B: Ben küçükken Elvis kadardım diil mi anne?
A: Anneciğim boyun Elvis kadardı ama tipiniz benzemezdi ne de olsa o bir köpek.
B: Evet Elvisle ben benzemiyoruz, benim gıdım kahverengiydi diil mi?
A: ??? Hayır anneciğim gıdın şimdiki gibi beyazdı, pamuk gibiydi.
B: Evet, ama gıdımda kareli beneklerim vardı diil mi?
........
A: Bartu büyüyüyünce ne olacaksın?
B: Bensinci.
Bensinci = benzinci
......
Parmağıyla tuvaletteki taharet borusunu göstererek ''Anneeee bak tubaletin pipisi var'' dedi...
......
B: Anne babam dertipsiz diil mi?
A: Hayır değil canım
B: Ama hep dağıtıyor
A: Evet ama sonra dağıttıklarını topluyor onun için dağınık sayılmaz. Ben de yemek yaparken mutfağı dağıtıyorum ama sonra topluyorum. Sen de oyuncaklarını topluyorsun değil mi?
B: Evet.
(bir süre düşündükten sonra)
B: Anne erkekler dağıtır, kızlar toplar diil mi?
A: Hayır anneciğim kim dağıtırsa o toplar
Nerden öğreniyorsun oğlum bunları, okulda maço bir arkadaşın falan mı var?)
......
Anneannesi oğlumun yeni pijamasını çok beğeniyor ve sohbete başlıyorlar...
AA: Bartu ne güzel pijama bu yeni mi?
B: Evet
AA: Benim olabilir mi? bana versene ben giyeyim.
B: Olmas! Ama isdersen annem sana pijama bakkalından yeni pijama alabilir.
Daha önce de mokobisiklet bakkalından mokobisiklet ve su bakkalından su istemişti oğlum.
......
Oğlumun en sevdiği ve hiç bıkmadı oyuncak oyun hamurları. Çeşit çeşit kalıpları var. son aldığımızın içinde kare, daire .... nerdeyse tüm şekiller var. Ve bu kalıplarla oynarken başladı saymaya...
B: Bak bu kaye, bu daiye, bu üçgen, bu diddötgen, bu sekisgen, bu da sekisgen
A: Evet canım ama galiba bu sonuncusu altıgen
B: Hayıy hayıy sekisgen o bir sekisgen
Bir-iki gün sonra dedesine bu kalıpları gösterir...
-Bak bu kaye, bu daiye, bu üçgen, bu diddötgen, bu sekisgen, sekisgenler aytıgen olur tamam mı?
......
Dedesi kahve içerken
Bak! bu kahve sışak tamam mı? Dikkat et! kahve içerken dikkatli olmalısın. Bak kahveler sışak olur!
Bunları söylerken çok ciddi bir yüz ifadesiyle, kaşlar çatık, işaret parmağını sallıyor nasihat eder gibi.
.........
-Anne ben de besdane yemek istiyoyum. Besdaneyi erkekler yer diil mi? (besdane: kestane)
-Annee bana bisbibi ver. Bisbibiyi erkekler yer diil mi anne? (bisbibi: bisküvi)
A: Bartu yakında babaanne ile hala gelicek biliyormusun?
B: Heey! çok güseeeel olucak!
A: Oyun oynayacak mısın babaanne ve halayla?
B: Baganneyle aylin bana merdaneli çugolata getiricekler! Onunla oynuycayııııs... (merdaneli çugolata: pervaneli çikolata yani vantilatör şeklinde kutusu olan çikolata) (Baganne: babaanne)
Bir de bu aralar....
-Αnne benimle oynarmışın diye sormak isterim sana
-Bunu daha önce düşünemediğime inanamıyyoyum
-Vay canına, göslerime inanamıyoyum
-Hey bu ses Elvis'in sesi. Sanırım yaydıma ihtiyacı var
...... gibi Disney junior'dan öğrendiğini düşündüğüm cümleler kuruyor bu velet.
26 Kasım 2011 Cumartesi
13 Kasım 2011 Pazar
Mango'da çiş...
