Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers

16 Haziran 2010 Çarşamba

Bir-iki not

Oğlumun alt sağdaki azı dişi de çıktı ve dişleri 12 tane oldu. (4 Haziran)

buğuba: kurbağa (8 Haziran)

hu: su (16 Haziran)

7 Haziran 2010 Pazartesi

Yolculuk, düğün ve başka bir düğün için hazırlık...

...
Küçücük birer çocukken kurduğumuz şirket, sırtımızda çantalar yaptığımız keşif yolculukları, su savaşları, video kaset çılgınlığı ve 20-25 filmle eve dönüp saatlerce film keyfi... Yaz tatili yaklaştımı heyecanla ve sevinçle gelişini beklediğimiz kuzenimiz evlendi... İnsan nasıl da duygulanıyor çok sevdiği kuzenini damatlıkla ve tabii onun güzeller güzeli eşini gelinlikle görünce...
Bu güzel olayı paylaşmak için gittik İstanbul'a, büyük bir heyecanla... Biraz yorucu, biraz heyecanlı ama çok eğlenceli geçti bu 4 günlük İstanbul ziyareti. Babaanne, dede ve hala ile hasret giderdi oğlum. Oyunlar oynadı bol bol, öpüldü koklandı.

İstanbul'dan döner dönmez bir telaş başladık başka bir düğün hazırlığına...
Benim canım kardeşim, oğlumun birtanecik teyzesi (dadası) evleniyor 10 Temmuzda...
Oğlumun smokini hazır, 10 Temmuzu bekliyoruz...

Not 1: Dada oğlumun dilinde teyze demek.
Not 2: Düğün çok güzeldi. Oğlum çok yakışıklıydı.
Not 3: Teyzesinin düğününe oğlumun smokini hazır ama ben istediğim gibi bir elbise bulamadım. Not 4: Oğlum uçak yolculuğundan nefret ediyor.
Not 5: Seni çok seviyorum canım oğlum.

23 Mayıs 2010 Pazar

Yeni Kelimeler

Oğlumun yeni kelimeleri...
to: top
tu: tuz
daktö: traktör
hağu: Harun (eniştesi)

Ayrıca bugün Bartu'nun sol altta azı dişi çıktı. 11 dişli canavarım benim!!!

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Gahgı yani kaka...

Oğlumla oyun oynuyorduk. Önce yüzü kızardı, sonra oyunu bıraktı olduğu yerde durdu öylece, ağzını ve gözlerini açtı çok ciddi!. Ardından oğlumun mis kaka kokusu. Buraya kadar her gün yaşadığımız doğal bir olay. Ama sonra ilk defa birşey oldu, oğlum ''gahgı'' dedi......
Bir-iki kere tekrar etti gahgı gahgı diye, kaka mı diyorsun diye sorunca gülümsedi. Anne şaşkın heyecanlı ve mutlu, çocuk gururlu, banyoya gittiler:))))

Bartu: Gahgı!??!!!
Anne: tavşan mı anneciğim, tavşanı mı gösterdin?
B: ıı-ıı, başını sağa sola sallıyor hayır anlamında...
A: ayı mı var tv'de? ayı mı diyorsun canım?
B : ıı-ıı
A: kaka mı dedin anneciğim, gahgı kaka mı?
B: hahh! gülümseyerek...

1 Mayıs 2010 Cumartesi

TV

18 aylığa kadar tv ile hiiiiiiç hiç ilgilenmeyen oğlum bugünlerde Baby First tiryakisi oldu. Tamam belki bütün bir gün tv başında oturmuyor (zaten ben izin vermem) ama ben yinede pek hoşnut değilim bu durumdan:((
Aslında günde 20 dk. izliyor, üstelik bebek kanalı! diye kendimi teselli edip, biraz kitap okuma fırsatı yakaladığım için sevinsem mi acaba??? Her ne kadar kitap okumaktan bahsetsem de, aslında daha çok Baby First izliyorum oğlumla beraber, elimde kitabım:(( My gym'deki aktiviteleri de beraber yapıyoruz. Tabii oğlum iyice ağırlaştığından kaldır indir pek beceremiyoruz ama neyyyse.
Açıkçası oğlumun tv izlemesiyle ilgili karışık duygular içindeyim. Bir tarafım ''hayır! olmaz, izlememeli, oyun oynasın, birşeyler karalasın'' diyor. Diğer bir tarfım ise ''rahat bırak çocuğu, 20dk'nın hiçbir zararı olmaz, zaten gün içinde çok güzel oyunlar oynuyorsunuz anne oğul''..... diyor.

Oğlum Baby First izlemek istediğinde yanıma geliyor, gülümseyerek ''nanne thü tü tü'' diyor.
thü tü tü: baby first
Bazen kendi işini kendi hallediyor ve gidip tv'yi açıyor. Sonra tv kumandasını alıp düğmelerine basıyor rastgele. Baby First'ü açamayınca da benden yardım istiyor....

21 Nisan 2010 Çarşamba

Hoşgeldiniz Azı Dİşleri

Nihayet:)
Nihayet oğlumun üst azı dişleri çıktı, hemde ikisi birden. belki biri daha önce çıkmıştır bilmiyorum ama ben ikisini de bugün gördüm. Belki artık tavuk ve köfteyi daha severek yer yeni dişleri sayesinde:))) İnşaallah!!!

20 Nisan 2010 Salı

Çiçek Böcek



Bu aralar oğlumun en büyük eğlencesi bahçe, çiçek, böcek. Babasıyla beraber çiçeklere su vermek, kelebeklerin peşinden koşmak, deh deh diye diye karıncaları kovalamak...
taşları toplayıp ordan oraya taşımak, onlarla mama yapmak...
Geçen gün oğlum minik bir böceği köşeye sıkıştırdı. Deh deh diye sevinçle bağırıp böceğe dokunmaya çalıştı. Hayvancağız ne kadar uğraştıysa kurtulmayı başaramadı. Sonra oğlum yerden aldığı minik bir taşı böceğin üzerine koymaya çalıştı, beceremedi. 'Oğlum napıyorsun' diye sorunca heyecanla taşı gösterip 'mmama mamma' dedi iyi niyetli oğlum. Amacı böceği beslemekmiş meğer. Sonra bir şekilde dikkatini başka yöne çekmeyi başardık ve böcek kurtuldu!!!

Kuru üzüm sevdalısı oğlum, beni çağırıp kuru üzümlerin olduğu dolabı gösterip duruyor günde birkaç kere! Biliyorum çok faydalı, yesin oğluşum. zaten henüz çikolata bisküvi gibi hazır gıdalara başlamadık (şimdi şimdi hiç te niyetim yok zaten!) abur cubur yiyeceğine meyve, kuru meyve yesin...
Tabii bu üzüm sevdasıyla oğlum yeni bir kelime ekledi repertuarına: düdüm (yani üzüm)...

Bir de oğlum bu aralar yerde bir kağıt parçası veya pis olduğunu düşündüğü herhangi bir şey görünce ''biss'' yani pis diyor. Hatta yerden alıp çöpe doğru koşuyor bazen.

düdüm: üzüm
bibek: kelebek
bis: pis