Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers

21 Ekim 2009 Çarşamba

Temiz oğlum...

Oğlum alüminyum folyo rulosunu alıp vuvvvu vuu diye diye elektrik süpürgesi yapıyor....
Yerde gördüğü herhangi bir kırıntıyı alıp çöpe atıyor....
Orta yerde duran terlik gibi dağınıklık yaratan birşey görürse ııııh ııııııh diye onu gösteriyor ve kaldırana kadar da susmuyor...
Eline bir parça kağıt havlu veya herhangi bir bez geçse hemen sehpayı, dolap kapaklarını ve yerleri silmeye başlıyor...
Altını değiştikten sonra bezini alıp çöpe götürüyor veya biz atana kadar ıııııh ıııııh söyleniyor bezini göstererek...

Çok temiz benim oğlum çok!!!!

18 Ekim 2009 Pazar

Eve dönüş...

Bir haftalık güzel bir tatilden sonra, bir sürü güzel anıyla evimize döndük....

İstanbulda bol bol gezdik. Anadolu kavağına balık yemeye gittik. Kanlıca’da şekerli yoğurt yedik. Bol bol alışveriş yaptık. Oğlum da bol bol gözlem yaptı, değişik yerler farklı insanlar gördü...




Alışveriş merkezinin birinde, bir bebe mağazasından kaptığı elbise askısıyla sevinç çığlıkları eşliğinde askıyı sallaya sallaya dolaştı.

Halasıyla beraber kahve içtiğimiz bir cafeden menüyü kaptı, biz bayağı bir sonra farkettik ve dönüp iade ettik!!!

Bir Akşam arkadaşlarımızın dünyalar güzeli kızlarıyla tanıştı. Fındıkların halleri çok hoştu! Oğlum aradaki sadece 1 yaş farka rağmen arkadaşının yanında bayağı küçük görünüyordu. Pek oyun oynadılar denemez ama oğlum Ceylinin yaptığı - yapabildiği her hareketi hayranlık ve merakla izleyip taklit etmeye çalıştı...

Ailecek yapılan sabah kahvaltıları, babaannenin güzel yemekleri, sohbet ve oğlumun hareketlerine bol bol gülme eşliğinde güzel bir hafta geçirdik!!!

Oğlumun hergece 11’e kadar oturmasını ve bir türlü uyumak bilmemesini saymazsak herşey güzeldi. Tabii birde uçakta yaşadığımız zorluklar ve dönüşteki 3buçuk saatlik rotarı saymazsak!!!
Evet dönüşte tam 3buçuk saat rotar yaptı uçağımız ve perişan olduk. Ama oğlumun havaalanında yaptıkları inanılmaz komikti. Hiç durmadı ve sürekli çığlıklar atarak koştu. Bartu eller havada sevinç çığlıkları atarak koşuyor, babasıda peşinde onu zapdetmeye çalışyor – müthiş bir manzaraydı...
Bir ara oğlum ‘wet floor’ uyarı levhasını kaptı ve onunla koşmaya başladı! Çok komikti canım oğlum....

Özetle...
Güzel bir tatildi,
Gezdik gördük ve evimize döndük....

14 Ekim 2009 Çarşamba

İstanbuldayız...

Oğlumun ilk yolculuğu!!!
Oğlum ilk yolcluğunu yaptı ve İstanbul’a babaannesini, halasını ve dedesini ziyarete gittiiiii!
Yolculuk zordu, sabah 6da yola çıktık. Uçakta oğlum çok sıkıldı, öndeki koltuğu tekmeledi durdu. Bir ara ufak bir sinir krizi geçirip benim elimdeki sandvicimi kaptı, elinde salladı salladı ve fırlattı!!! Aç kaldım:(((
Havaalanında bizi dedesi karşıladı ve eve gidene kadar yolda mışıl mışıl uyudu. Evde babaannesi ve halası bizi bekliyorlardı. Oğlum da onları görür görmez bütün marifetlerini sergiledi. İlk bir saat içinde çamaşır makinesinin yerini keşfetti ve ne bulduysa içine doldurmaya başladı!
İlk gün bol bol güldük, sohbet ettik. Vee gece oldu, oğlum bir türlü uyumak bilmedi. Saat 22.30 da perişan bir halde uyutmayı başardım!!!

İlk özgür adımlar...
Oğlum bugün kısa süreli elini bırakıp gitmeleri, tutunup yürümeleri bıraktı ve ilk kez hiç bir yere tutunmadan salondan mutfağa kadar yürüdü. Sonra salondan yatak odasına....
Oğlum tutunmadan gerçek anlamda yürümesini İstanbula saklamış meğer:)


10 Ekim 2009 Cumartesi

Birkaç Not...

........6 Ekim'de oğluma eko çekildi yine kontrol amaçlı.
Sonuç çok iyi, 2 yıl sonra yine kontrolümüz var...