Oğlumla ve anneannesiyle alışverişe çıktık. Mango'da kendimizden geçmiş bir halde dolaşırken oğlum yanıma geldi ve ''çişim var'' dedi. Ben de tuvalet olmadığını ama biraz sonra zaten çıkacağımızı söyledim. Oğlum anneannesinin yanına gitti ve elbise askılarının arasında oynamaya başladı herzaman yaptığı gibi. Meğer oğlum çok kötü şeyler planlıyormuş da bizim haberimiz yokmuş. Birsüre sonra anneannesi oğlumu pipiyi külodundan çıkarmış ve elbiseleri nişan almış bir şekilde yakaladı. N'apıyorsun yapma derken bizimki bağırmaya başladı. ''Çişimi yapıcaaaam elbiselere çiş yapmak istiyoruuuum!!!'' Anneannesi dikkatini dağıtmış sonunda ve büyük bir rezilliğin eşiğinden dönmüş olduk.
Çiş-kaka konusunda oğlumdan inciler...
-Küçücük bir kaka yaptım anne büyüyünce annesi gibi büyük kaka olacak diimi?
-Anne sen poponun yanındaki delikten mi çiş yapıyosun?
-Kızlar ayakta çiş yapamaz, sadece erkek olanlar ayakta çiş yapabilir.
Veee son olarak oğlum tuvaletteyken gelen sesleri dinledim çaktırmadan...
-Uslu dur pipi, hayır olamas! yerine git, uslu dur! aşağıda dur pipi!
Çiş-kaka konusunda oğlumdan inciler...
-Küçücük bir kaka yaptım anne büyüyünce annesi gibi büyük kaka olacak diimi?
-Anne sen poponun yanındaki delikten mi çiş yapıyosun?
-Kızlar ayakta çiş yapamaz, sadece erkek olanlar ayakta çiş yapabilir.
Veee son olarak oğlum tuvaletteyken gelen sesleri dinledim çaktırmadan...
-Uslu dur pipi, hayır olamas! yerine git, uslu dur! aşağıda dur pipi!
11 Ekim 2011 Salı
Arkadaşlar...
A: En sevdiğin arkadaşın kim Bartu?
B: Ege
A: Hangi Ege? (sınıfında iki tane Ege var biliyorum)
B: Diğer Ege
Birkaç gün sonra...
A: Bugün okulda kimlerle oyun oynadın
B: Diğer Egeyle değil, diğer Egeyle...
Daha sonra...
A: En sevdiğin arkadaşın kim canım?
B: Egeler...
B: Ege
A: Hangi Ege? (sınıfında iki tane Ege var biliyorum)
B: Diğer Ege
Birkaç gün sonra...
A: Bugün okulda kimlerle oyun oynadın
B: Diğer Egeyle değil, diğer Egeyle...
Daha sonra...
A: En sevdiğin arkadaşın kim canım?
B: Egeler...
7 Ekim 2011 Cuma
Yumurta kabı, en sevdiği şarkı ve birkaç not
oğlumun iki tane yumurta kabı var. biri anne buhbalık, diğeri çocuk buhbalık(yumurtalık) her zaman yumurtasını ikiye bölerim ve bir yarısını anne yumurtalığa, diğer yarısını çocuk yumurtalığa koyarım. Dün sabah baktım yumurta kaplarından sadece biri temiz, ben de yumurtasını bütün olarak yumurta kabına koydum. yumurtasını bütün gören oğlum hem şaşırdı hem kızdı.
-Anneeee buhbamı birbirine kes!
........................................
Uzun zamandır yazmayı hep unuttuğum bir şey var. Belki de kıştan beri, daha eski de olabilir oğlumun en sevdiği şarkı si l'amore.... birşey birşey, enbe orkestrasının albümünde olan bir şarkı. Çok güzel, bende beğeniyorum ama yol boyunca sadece ve sadece onu dinlemek biraz sıkmaya başladı. Biter bitmez başlıyor bağırmaya ''silamoyu aç silamoyu aç'', hatta ninni olarak ta ''silamoyu'' istiyor. E benimde Fransızca ile (Fansızca galiba) alakam olmadığından başlıyorum uydurmaya ''Siiiii lamoor eksiz tonko, predituva konju mondooo''diye:)
.......................................
Unutmamak için birkaç not daha:
...Yemek yediğinde yemeklerin ayağına düştüğünü zannediyor.
...Tuvalete yaptığında da kakasının yere düştüğünü zannediyor. Hatta ilk başlarda ''anneee kakam yere düştü'' diye çağırdığında ''eyvah!'' diye koşuyordum tuvalete...
...Yeşil mercimek ve bezelyenin aynı yemek olduğunu zannediyor. Maydanoz ve diğer yeşil olan her otu da molehiya zannediyor.
... Buzdolabından çıkardığımız her yemeği soğuk yemek istiyor. ''Isıtayım mı?''diye sorarsam kesinlikle reddediyor ama ''soğukluğunu alayım mı?'' diye sorarsam kabul ediyor.
... Tehlikeli birşey yaptığında kızarsam bir saat ağlıyor ve ağlarken '' ama ben düşmek istemiştim, düşüp elimi ayağımı kırmak istemiştim'' diyor
... Eğer düşerse ve bir yeri acımamışsa '' sadece kazaydı, olur böyle şeyler, elim ayağım ağzım kırılmadı'' diyor.
... Memevenli (merdivenli) bakkal, büyük bakkal ve en sevdiğim bakkal diye üç favori marketi var ve hergün herhangi birine (nedense en ters yerde olana) gidelim diye tutturur.
...Sevdiğini bayılırım, sevmediğini bayılmam diyerek anlatıyor. ''Nar yermisin canım?'' sorusuna cevabı ''Ben nara bayılmam anne''.
...''İstermisin?'' sorusuna ''istemeyim'' diye cevap veriyor.
... Ortasında tek bir fındık olan minik çikolatalara çekirdekli çikolata diyor.
... Dedenin bahçesindeki kaktüslere işemeyi, ve çimlere kaka yapmayı çok seviyor. Kaktüslerde bir canlanma güzelleşme var da, çimlerden kaka temizlemekten kimse hoşnut değil. ''Neden bahçeye yapıyorsun canım?'' diye sorduk ve cevabımızı aldık. ''Ben kakamın çimlerim üzerine düşüşünü seviyorum anne''
.............................
-Anneeee buhbamı birbirine kes!
........................................
Uzun zamandır yazmayı hep unuttuğum bir şey var. Belki de kıştan beri, daha eski de olabilir oğlumun en sevdiği şarkı si l'amore.... birşey birşey, enbe orkestrasının albümünde olan bir şarkı. Çok güzel, bende beğeniyorum ama yol boyunca sadece ve sadece onu dinlemek biraz sıkmaya başladı. Biter bitmez başlıyor bağırmaya ''silamoyu aç silamoyu aç'', hatta ninni olarak ta ''silamoyu'' istiyor. E benimde Fransızca ile (Fansızca galiba) alakam olmadığından başlıyorum uydurmaya ''Siiiii lamoor eksiz tonko, predituva konju mondooo''diye:)
.......................................
Unutmamak için birkaç not daha:
...Yemek yediğinde yemeklerin ayağına düştüğünü zannediyor.
...Tuvalete yaptığında da kakasının yere düştüğünü zannediyor. Hatta ilk başlarda ''anneee kakam yere düştü'' diye çağırdığında ''eyvah!'' diye koşuyordum tuvalete...
...Yeşil mercimek ve bezelyenin aynı yemek olduğunu zannediyor. Maydanoz ve diğer yeşil olan her otu da molehiya zannediyor.
... Buzdolabından çıkardığımız her yemeği soğuk yemek istiyor. ''Isıtayım mı?''diye sorarsam kesinlikle reddediyor ama ''soğukluğunu alayım mı?'' diye sorarsam kabul ediyor.
... Tehlikeli birşey yaptığında kızarsam bir saat ağlıyor ve ağlarken '' ama ben düşmek istemiştim, düşüp elimi ayağımı kırmak istemiştim'' diyor
... Eğer düşerse ve bir yeri acımamışsa '' sadece kazaydı, olur böyle şeyler, elim ayağım ağzım kırılmadı'' diyor.
... Memevenli (merdivenli) bakkal, büyük bakkal ve en sevdiğim bakkal diye üç favori marketi var ve hergün herhangi birine (nedense en ters yerde olana) gidelim diye tutturur.
...Sevdiğini bayılırım, sevmediğini bayılmam diyerek anlatıyor. ''Nar yermisin canım?'' sorusuna cevabı ''Ben nara bayılmam anne''.
...''İstermisin?'' sorusuna ''istemeyim'' diye cevap veriyor.
... Ortasında tek bir fındık olan minik çikolatalara çekirdekli çikolata diyor.
... Dedenin bahçesindeki kaktüslere işemeyi, ve çimlere kaka yapmayı çok seviyor. Kaktüslerde bir canlanma güzelleşme var da, çimlerden kaka temizlemekten kimse hoşnut değil. ''Neden bahçeye yapıyorsun canım?'' diye sorduk ve cevabımızı aldık. ''Ben kakamın çimlerim üzerine düşüşünü seviyorum anne''
.............................
28 Eylül 2011 Çarşamba
Yazmayalı bayağı olmuş.
Bu süre içinde....
...oğlumun babaannesi ve dedesi geldi İstanbuldan ve 15 gün boyunca bol bol gezdik...
...bir kere oğlum bir kerede ben grip olduk. Benim alerjim yine hortladı ama kontrol altına almayı öğrendim...
...evimizi 2. kez su bastı. Evet bu 2... Geçen seneki su basma vakasında 1 adet halı çöpe gitmişti. Bu kez de parkeler gitti. Sağlık olsun diyorum...
...ve oğlum soruları ve konuşmalarıyla bizi bol bol güldürdü.
İşte o sorulardan bazıları...
Anne kızlar ayakta çiş yapamaz diil mi?
Anne ben kızlardan daha güçlüyüm diil mi?
Anne insanların ayak izi olur diil mi?
Ve hoş istekleri ...
....Elindeki sade sütünü uzatır ve ''anne bunu çikolatalı süte dönüştür'' der
....''Saçını aç saçınla oynıycam'' der
....''Yanıma yat, öyle diil, başını yastığa koy'' der
....Radyodaki şarkıya eşlik ederken ''sen söyleme o kendi başına söyliyebilir'' buyurur.
Ve yeni favori oyunları...
...Süpürge sapının üzerine oturup ''bu benim ses çıkaran otobüsüm düğmesine basınca dondurma otobüsüne dönüşüyor'' der ve tüm evi turlar
...Babasının ıphone'daki sesleri taklit eden kuş oyununu açmamızı ister. sonra onu arabasının bagajına koyar bahçede kahkahalar atarak ve konuşarak dolaşırlar. Ve kuş ta onun kahkahalarını taklit eder
...Her kelimenin sonuna b veya p harfi koyarak konuşur. örneğin annecip, susadıp, çocuk tivib, dondurmap...gibi
Bir de beni çok güldüren bir diyalog geçti aramızda.
İstanbuldan gelen babaannesinin kaldığı odaya gitti ve ''anne bu oda kimin odası'' diye sordu
Ben de ''bilmem sence kimin odası?'' diye sorunca
''İstanbulun odası'' dedi:)
Not: Fotoğraf berber abisinde, saçlar kesildikten sonra...
Bu süre içinde....
...oğlumun babaannesi ve dedesi geldi İstanbuldan ve 15 gün boyunca bol bol gezdik...
...bir kere oğlum bir kerede ben grip olduk. Benim alerjim yine hortladı ama kontrol altına almayı öğrendim...
...evimizi 2. kez su bastı. Evet bu 2... Geçen seneki su basma vakasında 1 adet halı çöpe gitmişti. Bu kez de parkeler gitti. Sağlık olsun diyorum...
...ve oğlum soruları ve konuşmalarıyla bizi bol bol güldürdü.
İşte o sorulardan bazıları...
Anne kızlar ayakta çiş yapamaz diil mi?
Anne ben kızlardan daha güçlüyüm diil mi?
Anne insanların ayak izi olur diil mi?
Ve hoş istekleri ...
....Elindeki sade sütünü uzatır ve ''anne bunu çikolatalı süte dönüştür'' der
....''Saçını aç saçınla oynıycam'' der
....''Yanıma yat, öyle diil, başını yastığa koy'' der
....Radyodaki şarkıya eşlik ederken ''sen söyleme o kendi başına söyliyebilir'' buyurur.
Ve yeni favori oyunları...
...Süpürge sapının üzerine oturup ''bu benim ses çıkaran otobüsüm düğmesine basınca dondurma otobüsüne dönüşüyor'' der ve tüm evi turlar
...Babasının ıphone'daki sesleri taklit eden kuş oyununu açmamızı ister. sonra onu arabasının bagajına koyar bahçede kahkahalar atarak ve konuşarak dolaşırlar. Ve kuş ta onun kahkahalarını taklit eder
...Her kelimenin sonuna b veya p harfi koyarak konuşur. örneğin annecip, susadıp, çocuk tivib, dondurmap...gibi
Bir de beni çok güldüren bir diyalog geçti aramızda.
İstanbuldan gelen babaannesinin kaldığı odaya gitti ve ''anne bu oda kimin odası'' diye sordu
Ben de ''bilmem sence kimin odası?'' diye sorunca
''İstanbulun odası'' dedi:)
Not: Fotoğraf berber abisinde, saçlar kesildikten sonra...
5 Eylül 2011 Pazartesi
Oğlum 3 yaşında...
Dün sabah çok neşeli uyandı fındığım.
Bütün gün... -Bugün benim doum günüm mü? -İyi ki doğdumu mu? -Bugün benim doum günü partim var mı? dedi durdu. 6-7 ay önce tutturdu diye aldığım parti şapkasını buldu çıkardı oyuncak sepetinin derinlerinden. ve parti boyunca parti şapkasını başından çıkarmadı. (parti dediğimiz aile arası bir kutlama)
Gitti geldi pastayı yaladı. Daha önce pastasını nasıl istediğini sorduğumuzda sekizgen demişti. geçen gün aniden fikrini değiştirdi ve Kayyulu pasta istedi bizden. Doğum gününden bir gün önce sipariş vermeye gittiğimizde hayal kırıklığına uğradık çünkü temalı olduğu zaman 3-4 gün önce sipariş vermek gerekiyormuş. Bizde çok sade sarı bir pasta olsun dedik. Üzerine 1-2 tane Caillou oyuncağı koyunca çakma bir kayyyulu pastamız oldu... Pastanın üzerine kocaman bir gül koymasalar daha iyi olacaktı ama olsun, oğlum mutlu oldu.
İyi ki doğdun canım oğlum, herşeyim...
Hep çok mutlu ol!
Seni çok seviyorum...
Not 1: Fotoğraflar Aylin Halası hasret gidersin diye...
Not 2: Bugün Halasıyla telefonda konuştuktan sonra ''Aylin Halan doğum gününü kutluyor'' dedim, oğlum da ''Aylin Hala da partime gelsin, hadi ara'' dedi.
29 Ağustos 2011 Pazartesi
Sekizgen!
Bugün oğlum-anneanne ve ben dondurma yemeye gittik. Biraz sonra garson yanımızdan araba şeklinde çok güzel bir pasta ile geçti. Oğlumun doğum gününe de bir hafta kalmışken pasta konusunda fikrini alalım dedik...
Anneanne: Aaaa, ne güzel bir doğum günü pastası, sanada böyle arabalı pasta alalım mı?
Anne: Aaa evet çok güzel, ama ilgisini çeker mi acaba?
Anneanne: Bartu doğum gününde sana araba şeklinde pasta alalım mı?
Bartu: Hayır olmas
Anne: Sen nasıl bir pasta istiyorsun doğumgününde?
Bartu: Sekizgen şeklinde.
Araba, uçak veya miki fare şeklinde diye düşünürken sekizgen! Tamam sekizgen olsun. Zaten kurabiye yaparken de kalp, yıldız, ağaç, ördek dururken ''diddörtgen kuğabiye'' istemişti...
Anneanne: Aaaa, ne güzel bir doğum günü pastası, sanada böyle arabalı pasta alalım mı?
Anne: Aaa evet çok güzel, ama ilgisini çeker mi acaba?
Anneanne: Bartu doğum gününde sana araba şeklinde pasta alalım mı?
Bartu: Hayır olmas
Anne: Sen nasıl bir pasta istiyorsun doğumgününde?
Bartu: Sekizgen şeklinde.
Araba, uçak veya miki fare şeklinde diye düşünürken sekizgen! Tamam sekizgen olsun. Zaten kurabiye yaparken de kalp, yıldız, ağaç, ördek dururken ''diddörtgen kuğabiye'' istemişti...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




