Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers

19 Aralık 2009 Cumartesi

Özel Kelimeler...

Bugün oğluma albümden junior’ın (teyzesinin eski köpeği)resmini gösteriyoruz...
Anne(ben): Bartu bak köpek, ne güzel köpek değil mi birtanem bak cici köpek.
Anneanne: Bartu gördün mü köpeciği ne kadar tatlı....
Bartu: Kööpeekhh!
Anne:!!!
Anneanne:!!!

Not: oğlum bazı kelimeleri bir kere söylüyor ve bir daha imkansız söylemiyor, söyleteiyoruz. Tek seferlik kelimeleri:

Emmdih: emzik ( birkere söyledi somra emziğe mamma, memma veya çok ender memem demeye devam etti)
Amdih: emzik
Canca: çanta
Yeğe: yere koy beni anlamında yeri işaret ederek.
Ayaba: araba
Düddü: düştü
Ve son olarak kööpeekhh
Bu kelimeleri söyleyebildiğği kelimelerden saymıyorum. Çünkü sadece bir kere söylüyor bir daha söylemiyor nedense.

15 Aralık 2009 Salı

Biraz yalnız kalmak mı istedin oğlum???

Bugün akşamüzeri saat 4-5 gibi üst kata çıktık. Yatak odasına gireceğimiz sırada oğlum önden gidip beni bacağımdan tutup dışarı itti. Sonra kıkır kıkır gülerek kapıyı kapattı.
Sonra ben kapıyı açtım, ve oğlum yine gülerek aynı oyunu yapmak istedi. Veee kapıyı yine kapattı. Sonra ben kapıyı dikkatli dikkatli açayım oğlum kapının arkasında duruyor derken bir ses ‘klikk!!!’ oğlum anahtarı çevirip kendini odaya kilitledi. İşin kötü tarafı telefon da yatak odasında! Ne yapacağmı şaşırdım. Koştum diğer odalardan birinin anahtarını denedim anahtar girmedi çünkü delikte anahtar var. Anahtarı düşürmeye çalışayım dedim, anahtar yan durduğu için ne kadar uğraşsamda tornavidayla falan vursamda düşüremedim.
Koşarak alt kata indim ve ne kadar tornavida bıçak falan varsa aldım ama hiç biri bir işe yaramadı. Kapı kolunu yerinden çıkarsam anahtara daha rahat müdahele edebileceğimi düşünüp vidaları açmaya çalıştım, sıkışmışlar açılmadı. Komşuya gidip Babasına telefon açmayı düşündüm ama oğlum orda yalnız kalacak korkacak diye gidemedim. O süre boyunca oğluma tatlı tatlı konuşup onun sakin kalmasını sağladım. Sürekli hadi bartu anahtarı çevir dedim veya sevimli sevimli konuşup sakin davranmaya çalıştım (hayatımda ellerim bukadar titremişmidir acaba?)
Benim sesimi duymasa ağlayacağını biliyordum.

Peki bu arada oğlum ne yapıyordu? İçeride bir kamera olsaydı da izleyebilseydim keşke! Ama bildiğim bir şey var oğlum kapının önünden hiç ayrılmadı ve sürekli anahtarı çevirmeye çalıştı. Ve kapıyı açmayı beceremese de en azından anahtarı dik konuma getirebildi. Bende elimdeki tornavidayla vurup anahtarın diğer taraftan düşmesini sağladım. Sonra da diğer odanın anahtarıyla kapıyı açtım ve oğluma kooooocaman sarıldım. Kapıyı açtığımda gördüğüm manzara çok tatlıydı. Yüzünde şaşkın bir ifade, yere düşen anahtar elinde, sıkısıkı tutuyordu, canım oğlum.

Odada tehlikeli bir şey yoktu. Banyonun kapısı kapalıydı. Balkon kapısı kilitliydi. Olsa olsa oğlum babası ve çilingir gelene kadar (ortalama 1saat) orda kalacak ve de çok sıkılacak, korkacaktı. Ama oğlumun böyle bir durumda kalması bile bana çok korkunç geliyor. En kötüsüde benim kapıyı isteyerek kasıtlı açmadığımı düşünmesi olurdu herhalde....

Not: evdeki tüm anahtarlar Bartunun ulaşamayacağı yerlere kaldırıldı!!!

6 Aralık 2009 Pazar

:)Hareketli Oğlum:)

Bugün oğlum yardımsız bizim yatağa çıktı. Başardığını görünce heyecanlandı, inip tekrar çıktı defalarca. Öğleden sonra da koltuklara tırmanmaya başladı.

