Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Kids Birthday tickers

Lilypie Pregnancy tickers

Lilypie First Birthday tickers

21 Eylül 2010 Salı

Eylül - doğumgünü, bayram ve bayram şekerleri...

Eylül oldukça hareketli ve güzel geçiyor bizim için...

Önce oğlumun halası ve babaannesi geldi beyefendinin doğum günü için...
Halanın düğün hazırlıkları olduğundan sadece 5 gün kalabildiler ama bu 5 günü iyi değerlendirdik. Birgün doğayla içi içe, birgün aile ziyareti, birgün doğumgünü derken 5 gün çarçabuk geçti. Bol bol öptüler kokladılar oğlumu babaannesi ve halası, ve tabiiki oğlum da babaannesi ve halasını öptü...
Oğlum halasına ''yaya'' diyordu, artık ''hağa'' diyor. 5 gün boyunca ''hağa hağa'' diye peşinden koştu durdu. 2 yaş boyutundaki bisiklete de bindirdi halasını, küçücük kaydıraktan da kaydırdı:)) çok eğlendi oğlum...
Babaannesine ''nenne'' demeye devam ediyor. ''Nenneeee'' diye  çağırıp yanına yere oturtuyor sonra oynamak istediği oyuncağı seçiyor ve başlıyorlar oyuna...


4 Eylül'de hep beraber doğumgününü kutladık oğlumun. Annesi, babası, babaannesi, halası, anneannesi, dedesi, (teyzesi birgün önce kutladı), Ayşe Teyzesi, Berk Abisi, Hande Yengesi ve Savaş...


Doğumgünü çocuğu pastasındaki mumları üfledikten sonra partinin geri kalanını bahçede kurumuş çiçeklerle oynayarak geçirdi. Bu arada babası da 4-5 arının saldırısına uğradı:((


Bayramın ilk 2 günü aile ziyaretleriyle geçti herzamanki gibi...

Bayramın üçüncü günü çok güzel bir ailenin ziyareti hepimizi çok mutlu etti... Arkadaşlarımız Gülfer ve Soner, ve dünya tatlısı kızları Ceylin - oğlumun ilk arkadaşı...
Biri kız, biri erkek... biri 3, diğeri 2 yaşında... biri bıcır bıcır konuşuyor, diğeri işaret dilini kullanıyor.... öyle güzel anlaştılar ki fındıklar, çok tatlılardı gerçekten:)). 

Yapboz yaptılar, kaydırakta kaydılar, oğlum arkadaşını salıncakta salladı:), topraktan yapraktan kek börek yaptılar, sohbet ettiler ;))(oğlum arkadaşının sorularına kısa cevaplar verdi ''hah, gımgım, mekmek, döfde)

Bartu Ceylin'i çok sevdi... Ceylin otelde kalmaya gidince oğlum bana telefonu getirip ''dehdi dehdi(ceylin)'' dedi telefonu kulağına koyarak. ''Ceylin'i arayım mı'' dedim ''hah!'' dedi evet anlamında:) ceylinin birkaç gün sonra geleceğini söylediğimizde sakinleşti ama daha sonra kapıya gidip ''dehdiii dehdiiii'' diye çağırdı eliyle gel gel yaparak...

Şimdi Ceylin İstanbula döndü. Bartuya Ceylin nerde diye soruyoruz, ''mekmek mama'' diyor (Ceylin ekmek ve mama almaya gitti anlamına geliyor). Ceylin yine gelsin mi diye soruyoruz, kocaman bir gülümsemeyle hah!(evet) diyor. Gülfer en kısa zamanda yine bekliyoruz...


Eylül oldukça hareketli ve güzel geçiyor dedim ya, işte bu güzelliklerden biri de oğlumun tuvalet eğitimiyle ilgili...
2 gündür bezsiz benim oğlum... sadece kilot giydiriyorum, çişi geldiğinde oturağına gidiyor, kilodunu indirip yapıyor. İlk gün 1 kaza, 2. gün 2 kaza oldu. Gece yatmadan önce bezini takıyorum. Daha önce de kısa süreli bezsiz bırakma denemeleri yapmıştım ama 2-3 saat sonra ''bee bee'' diye söylenmeye başlayınca pes ediyordum (bee bez demek oluyor). Ama şimdi iyi başladık, iyi gidiyoruz. Kış gelmeden (2 ayımız var) bu işi sonuçlandırma hayalleri kuruyorum ama kakasını tuvalete yaptıramıyorum henüz...

Başka bir güzellik ise oğlumun dil gelişimi...
Söyleyebildiği kelimeler hızla artıyor. Günde ortalama 2 yeni kelime söyleyip şaşırtıyor bizi. renkleri öğrenmeye başladı. iki kelimeyi artık yan yana getirebiliyor...
İşte yeni kelimeleri...

tüs: tuz
jikeeğ: şeker
vehve: kahve
dah: taş
behbe: pembe
tuuğdu: turuncu
yişii: yeşil
mami, mai: mavi
hağı: sarı
mo: mor
bip: ip
bihbi: bitti
buut: bulut
boh: boş
bahbiii: basket
vağe: fare
biibi:pipi
duş: kuş
dağdu: Caillou
sağa: Sarah
hao: Leo
dehdi: Ceylin
duğdu : kurudu (çimlerimiz)
büib: büyük
hallim, hellim: hellim
boop: top

Bakalım yarın neler söyleyecek küçük beyefendi...

4 Eylül 2010 Cumartesi

İyi ki Doğdun Oğlum...

Canım oğlum...
Bugün 2 yaşında oldun...
İyi ki doğdun...
SENİ ÇOOOOOOOOOK SEVİYORUM...



21 Ağustos 2010 Cumartesi

Sevgi Dolu...

Her sabah yanıma alıp ta sızdıktan sonra ben, miniminnacık dudaklar tarafından öpülerek uyandırılıyorum...
Gün içinde sık sık yanıma gelip numaradan bir ağlamayla sarılıyor, öpülmek istiyor...
Gelip gelip öpüyor beni, elimden ayağımdan yanağımdan bazen ağzında emzikle...
Bazen kızıyor bana, vurmak için elini kaldırıp sonra kıyamıyor annesine, okşuyor...
Evden çıkmadan önce oyuncaklarına içten bir gülümsemeyle 'babaağ  babağ' diye el sallıyor...
Kendi deyimiyle buğuba'sına (kurbağa) veya vafvaf'ına (köpek) sarılıp öpüyor...
Markette kasadaki görevliye iyi günler diyorum, oğlum el sallayıp babaaağ baabaağ diyor, sonra kapıdan çıkıp arabaya binene kadar gördüğü her görevliye ve her müşteriye el sallayıp 'babaağ babaağ' diyor...
Teyzesinin fotoğrafını görüyor, hemen eline alıp sevgi dolu bir sesle 'dadaa' diyor ve fotoğrafı öpüyor...
En sevdiği kitabı okuyoruz, Caillou'yu öpüyor, Sarah'ı öpüyor, Caillou'nun annesini, babasını, dedesini öpüyor. Kuşu gösterip ''duş'' diyor, kurbağaya ''buğuba'', kedi Gilbert'a ''mavv'' diyor ve hepsini birer birer öpüyor...
Benim sevgi dolu oğlum...

15 Ağustos 2010 Pazar

10 Ağustos 2010 Salı

15 Dişli Canavar

Oğlumun alt köpek dişlerinden biri çıkmıştı geçenlerde, diğerini bekliyorduk. Bugün bir baktım üstteki iki köpek dişi birden çıkmış....

Toplamda 15 tane dişi oldu oğlumun...

5 Ağustos 2010 Perşembe

Vurma olayı ve aappp!!!

Ne yazık ki -asla olmaz, benim oğlum yapmaz- dediğim şey başıma geldi! Oğlum vurmaya başladı. Nerden öğrendiyse birine canı sıkıldı mı hemen hafif şiddette vuruyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Kızmadım, sonra inatlaşır daha fazla yapar dedim olmadı. Güzelce sakin sakin anlatayım dedim yine olmadı.
Daha da kötüsü vurma canım acıdı deyince hemen cevabı yapıştırıyor ''aap'' yani hap! İlaçla geçer yaniii!! bu da hiç hoşuma gitmedi. Bir-iki ay önce kadar idrar yolları iltihabı teşhisiyle doktor antibiyotik verdi. Ama oğluma içirmek resmen imkansızdı. Çişini yaparken çok acıdığı için ciyak ciyak ağlayan oğluma ''bak eğer ilacını içersen geçecek'' diyerek antibiyotiği içirmeyi başardık. Başardık başarmasına ama oğlum bunu unutmadı, önce vuruyor, sonra biz acıdı deyince Aaap! diyor. Acıdıysa hap(yani ilaç) iç!!! İlacı her ağrıyı sıkıntıyı geçiren mucizevi birşey gibi görmesin, içmeye özenmesin diye panikleyen biz ''olmaz oğlum, hap sadece doktor verdiğinde içilir'' dedik. Aramızda geçen diyalog şöyle:
Bartu anneanneye vuruyor.
Anneanne: Bartu bak çok acıdı anneanneciğim, vurma!
Bartu: Aaaap.
A: Olmaz Bartu, hapı doktor verirse içiyoruz sadece...
Bartu tekrar vuruyor ve
B: Aaap, dohdoo, aap dohdo (eliyle doktora git der gibi bir hereket yapıyor)
Bir konuşsa her sözümüze bir laf söyleyecek, şimdilik tek tük kelimelerle idare ediyor....

Sonuç: her vurduğunda hayır demeye devam ediyoruz inatla, hiç gülmüyoruz ama bağırıp aşırı tepki de göstermiyoruz. Bakalım işe yarayacak mı???

4 Ağustos 2010 Çarşamba

23 Aylık...

Oğlum 23 aylık oldu...
2 yaşa çok az kaldı...
Büyüyor, kendi istekleri ve tercihleri olan kocaman bir çocuk oluyor

Seni çok seviyorum, seviyoruz...