........Oğlum bugünlerde eline bir kap veya cezve gibi bir şey alıp gidip çiçeklere su verirmiş gibi yapıyor. Eğer biz de su sesi yaparsak tatlı tatlı gülümsüyor.....


.........Oğlum oyuncak atını alıyor, deeeh deeh diyerek atını yürütüyor. Benden öğrendi, ben de 'deh dıgıdık dıgıdık deh' diyorum:)

.........Emdih, emdi emdih: emzik! Sanırım oğlum bugün kendi çapında emzik dedi.... üstelik emziğini elinde tutup incelerken.....

30 Eylül 2009 Çarşamba

Bugünlerde oğlum.....

Annemlerin bayramda aldıkları şekerlerle ve çikolatalarla oynamayı çok seviyor...
Çikolataları elinde sıkıp sıkıp patlatıyor, her yeri çikolata oluyor. Şekerleri ordan oraya taşıyor. Bir kaptan diğerine koyuyor. Hepimize birer tane şeker veriyor sonra tekrar ordan oraya taşıyor. Yani şekerlere çikolatalara bayılıyor (yemeye değil, oynamaya). Geçen gece bana bir çikolata verdi ben de yedim tabii. Oğlum oyuncağını yememe çok bozulmuş olacak ki bana ters bir bakış atıp tabaktan bir şeker aldı, diğer eliyle anneannesinin elini tuttu ve elindeki şekeri havada sallaya sallaya koşmaya başladı. Ben karşısına her çıktığımda telaşla yönünü değiştirdi. Büyük bir çabayla oyuncağını yiyen annesinden korudu favori oyuncağını:))

Çiçeklere su verirmiş gibi yapmayı çok seviyor....
Beni çiçeklere su verirken gördü, annemlerde benim kullandığım kaba çok benzeyen bir kabı eline geçirince koşa koşa çiçekleri sulamaya gitti, çiçeklere su verir gibi yaptı.

Telefonun sesini de seviyor....
Telefonun nerde olduğunu bulmak için sabit duran parçanın üzerinde bir düğme var, ona basınca telefon çalıyor. Oğlum bunu keşfetti durup durup telefonu çaldırıyor.

Sürekli birilerinin elini tutup dolaşmak istiyor....
Ve bir kişinin elini tuttu mu anında koşar adım yürümeye başlıyor. O kişinin terliğini giymesine elindeki kahvesini bırakmasına hatta ayağa kalkmasına bile fırsat tanımıyor bizimki! Ayrıca esir aldığı kişiyi mutlaka bir de yukarı çıkarıyor. Basamak çıkarken de adımlarını hiç beklemeden hızlı hızlı atıyor. Daha basamağa 30 cm var oğlum ayağını uzatıyor.

Evdeki herkese birer birer çiçek getirmeyi çok seviyor...
Çiçeği verdiğindeki yüz ifadesi müthiş, kendiyle gurur duyuyor!

Koşma isteğiyle dolup taşıyor...
Bir koltuktan diğerine hiç bir yere dokunmadan koşmalar, elimizi tutarken bile koşma isteği, gördüğü herşeyi elleme ve uyanık olduğu tüm süreyi yürüyerek geçirme, yürürken boyundan büyük birşeyi taşıma çabası sonucunda düşmeler..... Neyseki çok ciddi bir düşme yaşamadı oğluşum.

Aman aman aman diyooooor....
Herhalde her düştüğünde benim panikle aman dememden dolayı oğlum düşünce amaaa amaaan iye ağlıyor!

4 Eylül 2009 Cuma

Oğlum 1 yaşında......


Seninle geçen hergün bir mucizeyi izlemek demek....

Ve her gün şükretmek...




İyi ki doğdun canım oğlum...

iyi ki varsın...

Hayatta tüm güzellikler seninle olsun fındığım,
Seni çoooooooooooooooooook seviyorum....

Seni çoooooooooooooooooook seviyoruz...

1 Eylül 2009 Salı

Annniii....

Oğlum bugün mama sandalyesinden ellerini bana doğru uzatıp annniii dedi...
Çok tatlıydı. Bir yaşına birkaç gün var ve artık hem konuşma hem yürüme çalışmalarına hız verdi oğlum.
Yeni yeni huylar da edindi tabiii. Mesela artık kucağımda dolaşarak uyuyor.... nasıl oldu nasıl alıştı bilmiyorum. Ama bana sarılmadan uyumuyor....
Tabii ki ona sarılmak dünyadaki en güzel şey ama 10 kilo olduğunu düşününce hiç te kolay olmuyor....

Canım oğlum bugün babasının teyzesi, babaannesi ve halasıyla oyunlar oynadı. Kahkahalar attı. Yürüme çalışmaları yaptı... bayağı yoruldu, tatlı tatlı uyudu...