20 gündür hastayız... Ben grip, farenjit, öksürük, alerji..... Oğlum ise Krup ve hala daha devam eden öksürük.... Zor hem anne hem çocuk aynı anda hasta olunca çok zor! Hele bir de çocuk hiç bir şekilde ilaç içmezse, burun damlasından ve hatta ıhlamurdan bile nefret ederse.... Üstüne iştahsızlık başlarsa ....
Sonuç iyileşemeyen bir anne, iyileşemeyen ve iyileşemedikçe huyu da kötüleşen bir velet.
Neyse ki aramızda geçen hoş diyaloglar var da biraz neşeleniyoruz:)
B: Anne ayağın iyileşti mi?
A: Ayağım iyiydi zaten oğlum, boğazım ağrıyordu.
B: Βurdan attın (ağzımı gösterdi), burdan kaydı kaydı, düştü düştü düştüüüüü, ayağına geldiiiii....
Α: Ne düştü anneciğim?
B: İlaç
A: Okul nasıldı bugün?
B: Cog üzeldi anne, ama bi cocug ağlıyodu... Anne sen benim annemsin okulun annesi değilsin!
24 Nisan 2011 Pazar
2 Nisan 2011 Cumartesi
Oğlumdan inciler...
Oğlum galiba rüyasında gördü bilmiyorum bugünlerde heyecanlı heyecanlı hep aynı şeyi anlatıyor...
B: Ananenin bağabası bis oldu. Bağabanın önüne detejan döküldü. Hem önüne hem ağkasına detejan döküldü. Ananenin bağbası bozuldu. Detelekleği döndü döndü döndü döndü, bozulduuuu. Anane ditti ditti ditti dittiiii bağbası bosuldu. Bağabanın önünden dumanlay cıkdı.
bağaba: araba
detejan: deterjan
detelekleğ: tekerlekler
Anneanneyle tv izlerken birdenbire tv bozulur, kapanır. Anneanne ne yaparsa yapsın bir türlü açamaz televizyonu...
A: Bartu tv bozuldu!
B: Anneanne acaba deezyonun benzini bitmiş mi?
Horoz şeklinde üzerine binip öne arkaya sallanmaya yarayan adını bilmediğim bir oyuncağı var oğlumun. Dün gece aniden heyecanla oyuncağını kucakladı (boyundan büyük oyuncağı)....
B: Anne bu oncakdan okulda yok! Bunu okula götürcemm!
A: Tamam canım istersen okula götürürüz.
B: Şimdi olmas anne, okul uyudu.
A: Tamam,:))))))
B: Ananenin bağabası bis oldu. Bağabanın önüne detejan döküldü. Hem önüne hem ağkasına detejan döküldü. Ananenin bağbası bozuldu. Detelekleği döndü döndü döndü döndü, bozulduuuu. Anane ditti ditti ditti dittiiii bağbası bosuldu. Bağabanın önünden dumanlay cıkdı.
bağaba: araba
detejan: deterjan
detelekleğ: tekerlekler
Anneanneyle tv izlerken birdenbire tv bozulur, kapanır. Anneanne ne yaparsa yapsın bir türlü açamaz televizyonu...
A: Bartu tv bozuldu!
B: Anneanne acaba deezyonun benzini bitmiş mi?
Horoz şeklinde üzerine binip öne arkaya sallanmaya yarayan adını bilmediğim bir oyuncağı var oğlumun. Dün gece aniden heyecanla oyuncağını kucakladı (boyundan büyük oyuncağı)....
B: Anne bu oncakdan okulda yok! Bunu okula götürcemm!
A: Tamam canım istersen okula götürürüz.
B: Şimdi olmas anne, okul uyudu.
A: Tamam,:))))))
1 Nisan 2011 Cuma
Kreş...
Oğlum okullu oldu artık...
Ve kreşte ilk haftayı geride bıraktık...
Yavaş yavaş alıştırmaya çalışıyoruz. Beraber gidiyoruz, 2 saat kadar kalıp oyun oynuyoruz ve eve dönüyoruz. Bugün ilk defa daha uzun süre kaldık. Sınıfına arkadaşlarıyla beraber yalnız girdi. Bahçede oynarken ben uzaktan izledim, beni aramadı bile. Meyve saatinde arkadaşları ve öğretmenleriyle beraber gidip elma yedi. Sonra öğretmenine ''annem nerde?'' diye sorunca beni çağırdılar. Yanına gittiğimde bana ''bak anne elma, daha isdem'' dedi. Öğle yemeğinde de ''annem yedirsin'' deyince yanıma getirdiler, yemeğini yedirdim ve eve döndük...
Çalışmadığım ve acelemiz olmadığı için yavaş yavaş alıştırmaya karar verdik öğretmenleriyle. Pazartesi 1 saat kadar orda bırakıp azar azar bu süreyi artırmayı düşünüyoruz. Şimdilik iyi gidiyor. Tabii bunda ilk gördüğü andan itibaren gidip gelip oğluma sarılıp, öpücükleriyle beyefendiyi mest eden sınıf arkadaşının katkısı büyük diye düşünüyorum. İlk aşk mı acaba?.... :))
Ve kreşte ilk haftayı geride bıraktık...
Yavaş yavaş alıştırmaya çalışıyoruz. Beraber gidiyoruz, 2 saat kadar kalıp oyun oynuyoruz ve eve dönüyoruz. Bugün ilk defa daha uzun süre kaldık. Sınıfına arkadaşlarıyla beraber yalnız girdi. Bahçede oynarken ben uzaktan izledim, beni aramadı bile. Meyve saatinde arkadaşları ve öğretmenleriyle beraber gidip elma yedi. Sonra öğretmenine ''annem nerde?'' diye sorunca beni çağırdılar. Yanına gittiğimde bana ''bak anne elma, daha isdem'' dedi. Öğle yemeğinde de ''annem yedirsin'' deyince yanıma getirdiler, yemeğini yedirdim ve eve döndük...
Çalışmadığım ve acelemiz olmadığı için yavaş yavaş alıştırmaya karar verdik öğretmenleriyle. Pazartesi 1 saat kadar orda bırakıp azar azar bu süreyi artırmayı düşünüyoruz. Şimdilik iyi gidiyor. Tabii bunda ilk gördüğü andan itibaren gidip gelip oğluma sarılıp, öpücükleriyle beyefendiyi mest eden sınıf arkadaşının katkısı büyük diye düşünüyorum. İlk aşk mı acaba?.... :))
Etiketler:
2.5 YAŞ,
Kreş,
Oğlumun İLK'leri,
Renkli Günler
25 Mart 2011 Cuma
Sohbet...
Telaşla kahvaltı hazırlamaya çalışırken...
Oğlum karşıma dikildi çatık kaşlar ve asık suratıyla bana hesap sordu.
- Men sana çağııdım, sen mana devap vermedin. Sen babamla konustun ama mana devap vermedin.
Birlikte resim yaparken...
A: Bartu bak sana sümüklüböcek çizdim
B: O nünüknü bödek diil, o bir daydangos!
(daydangos:salyangoz)
...
A: Köpek çizdim bitanem, beğendin mi?
B: Anne ninik'te ciz.
A: minik mi? bebek mi? emzik mi? geyik mi? (çeşitli tahminlerde bulunmaya çalışıyorum)
B: hayıı, ninik ciz. ninik, ninik niniiiiiiiiiiiiik!
A: ninik ne oğlum?
B: Bak anne, ninik cog güsel bi mamadır, döpekler nam nam nam yapağ.
A: Kemik mi?
B: eved , heeeeeeey niniiiiiiiik annneeeee!!!
Pastahanede...
Dondurma ikram eden garsona ''mana dodurna veğdin ben cog mutlu oldum'' dedi.
Pastahanede garson zannettiği hiç tanımadığı bir adama gidip ''su isteğim'' dedi. Adam garsona çağırdı ''beyefendiye bir su lütfen'' dedi. Sonra gidip beraber aldık suyumuzu...
Tv de Muhteşem Yüzyıl, biz oğlumla oyun oynarken...
Oğlumun gözü çığlık çığlığa ağlayan Hürrem' e takıldı. Sanırım o sırada Hürrem doğum yapıyordu...
-Anne kadin neden ağliyo?
-Hasta oldu galiba, o nedenle ağlıyordur.
-Yemek yemeden düd dane dadalada yedi, kağnı ağriyo die ağlıyo anne!
düd dane dadalada: üç tane çikolata
Oğlum çişini yaparken...
B: Anne bak menim bipim vağ.
A: Evet anneciğim
B: Anne sen erkek misin?
A: Hayır anneciğim ben kadınım, baba erkek, sen erkeksin.... ben kadınım...
B: Hayıı anne sen erkeksin, senin adın kadın. Sen kadın erkeksin.
Aklı karışık herhalde dedim ve sohbeti pek uzatmadım...
Dedeyi kandırmaya çalışırken...
-Dede cog güsel bi fikrim var, bak biz cog güsel bi noyun noynaynım. Kooooocaman bi iş yapalım.
Veya...
- Dede bak bi annaşma yapalım. Sen mana bi dadalada ver. Son! Söz! Biyane!
dadalada:çikolata
biyane: birtane
Alet çantasını ararken...
Annee menim ayetleyim neğde? Bağabam bosulmuş men onu büküp onağcam. Heeeeyyy kim menle büküp onağmak isteğ?
Artık sohbet ediyoruz oğlumla
Gün içinde böyle çeşit türlü diyalog geçiyor aramızda...
Oğlum karşıma dikildi çatık kaşlar ve asık suratıyla bana hesap sordu.
- Men sana çağııdım, sen mana devap vermedin. Sen babamla konustun ama mana devap vermedin.
Birlikte resim yaparken...
A: Bartu bak sana sümüklüböcek çizdim
B: O nünüknü bödek diil, o bir daydangos!
(daydangos:salyangoz)
...
A: Köpek çizdim bitanem, beğendin mi?
B: Anne ninik'te ciz.
A: minik mi? bebek mi? emzik mi? geyik mi? (çeşitli tahminlerde bulunmaya çalışıyorum)
B: hayıı, ninik ciz. ninik, ninik niniiiiiiiiiiiiik!
A: ninik ne oğlum?
B: Bak anne, ninik cog güsel bi mamadır, döpekler nam nam nam yapağ.
A: Kemik mi?
B: eved , heeeeeeey niniiiiiiiik annneeeee!!!
Pastahanede...
Dondurma ikram eden garsona ''mana dodurna veğdin ben cog mutlu oldum'' dedi.
Pastahanede garson zannettiği hiç tanımadığı bir adama gidip ''su isteğim'' dedi. Adam garsona çağırdı ''beyefendiye bir su lütfen'' dedi. Sonra gidip beraber aldık suyumuzu...
Tv de Muhteşem Yüzyıl, biz oğlumla oyun oynarken...
Oğlumun gözü çığlık çığlığa ağlayan Hürrem' e takıldı. Sanırım o sırada Hürrem doğum yapıyordu...
-Anne kadin neden ağliyo?
-Hasta oldu galiba, o nedenle ağlıyordur.
-Yemek yemeden düd dane dadalada yedi, kağnı ağriyo die ağlıyo anne!
düd dane dadalada: üç tane çikolata
Oğlum çişini yaparken...
B: Anne bak menim bipim vağ.
A: Evet anneciğim
B: Anne sen erkek misin?
A: Hayır anneciğim ben kadınım, baba erkek, sen erkeksin.... ben kadınım...
B: Hayıı anne sen erkeksin, senin adın kadın. Sen kadın erkeksin.
Aklı karışık herhalde dedim ve sohbeti pek uzatmadım...
Dedeyi kandırmaya çalışırken...
-Dede cog güsel bi fikrim var, bak biz cog güsel bi noyun noynaynım. Kooooocaman bi iş yapalım.
Veya...
- Dede bak bi annaşma yapalım. Sen mana bi dadalada ver. Son! Söz! Biyane!
dadalada:çikolata
biyane: birtane
Alet çantasını ararken...
Annee menim ayetleyim neğde? Bağabam bosulmuş men onu büküp onağcam. Heeeeyyy kim menle büküp onağmak isteğ?
Artık sohbet ediyoruz oğlumla
Gün içinde böyle çeşit türlü diyalog geçiyor aramızda...
23 Mart 2011 Çarşamba
Benzerlik?
Kitap okuyorduk, Caillou'nun annesini gösterdi parmağıyla ve aklımı karıştıran o cümleyi kurdu!
'' aaaaa anne bu geğçekten sana benzer''
Önce sevindim. Yeni bir kelime daha (gerçekten) kullanmaya başladı ve doğru yerlerde, ayrıca beni çok sevdiği bir çizgi film kahramanının annesine benzetmesi çok hoş:)
Sonra eyvah dedim, ben gerçekten kilo aldım! saç rengimi de koyulaştırdım, Caillou'nun annesine benzemeye başladım galiba...
Geçenlerde de dedesinin masa üzerinde bıraktığı 20tl'yi buldu oğlum. Atatürk resmine bir süre baktıktan sonra ''dede bu sen misin???''
'' aaaaa anne bu geğçekten sana benzer''
Önce sevindim. Yeni bir kelime daha (gerçekten) kullanmaya başladı ve doğru yerlerde, ayrıca beni çok sevdiği bir çizgi film kahramanının annesine benzetmesi çok hoş:)
Sonra eyvah dedim, ben gerçekten kilo aldım! saç rengimi de koyulaştırdım, Caillou'nun annesine benzemeye başladım galiba...
20 Mart 2011 Pazar
Küsme, anlaşma, savunma...
Artık konuşuyor. Daha önce söylediği kelimeler bizi şaşırtıyordu, şimdi kurduğu cümleler. Çok düzgün bir cümle yapısıyla ve bozuk kelimelerle konuşması öyle güzel öyle tatlı bir tezat oluşturuyor ki, çıldırıyorum. Her konuştuğunda öpmek, ısırmak istiyorum fındık burnunu:))
Bir de küsmeye alıştı artık beyefendi... Her küstüğünde merdivenin bir basamağına yüzüstü yatıp, popoyu dikip, mır mır mır söylenmeye başlıyor. Genelde şöyle:
-ben dedemle noyun noynamak istiodum. dedem deozyon izleneğe ditti. dedem menimle noynanadı die men cog üzüldüm. dedeeeee deeeeedeeeee men noyun noynamak istediiiiiiiiiiiiiim. ben cog üzüldün, küstüm.
Olaydan birkaç saat sonra hatırlayıp hatırlayıp söylüyor ''Ben küstüm, ben cog üzüldüm. Ben dedemle noyun noynamak istedim. dedem ditti diye cog üzülmüştüm''...
deozyon: televizyon
Artık pazarlık yapıyor oğlum. Birşey istediğinde mesela çikolata ve ben olmaz dediğimde pazarlığa başlıyor...
-Anne bi annaşma yapalım. Sadece biyane dadalada ver, son, söz.
annaşma: anlaşma
biyane dadalada: birtane çikolata
Kızdığımızda en masum ses tonu ve yüz ifadesiyle kendini savunuyor artık. Konu ne olursa olsun bahane hep aynı -cog güsel olsun die yabdım- veya -sadece noyun noynamak isdemişdim-....
A: Neden çoraplarını çıkardın oğlum?
B: Cog güsel olsun die cıkardım anne.
A: Bartu hemen ordan in, çok tehlikeli!
B: Sadece noyun noynamak isdemişdim anne...
Canım oğlum.....
Bir de küsmeye alıştı artık beyefendi... Her küstüğünde merdivenin bir basamağına yüzüstü yatıp, popoyu dikip, mır mır mır söylenmeye başlıyor. Genelde şöyle:
-ben dedemle noyun noynamak istiodum. dedem deozyon izleneğe ditti. dedem menimle noynanadı die men cog üzüldüm. dedeeeee deeeeedeeeee men noyun noynamak istediiiiiiiiiiiiiim. ben cog üzüldün, küstüm.
Olaydan birkaç saat sonra hatırlayıp hatırlayıp söylüyor ''Ben küstüm, ben cog üzüldüm. Ben dedemle noyun noynamak istedim. dedem ditti diye cog üzülmüştüm''...
deozyon: televizyon
| Küsme Pozisyonu |
-Anne bi annaşma yapalım. Sadece biyane dadalada ver, son, söz.
annaşma: anlaşma
biyane dadalada: birtane çikolata
Kızdığımızda en masum ses tonu ve yüz ifadesiyle kendini savunuyor artık. Konu ne olursa olsun bahane hep aynı -cog güsel olsun die yabdım- veya -sadece noyun noynamak isdemişdim-....
A: Neden çoraplarını çıkardın oğlum?
B: Cog güsel olsun die cıkardım anne.
A: Bartu hemen ordan in, çok tehlikeli!
B: Sadece noyun noynamak isdemişdim anne...
Canım oğlum.....
Etiketler:
2.5 YAŞ,
Bıdı bıdı...,
Dil Gelişimi,
Gelişim,
Renkli Günler
11 Mart 2011 Cuma
Hidrosel ve hastane maceramız...
Ne zormuş çocuğun ameliyathaneye götürülürken arkasından bakmak ve sonrasında beklemek....
Perşembe günü oğlum hidrosel ameliyatı oldu. Biliyordum basit bir ameliyat olduğunu, birkaç saat içinde eve döneceğimizi... Ama yinede ameliyat tarihi belli olduktan sonra hiç uyumadım, uyuyamadım. Korktum. Oğlumun canı acıyacak diye, ameliyata giderken gözleri beni arayacak diye, tanımadığı insanlarla soğuk bir oda da kendini yalnız hissedecek diye, çok korktum. Ama en çok ta genel anesteziden korktum...
Neyse ki korktuğum gibi olmadı. Ameliyata girmeden önce oğluma içirdiğimiz sakinleştirici sayesinde oğlum ameliyathaneye yüzünde gülümsemeyle ve hafif sarhoş bakışlarla girdi. Üstelik babası ve ben ameliyathanenin kapısına kadar oğluma eşlik edebildik. Sonrasında doktorun anlattığına göre ağzında emziğiyle çok sakin durmuş damar yolu açılırken. Ameliyattan sonra ayılırken de yanındaydım oğlumun. Ameliyattan sonra çok ağladı ama ağrısı olduğu için değil, elinde ki seruma kızdığı için. Ağlaya ağlaya uyudu birtanem... Uyandığında çok neşeliydi, yatakta ayağa kalkıp bizi korkuttu... Birkaç yudum su içtikten sonra ''pilav pilaaaaav'' diye ağlayınca oğluma özel pilav pişirildi hastanede... ''Cog düzeeeel, cog düzelmiş anne'' diye diye bir tabak pilavı bitirdi oğlum.
Eve geldiğimizde Koşup zıplamaya başladı hemen. Hiç ağrısı olmadı. Hatta ameliyat yerinin farkında olduğunu bile sanmıyorum. Bir kaç kere elindeki iğne izini (yani minik bir nokta) gösterip ''uff oldu,ağıyoo'' dedi o kadar. Belkide bütün o olayın elindeki o minik nokta için olduğunu düşünüyordur...
Ve geçti, bitti...
Nihayet rahatladık...
Çok şükür...
Not 1: Ameliyattan önce giydirdiğimiz kedili fareli hastane önlüğünden huylandı beyefendi, ameliyat saatine kadar çıplak bekledi. Ameliyathaneye giderken, sakinleştiricinin etkisindeyken ancak giydirebildik.
Not 2: Bahsettiğim sakinleştiriciyi 3 kişi,yarım saatte zor içirdik.
Not 3: Hastane yatağını bozmuş olabiliriz. Yukarı çıkar, aşağı indir, başını kaldır, ayak bölümünü kaldır, oğlum bayıldı.
Perşembe günü oğlum hidrosel ameliyatı oldu. Biliyordum basit bir ameliyat olduğunu, birkaç saat içinde eve döneceğimizi... Ama yinede ameliyat tarihi belli olduktan sonra hiç uyumadım, uyuyamadım. Korktum. Oğlumun canı acıyacak diye, ameliyata giderken gözleri beni arayacak diye, tanımadığı insanlarla soğuk bir oda da kendini yalnız hissedecek diye, çok korktum. Ama en çok ta genel anesteziden korktum...
Neyse ki korktuğum gibi olmadı. Ameliyata girmeden önce oğluma içirdiğimiz sakinleştirici sayesinde oğlum ameliyathaneye yüzünde gülümsemeyle ve hafif sarhoş bakışlarla girdi. Üstelik babası ve ben ameliyathanenin kapısına kadar oğluma eşlik edebildik. Sonrasında doktorun anlattığına göre ağzında emziğiyle çok sakin durmuş damar yolu açılırken. Ameliyattan sonra ayılırken de yanındaydım oğlumun. Ameliyattan sonra çok ağladı ama ağrısı olduğu için değil, elinde ki seruma kızdığı için. Ağlaya ağlaya uyudu birtanem... Uyandığında çok neşeliydi, yatakta ayağa kalkıp bizi korkuttu... Birkaç yudum su içtikten sonra ''pilav pilaaaaav'' diye ağlayınca oğluma özel pilav pişirildi hastanede... ''Cog düzeeeel, cog düzelmiş anne'' diye diye bir tabak pilavı bitirdi oğlum.
Ameliyat sonrası pilav ve oğlum...
Eve geldiğimizde Koşup zıplamaya başladı hemen. Hiç ağrısı olmadı. Hatta ameliyat yerinin farkında olduğunu bile sanmıyorum. Bir kaç kere elindeki iğne izini (yani minik bir nokta) gösterip ''uff oldu,ağıyoo'' dedi o kadar. Belkide bütün o olayın elindeki o minik nokta için olduğunu düşünüyordur...
Ve geçti, bitti...
Nihayet rahatladık...
Çok şükür...
Not 1: Ameliyattan önce giydirdiğimiz kedili fareli hastane önlüğünden huylandı beyefendi, ameliyat saatine kadar çıplak bekledi. Ameliyathaneye giderken, sakinleştiricinin etkisindeyken ancak giydirebildik.
Not 2: Bahsettiğim sakinleştiriciyi 3 kişi,yarım saatte zor içirdik.
Not 3: Hastane yatağını bozmuş olabiliriz. Yukarı çıkar, aşağı indir, başını kaldır, ayak bölümünü kaldır, oğlum bayıldı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