5 Aralık 2009 Cumartesi

15.Ay Kontrolü ve özetle oğlum...

Oğlumu kontrole götürdük.
Boy 80.5cm, kilo 11.300...
Baş çevresi 48 cm.

Bu aralar daha az yazabiliyorum maalesef. Oğlum gece doğru düzgün uyumadığından gündüz salatalık gibi oluyorum. Onu uyutunca ben de uyuyorum. Akşamlarıda annemlere gidiyorum. Yazacak pek vakit bulamıyorum...
Halbuki oğlum öyle tatlılaştı ki, her bir anını yazmak , fotoğraflamak kaydetmek istiyorum.

Özetlemek gerekirse....
Bütün bir gün yorulmadan koşuyor oynuyor karıştırıp dağıtıyor.
Mutfağa gidip bir tencere alıyor ve onu oturma odasına getirip içine oyuncaklarını koyuyor. Sonra o tencereyi bütün evde gezdiriyor.
Hatta hızını alamayıp yukarı çıkarmaya çalışıyor. Basamakları emekleyerek çıkmasına bayılıyorum.
Sabah uyanınca benden suyunu istiyor. Veriyorum. Biraz içtikten sonrasını üzerine, yatağa, bizim üzerimize döküyor. Yerde bir parça kırıntı veya kağıt parçası görse hemen alıp çöpe atıyor. Saksıdaki toprakları yere atıyor. Ben yapma dedikçe daha çok yapıyor.
Elektrik süpürgesine aşık, parmağıyla gösteriğ gösterip bumbı, bıımmm, bımmbı diyor.
Klimayı gösteriyor bımbı diyor.
Oyuncak arabasına bııımbı diyor.
Ve tabii baba, dedde, deeyde, nenne, mama diyebiliyor. Arada sırada ınne diyor ama çok sık değil.

7 Kasım 2009 Cumartesi

14.Ay Kontrolü

Bugün kontrol ve aşı için Doktora gittik. Oğlum yürüyerek girdi muayehaneden içeri! Sonra ağlayarak karizmayı çizdi biraz ama olsun, daha bebiş benim oğlum.

Boy 80cm, kilo 11... sadece 100gr almış olsada doktorumuz normal dedi.
Herşey yolunda çok şükür.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Nefis bir tavuklu makarna...

Akşam annemlerde yemek makarna ve tavuktu. Bir güzel makarnalar tabaklara konuldu ve sıra tavuğa geldi. Annem tavukları özenle bir tabağa çıkarmaya başladı ve tencerenin dibinde küçük bir sürprizle karşılaştı!!! Bir tablet bulaşık makinesi deterjanı!!!! Biz bu olaya gülerken suçlu elinde bir kaç parça mutfak gereciyle sevinç çığlıkları atarak koşturuyordu!!!! Az daha oğlum sayesinde deterjanlı tavuk yiyorduk!!!

Bugün oğlum bayağı bir maceralı gün yaşadı aslında! Önce cevizle sonrada muşmulayla tanıştı. İkisiylede bayağı bir oynadıktan ve elinde ordan oraya gezdirdikten sonra cevizin de muşmulanın da sonu aynı oldu- çiçeğin kökü- tıpkı evdeki diğer mutfak aletleri, tabak çanak bardak cezve gibi.....

Sonra bir tane soğanı sebze sepetinden kaptı ve salona getirdi . soğanın kabukları parçalayıp parçalayıp halının üzerine attı. Sonra soğanı mutfak dolbındaki tencerenin birinin içine koydu, kapağı da bir güzel kapattı!!!

Oğlum bugünlerde çığlık olayını abarttı. Yere eğilerek (nedense?) çığlıklar atıyor. Birde çığlık atarken o küçücük işaret parmağıyla yere vuruyor.

Bugünlerde dans etmeye bayılıyor oğlum, biz şarkı söylüyoruz o da yüzünde tatlı bir gülümseme dizlerini kırarak dans ediyor....

3 Kasım 2009 Salı

Bartu'nun Düzenlemeleri

Oğlum evdeki herşeyin yerini değiştiriyor. Tencereleri farklı yerlere koymaya bayılıyor, fincan ve cezvelerle oynayıp kahve yaparmış gibi yapmayı çok seviyor...
Acaba o güzel kafasının içinden neler geçiyor, ne düşünüyor da tencereyi çiçeğin köküne koyuyor?
Ama bence en güzeli kahve yapma denemesi. Her bir kahve fincanı tabağının içine bir cezve koymuş:) Biraz aklı mı karışmış ne?