dehdi dehdi(ceylin)'' dedi telefonu kulağına koyarak. ''Ceylin'i arayım mı'' dedim ''hah!'' dedi evet anlamında:) ceylinin birkaç gün sonra geleceğini söylediğimizde sakinleşti ama daha sonra kapıya gidip ''dehdiii dehdiiii'' diye çağırdı eliyle gel gel yaparak...
Şimdi Ceylin İstanbula döndü. Bartuya Ceylin nerde diye soruyoruz, ''mekmek mama'' diyor (Ceylin ekmek ve mama almaya gitti anlamına geliyor). Ceylin yine gelsin mi diye soruyoruz, kocaman bir gülümsemeyle hah!(evet) diyor. Gülfer en kısa zamanda yine bekliyoruz...
Eylül oldukça hareketli ve güzel geçiyor dedim ya, işte bu güzelliklerden biri de oğlumun tuvalet eğitimiyle ilgili...
2 gündür bezsiz benim oğlum... sadece kilot giydiriyorum, çişi geldiğinde oturağına gidiyor, kilodunu indirip yapıyor. İlk gün 1 kaza, 2. gün 2 kaza oldu. Gece yatmadan önce bezini takıyorum. Daha önce de kısa süreli bezsiz bırakma denemeleri yapmıştım ama 2-3 saat sonra ''bee bee'' diye söylenmeye başlayınca pes ediyordum (bee bez demek oluyor). Ama şimdi iyi başladık, iyi gidiyoruz. Kış gelmeden (2 ayımız var) bu işi sonuçlandırma hayalleri kuruyorum ama kakasını tuvalete yaptıramıyorum henüz...
Başka bir güzellik ise oğlumun dil gelişimi...
Söyleyebildiği kelimeler hızla artıyor. Günde ortalama 2 yeni kelime söyleyip şaşırtıyor bizi. renkleri öğrenmeye başladı. iki kelimeyi artık yan yana getirebiliyor...
İşte yeni kelimeleri...
tüs: tuz
jikeeğ: şeker
vehve: kahve
dah: taş
behbe: pembe
tuuğdu: turuncu
yişii: yeşil
mami, mai: mavi
hağı: sarı
mo: mor
bip: ip
bihbi: bitti
buut: bulut
boh: boş
bahbiii: basket
vağe: fare
biibi:pipi
duş: kuş
dağdu: Caillou
sağa: Sarah
hao: Leo
dehdi: Ceylin
duğdu : kurudu (çimlerimiz)
büib: büyük
hallim, hellim: hellim
boop: top
Bakalım yarın neler söyleyecek küçük beyefendi...







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder