Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers

3 Ocak 2011 Pazartesi

Yeni Yıl...

2010 güzel bir seneydi bizim için ....
Oğlumun bebeklikten çocukluğa geçişini izledik bir yıl boyunca, hergün, heyecanla...
Artık sevdiği şeyleri söyleyen, isteklerini anlatabilen, ''seni seviyorum anne'' diyebilen, itiraz eden, şaka yapan, tuvaletini söyleyen hatta ''cişim deldiydi yapdım annanne'' diye iş bitince haber veren bir çocuk oldu benim oğlum...
2010 çoook güzeldi....


Fotoğraflarla 2010...
















31 Aralık 2010


2011 senden öncelikle sağlık diliyorum...
Ve huzur tabii ki...
Oğlumla ve Mert'le, ailemle beraber çoooooooooook mutlu bir yıl diliyorum...



23 Aralık 2010 Perşembe

Seni Seviyorum

İyi geceler dedim, öptüm...
''Deni deiyom anne'' dedi.

Ben de seni canım oğlum. Çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook çok çok seviyorum. İlk defa bana beni sevdiğini söyledi, benden mutlusu yok :))






21 Aralık 2010 Salı

Gülümseyiiin...


Oğlumun eline fotoğraf makinesi geçerse.....









veee makineyi ters tutup bizim fotoğrafımızı çekerse...
daha doğrusu çekmeye çalışırsa...

dün bugün yarın...

Oğlum iştahsız son zamanlarda...
Ne zaman yemek teklif etsem, ''yağin anne'' cevabını alıyorum...

yağin: yarın

uzun bir süredir, bir şey istediğinde ''şimdiiiiii'' diye tutturmayı biliyor. Bu günlerde dün ve yarın'ı da kullanmaya başladı, genelde doğru yerlerde...

-anneanne'ye gidelim mi Bartu?
-ııı-ııh dün diddik. dimdii büüb bahbala didilim . (hayır dün gittik, şimdi büyük bakkala gidelim) (büyük bakkal : market)

Her söyleneni anlıyor, her söylemek istediğini de söylüyor artık. Büyük-küçük, aynı-farklı, soğuk-sıcak, az-çok gibi zıt kavramları da biliyor ve uzun uzun cümleler içinde kullanıyor. Mutlaka bahsettiği şeyin rengini , miktarını, boyutunu belirtiyor...
Son 3 ayda dil gelişimi konusunda çok yol aldı oğlum, bir de kelimeler daha anlaşılır oldu mu tamamdır bu iş:))
Dil konusunda biraz ağırdan aldığı için, çoooooooook heyecanlanıyorum çooooook!!!
söylediği her kelimeyi yazmak, aramızda geçen her konuşmayı kaydetmek istiyorum.



Mesela arabada gidiyoruz, başlıyor bizim civciv konuşmaya...
- baaak anne mavi ababa, mımızı ababa, yişil ababa....  Anne bihbübü ababa vağ.
anne baaaak bihbübü bev vağ, iki bev vağ anne. baaaak babiler bev yapooğ. anne bak   düdüg  bi vafvaf.  hav hav hav mama distem adıktımmm diğo... elma daaç anne, babiler elmalaağ aldı, ditttiiiii...

Tercümesi:  bak anne mavi araba, kırmızı araba, yeşil araba... anne birsürü araba var. Anne bak bir sürü ev var, iki ev var anne. Bak abiler ev yapıyor anne. Anne bak küçük bir köpek. hav hav hav mama istiyorum acıktım diyor. bak elma ağacı var anne, abiler elmaları aldı gittiiiii...

6 Aralık 2010 Pazartesi

Orda bir köy var uzakta...

Bebekliğinden bugüne oğlumu uyuturken ninni yerine sevdiğim şarkıları söylerim ben, genelde çocuk şarkıları olsada  çeşitli romantik şarkılar var repertuarımızda uyku saati için.

Bir dönem Ali Babanın çiftliği favorisiyken, Bir dönem de Şebnem Ferah'ın Sil Baştan şarkısını söylemeden uyumuyordu. Hatta başka ninni söylediğimde sinirleniyordu benim ilginç oğlum...
Bugünlerde ise dilime bu şarkı takıldı işte...

Orda bir köy var, uzakta
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.
Orda bir ev var, uzakta
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.
...
(AHMET KUTSİ TECER)

Geçen gece annemlerdeyken oğlumu yine bu şarkıyla uyutmaya çalışıyordum. Tam gözlerini kapatmış uyumak üzereydi ki heyecanlı bir şekilde gözlerini açtı ve itiraz etti!!!

- Hayığ anne, bu anneanne ev!


Ekim 2008









27 Kasım 2010 Cumartesi

Bartu Oto Yıkama

Bartuya sordular:
-Babanın arabası ne renk bartu?
-Diah (diah: siyah (gümüş diyemiyor siyah diyor, onuda pek diyemiyor ya neyse))
-Dedenin arabası ne renk Bartu?
-Diah
-Annenin arabası ne renk Bartu?
pis!
-?!!!?

Bu lafın üzerine bugün arabamızı yıkadık oğlumla. Daha önce babanın arabasını pis bulan oğlum, babasının arabayı yıkatmasının ardından annesinin arabasının pis olduğuna karar verdi.
Baktık ki hava güzel, güneşli biz de hazırladık suyu deterjanı oğlumla başladık arabamızı yıkamaya...

anne baaak bübik!!! (bübik: köpük)
büüb bübük, bihbüğü bübük anne! (büyük köpük, birsürü köpük anne) diye diye elindeki minik bezle arabayı köpük köpük yıkadı oğlum...( en azından boyunun yettiği yerlere köpüklü bir bezi dokundurdu biraz)

İşimiz bitince de ''mis oldu anne, mis mis'' deyip durdu...





14 Kasım 2010 Pazar

ANNE - OĞUL YANYANYA...

''Anne yanyanya'' deyip yanıma geliyor bebeğim, kolunu boynuma dolayıp saçımla oynaya oynaya uyuyor, daha doğrusu uyuyoruz yanyanya... tabii eğer şanslı gecemdeysem!
Eğer değilsem tam uyuyacağını düşündüğüm bir anda yataktan inip ''dahdu e-e, ıı-ııııh'' (Bartu uyumak istemiyor)der ve çeşitli isteklerde bulunur.
- Annee, Dahdu hu dister (Anne, bartu su istiyor)
- Dahtu mus dister (Bartu muz istiyor)
- Dahtu tütü dister (Bartu first tv istiyor)

Gün içinde oğlumla yaşadığımız bazı diyaloglar...

Sabah kahvaltıda...
- anne dotuydum (anne oturdum)
- anne dahdu düt disteeer (anne Bartu süt ister)
- al anneciğim sütün burda, başka ne istiyor benim oğlum?
- mabne, bal mekmek, vavi kahgış (labne, ballı ekmek, mavi kaşık)
- al birtanem
- anne dahdu yağ dister, yağ mekmek (anne Bartu tereyağı ister)

not: ben bu satırları yazarken oğlum bir parça kağıt havluyu bir bardak suyun içine batırıp batırıp gelip yüzümü siliyor, sırılsıklam oldum...

öğlen yemeğini hazırlarken yanıma gelip, elini omzuma atıyor (tabii boyuma yetişebilmek için önce sandalyeyi yanıma çekiyor ve üzerine çıkıyor). Bir süre beni inceledikten sonra soruyor:
- Anne napyoyyon? (anne napıyorsun?)
- yemek yapıyorum anneciğim, acıktınmı?
- hihiii(gülerek), Dahdu mama dister.(Bartu yemek ister)
- anne bu ne?
- bu patates, bu tavuk...
- Dahdu döfde dister. (Bartu köfte ister)
- oldu...

Ben sofrayı hazırlıyorum, oğlum ordan oraya koşuyor ''mama bahbiiiii, mama bahbiiiiii'' (mama vaktiiii)

 Bartu çişini oturağına yapıyor.
- anne dis daptım
- aferin oğluma, gel tuvalete dökelim
- dahdu döh (Bartu dökecek)
ben önden gidip dökünce oğlum çok kızıyor. koşa koşa yanıma geliyor.
- anneeee ne döhdün, dahdu döh. anne ne döh dahdu anne dahdu döh....
- tamam oğlum içine köpük yapalım sende köpüğü dök.
- hah bübik dahdu bübük döhh, hihihiii(gülüyor) (Bartu köpük dökecek)
oğlum mutlu, ben mutlu...

Tabakta iki tane yeşil biber var, oğlum onlara bakıp büyük bir heyecanla
- anne baaak, yeşis beb, ayni baaak bu ayni! (anne bak yeşil biber, ikisi birbirinin aynı)
dolap tertipliyorum oğlum iki elbise askısını eline alıyor
- anne baaaak dıskı ayniii (dıskı: askı)

evden çıkarken girişteki ışığı açık bırakıyoruz. Oğlum bu durumu farkedip annesini uyarıyor tabii ki...
- anne mum daçık, gah mum, ane gah! (gah: kapat)
akşam yatmadan önce ışığı kapatıyoruz, oğlum kızıyor...
- anneee dah, mum dahh!!! ( dah : aç)



döhdüm: döktüm
dühdüm: düştüm
daptım: yaptım
del: gel
veeğ: ver
dah: aç
del ditme: gel gitme
dotuydum: oturdum
dahdıı: kalktı
dühdüü: düştü
diğdir: giydır
dıkağğ: çıkar
dister: ister, istiyor
di-iyoğ: geliyor
dütü: ütü
buğha yap: buhar yap (ütü yaparken)
büüb buha: büyük buhar, çok buhar yap
yeğne doğdum: yerine koydum
doddoğdug: doktorculuk

daha neler var neler, sonra devam ederim oğlum, annen seni çoooooook seviyor, seni anlatmaya doyamıyor....